first

205 32 36
                                        

songfic series; second story

Yüksek sesli müzik sokağa hakim olmaya başlamıştı. Paniğe neden olan bir konu değildi ya da suçluluk duyulmazdı ama bu gece suçluluk duyacağımı hissetmiştim.

Partiler kesinlikle benim içindi. Her partide olurdum, bu şansı asla kaçırmazdım. Sabah olduğunda gidecek arkadaşlıkların veya bitecek beraberliklerin beni etkilediği pek söylenemezdi, sadece eğlenceye düşkündüm.

L tipi kırmızı süet koltukta oturuyorduk. Sağ bacağımı sol bacağımın üstüne attıktan sonra koltukta daha rahat bir oturuş sergiledim. Dar kotumun cebinden sigara paketini çıkartıp içinden bir tane aldım. Başımı Lucas'a çevirdiğimde elindeki çakmakla dudaklarımın arasına yerleştirdiğim sigarayı yaktı. Derin bir nefes alışverişinden sonra etrafı izlemeye devam ettim.

"Güzel," diye mırıldandı Taeyong hyung.

"Parti mi? Kesinlikle!" Park Jisung'un reşit olup olmama konusu önemli değildi. Partileri seviyordu ancak hâlâ bir çocuktu.

"Partiden söz eden kim." dedi Taeyong hyung. Boyası akmış sarı saçlarını geriye atarak ayağa kalktı. Üstündeki gömleğin önü neredeyse açıktı. Kolyelerini düzeltme gereği duymadan emin adımlarla yürümeye devam etti.

"TY track avına yaklaşıyor." Ten hyungun dediğine güldüm. "Bu onun partisi, elbette bir av bulmalıydı."

Konuşmamızın ortasında ince bir bedenin yaklaştığını fark ettim. Elinde tepsi tutan beyaz gömlekli ve siyah mini etekli bir kızdı. Bu geceyi tek geçirmeyeceği belliydi.

Elinde tuttuğu tepsinin üzeri shotlarla doluydu. Gülümseyerek Ten hyungun yanına yaklaşırken başımı çevirdim, birisi daha avını bulmuştu.

"Siktir," Lucas heyecanla bağırdığında kaşlarımı çattım. "Burada!"

Gözlerim baktığı yerle buluştuğunda onu gördüm. Vişne çürüğü rengindeki kısa elbisesi ve yüksek topuklularıyla birlikte Choi Yerim buradaydı.

"Choerry'nin bu partiye geleceğini düşünmemiştim." dedi Jaemin. "O genelde barlarda takılır."

"Ben gidiyorum." Lucas kahkaha atarak yerinden kalktı.

"Seninle yatmayacak." dedi Jaemin umursamazca. "Açık konuşmak gerekirse bu kadar heyecanlı olman seni aptal gösteriyor. O Choerry, her gece barlarda olan ama geceyi hep tek başına bitiren kız. Sadece bizim aramızda değil, bütün erkekler arasında oldukça popüler olmasına rağmen kimse ona ulaşamıyor."

Haklıydı. Çoktan birkaç kişi onun yanına gitmişti.

"Ne dediğini anlamıyorum, ben Çinliyim." dedi Lucas. İşine gelmediği her konuda Çinli olduğunu dile getirmekten çekinmiyordu.

Lucas, Yerim'in yanına ilerledi. Evin içinde tepsiyle gezen fakat amacının bu olmadığı belli olan bir garson kızın elinden iki bardak aldı ve Yerim'in yanındaki bar taburesine oturdu. Aralarında geçen sohbeti bilmiyordum ama birkaç dakika sonra Lucas ayağa kalktı ve tekrar yanımıza geldi. "Jaemin haklı." diyerek yerine oturdu.

Tüm bu olayların üzerinden iki saat geçmişken herkes bir taraftaydı. Park Jisung bile ortadan kaybolmuştu. Gençtim ama içkiye dayanıklıydım. Buna rağmen gözlerim saati algılamakta sıkıntı çekiyordu. Sanırım saat gece iki buçuk olmuştu.

Sarsıntı yaşamadan koltuktan kalktım ve emin adımlarla ilerledim. Boş içki şişelerinin olduğu tezgahın önünde oturan Choi Yerim'in kulağına fısıldayacak kadar yakındım.

"Saat üçe çeyrek kala benimle buluş." diye fısıldadım. İrkilmeden bana döndü ve koyu gözlerini benimkilerle birleştirdi. "Arka bahçede." diye ekleyerek dış kapıya ilerlemeye başladım.

Gelmeyeceğini biliyordum yine de dışarı çıktım. Bir sigara dalı daha dudaklarımın arasındaki yerini alırken havuzun sağındaki şezlonglardan birine oturup beklemeye başladım. Dakikalar geçmeye devam ederken saatimi kontrol ettim; üçe çeyrek vardı.

Kendi kendime yüksek sesli bir kahkaha attım. Beni gören birisi delirdiğimi düşünecekti ama bu cevabını bildiğim bir matematik sorusunu çözememek gibiydi. Choerry'nin gelmeyeceğini bile bile onu beklemem trajikomikti.

Şezlongtan destek alarak ayağa kalktım ve partiye geri dönmek için hareketlendim ama bu hareketlenme kısa sürdü. Choi Yerim, Taeyong'un kiremit renkli evinin duvarına yaslanmış bana bakıyordu.

"Buradasın." dedim sesimin şaşkın çıkmasını engelleyemeden.

"Geç kaldın Mark Lee." dedi kararlılıkla. "Beni çağırmak için iki yıl kadar geç kaldın."

Galiba bu işi serileştirmeye başladım

Oups ! Cette image n'est pas conforme à nos directives de contenu. Afin de continuer la publication, veuillez la retirer ou mettre en ligne une autre image.

Galiba bu işi serileştirmeye başladım. Umarım beğenmişsinizdir~

better man| choerry & mark ✔️Des histoires addictives. Découvrez maintenant