'Balık'

83 5 4
                                        

  Hava kapalıydı.. Bulutlardan yeryüzüne süzülen yağmur damlaları tenimle buluşuyordu. Dershaneden çıkmamla birlikte başlayan yağmur zihnimdeki düşünceleri tekmelercesine yağıyordu. Islanmayı hiç sevmediğim için otobüs durağına doğru adımlarımı hızlandırdım. Fakat kahretsin ki durağın yağmur almayan kısmı doluydu. Mecbur olarak durağın bir köşesine geçip ıslanarak otobüsümün gelmesini bekliyordum. Bu arada... Ben Derin Gufra Altemur çoğunlukla çevremde Derin'i kullanırlar. 19 yaşında üniversite sınavı için ev ve dershane arasında mekik dokuyan bir kızım.

 19 yaşında üniversite sınavı için ev ve dershane arasında mekik dokuyan bir kızım

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

23 yaşında bir abim var Tayfun Altemur. Babam Ömer Altemuru 8 yıl önce kaybettik. 8 yıldır babalık görevini abim yapıyor ve babamdan kalan işleri o yürütüyor. Ve birde sığınağım, annem Bâde sultan hayattaki şansım.Ona yetişmem lazımdı..

  Bir otobüs yaklaşıyordu, beklediğim numaramı diye kontrol etmek için kaldırımın kenarına adım attığım sırada hemen önümden geçen arabanın su birikintisini üzerime sıçratmasıyla ufak çaplı sinir krizi geçirdim. Zaten az ıslaktım bu da tuzu biberi oldu ve otobüs de  beklediğim numara değildi .. Mükemmel gün teşekkürler Allah'ım. Ben böyle söylenirken az önce üzerime yağmurla yarışırcasına su sıçratan BMW i8 model araba geri gelerek önümde durdu. Camları siyah filmli olduğu için sadece kendi yansımamı görüyordum. Camı yavaşça araladı, içinde kumral saçlı buğday tenli ve oldukça çekici bir adam bana bakıyordu. Yeşil gözlerini yaptığı ıslak şahesere yani bana dikerek.

"Özür dilerim balık , seni farketmemişim kusura bakma" dedi.

Sesi alay kokuyordu, sahi bu adam şaheseri ile dalga geçmek için mi geri dönmüştü? Ah, sanırım bugün sınanma günüm. Gözlerimi gözlerine dikerek:

"Bana bak ruh hastası sabrımın son demlerindeyim, sana patlarım. Şimdi git durağın önünü kapatma"

Durak demişken telefonumun ekranından saate baktım, 20.10 u gösteriyordu. Lanet olsun beklediğim numaranın son seferi  10 dakika önce geçmiş. Nasıl farketmemişim,  20.30 dan önce evde olmalıydım. Hâla önümde duran, arabadaki ses düşüncelerimden sıyrılmamı sağladı.

"Sanırım bir sorunun var balık?" diye sordu, beni anlamaya çalışırcasına bakarak. Bunu sorarken yüzünde mimik oynamıyordu.

"Asıl sorun sensin. Beni sırılsıklam yapman yetmiyormuş gibi birde otobüsümü kaçırmamı sağladın."

Bu adamla daha fazla uğraşamazdım. Eve gitmek için yola koyuldum, fakat peşimde bana eşlik eden bir BMW vardı. Bu adamın derdi neydi. Bu durum gerçekten canımı sıkmıştı. Kaldırımdan inerek arabanın önünde durdum ve arabanın durmasını sağladım . Şoför kapısına doğru yönelip kapıyı açtım ve inmesini bekledim. Yan tarafımda 1 metreden daha az mesafeden arabalar geçiyordu fakat umrumda değildi. Arabadan çıkmak için adım attı ve ayağa kalkınca deri ceketini düzelterek doğruldu. Boyu kesinlikle 1.90 vardı. Geniş omuzları boyuna göre yeterli olan vücut yapısı ve gerçekten çekici bir yüzü vardı. Ben bu düşüncelerdeyken birden belimde bir el hissetmem ve kendimi onun ile arabanın arasında bulmam bir oldu. Ani sarsılmayla burnu burnuma değmişti ve hâlâ aynı mesafeyi koruyorduk. Ne olduğunu anlamayarak üstümdeki baskısından kurtulmak için hamle yaparak doğruldum.

"Birde sapık mı oldun şimdi, daha ne gibi özelliklerin var acaba?" diyerek iğneleyici bir şekilde sordum. Dudağını sağa kıvırıp hafif bir alaycı gülümseme ile bana bakarak:

"Beni süzerken az kalsın ölüyordun senin kadar gözü kara sapık görmedim." dedi.

Sanırım biraz utanmıştım fakat belli etmemiştim. Çok fazla uzatmadan:

"Derdin ne senin? Neden peşimden geliyorsun, sinir sınırımı ölçmek için mi?" diye sordum.

"İstersen seni evine götürebilirim " dedi. Böyle bir şey beklemiyordum açıkçası. Ve ekledi:

"Seni evine götürürüm benim özrüm bu olur. Sonuçta ben de hayatını kurtardım, evine davet edersin senin teşekkürün de bu olur."

 Bunu söylerken göz kırpmıştı . Bu cümlenin altında yatan pisliği anlamıştım. Sakinliğimi koruyarak çantamın yan cebinde duran su şişemi alıp aniden yüzüne boşalttım. Bunu beklemediği belliydi. Ona bir adım yaklaşarak parmak ucumda yükseldim, yüzümüzü hizalayarak:

"Ödeştik balık" dedim ve arkama bakmadan yürümeye devam ettim.

"Tayfun'a, Tekin Karademir'in selamı var sana dersin güzelim" diye seslendi.

"Tayfun'a, Tekin Karademir'in selamı var sana dersin güzelim" diye seslendi

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Bir an duraksasam da  yürümeye devam ettim. Bu adam abimi nerden tanıyordu, dahası abimin böyle bir adamla muhattabı neydi, merak ediyordum. Ve nihayet gözüme bir taksi durağı ilişti. Hızlıca bir tanesine binip evin yolunu tuttum. Trafik yoktu, İstanbul için şaşırtıcı bir durumdu. Bugünün tek şansı buydu sanırım. Saatime baktığımda 20.20 yi  gösteriyordu. Şükür ki Bâde Sultanı havaalanına yolcu etmeye yetişebilecektim.

Taksi kapının önünde durduğunda ücret için beklemesini rica ettim. Yanıma fazla para almamıştım.  Eve doğru yöneldim, kapıyı açmak için anahtarı yerleştirdiğimde abimin arabasını evin önüne çektiğini gördüm. Gözlerim istemsizce dolmuştu..

Yetişememiş miydim?






GUFRAWhere stories live. Discover now