Acı

847 53 25
                                        

Her sabah olduğu gibi bu sabah da istemeyerek gözlerimi açtım. Yeni bir güne başlamak annemin yokluğundan beri yoğun bir şekilde acı veriyor. Nefes alıyor olsa da evde olmaması kardeşimi de beni de çok derinden etkiliyor.

Çok sıcak bir ayda üşümek nedir bilir misiniz siz ? Peki , evin yoğun bir şekilde güneş almasına rağmen heryerin zifiri karanlık olmasını ? Umarım bilmiyorsunuzdur ve hiç bilmezsiniz.

Ben Vera Akay ; Şu saçma Dünya'da beni hayatta tutan iki şey var. Annem ve kız kardeşim. Annem beni bırakmak üzere. Nasıl bir duygudur ki ben bile kabullenemiyorum hala. Düşünsenize anneniz her gün eriyip gidiyor ve sizhiçbirşey yapamıyorsunuz. Ben bunun çaresizliğini size nasıl anlatayım ki ?

Ben Vera Akay; 19 yaşında fiziksel ruhsal her türlü acıya maruz bırakılmış bir genç kızım. Tek dayanağım ve en büyük güç kaynağım annemken göz göre göre her gün biraz daha kaybediyorum onu. Babam... Siz bir babanın varken olmamasını bilir misiniz ? Bilmeyin arkadaşlar bilmeyin.

Şimdi ben nasıl dayanayım Allah aşkına ? Biri bana yardım etsin , yardım etsin çıkarsın bu dipsiz kuyudan. 11 yaşında bir de küçük bir kardeşim var , Eva.. En çok onun ihtiyacı var anneme , en çok o muhtaç anne sevgisine. Ona nasıl açıklayayım peki bu durumu ? Nasıl diyeyim annemin yokluğunu ? Bundan sonra ona nasıl bakayım ? Verebilir miyim yeterli sevgiyi , iyi bakabilir miyim ona ?

Ağır düşüncelerle yataktan kalktım. Elimi yüzümü dahi yıkamadan Eva'nın yanına gittim. Hala uyuyordu , annemin yokluğunu hissettiğinden beri kendini uykuya veriyor. Annemin geleceğini söylüyorum ama kendim bile inanmıyorum ki ona nasıl inandırayım. Of Allah'ım off.

Eva'yı uyandırmadan gidip banyoda rutin işlerimi hallettim. Mutfağa inip Eva'ya atıştırmalık bir şeyler hazırladım. Karnını doyurup, ne kadar istemese de onu okula götürmem gerekiyordu. 

Zor olsa da Eva'yı okula bırakıp eve geri döndüm. Anneme lazım olan şeyleri alıp hastaneye doğru yola çıktım. Hastaneye her gelişimde bu kapıda hep aynı hisleri hissediyorum; Çaresizlik , kimsesizlik...

Boğazımda kocaman bir yumruyla girdim hastaneye. Oldum olası sevemedim hastaneleri. Ölüm ve çaresizlik kokan bir yeri neden seveyim ki ? Annemin odasına çıkmak için bindim asansöre. Kapının önüne geldiğim zaman soğuk soğuk terliyordum. Ellerim titreye titreye açtım o kapıyı. Bembeyaz suratını bana çevirdi cennet kokulum. Zorlana zorlana tebessüm etti , o an içimden birşeyler koptu , o an dedim ki Allah'ım onun acısını bana ver. Onun acısını iliklerime kadar çekmeye hazırım.

Usul usul yaklaştım yanına.
- "Annem nasılsın iyi misin biraz daha ?"
- " İyiyim kızım. Sen nasılsın , Eva nasıl ?"
Bu halde bile bizi düşünmesi... Annem ölüm yakışmaz sana toparlasana kendini. Ağlama isteğini bi kenara atıp cevap verdim anneme.
- " Çok iyiyiz annecim. Eva okuluna gidip geliyor , dersleri de çok iyi. Hepimiz çok iyiyiz bi sen eksiksin annem."
Gözünden bir damla yaş aktı. O yaşa canımı veririm be annem sen ağlama. Eğer biraz daha konuşursa ağlayacağını bildiğim için konuyu kapatmaya çalıştım.
- " Sen boşver şimdi bunları. İyisin dimi diğer günlere göre , iyileşiyorsun yavaş yavaş ?" 
Derin bir nefes aldı.
- " İyileşiyorum kızım , sizin için dayanmaya çalışıyorum."
Sırf ben inanayım diye söylediği sözler canımı daha çok acıtıyordu. Ona belli etmemeye çalıştım.
- " Aklın bizde kalmasın hiç, biz iyiyiz. Kendini düşün , sen iyileşirsen biz daha iyi olacağız."
Bir an önce çıkmam gerekiyordu. Bir yerde oturup saatlerce ağlamaya , saatlerce düşünmeye ihtiyacım vardı. Annemin de yorulduğunu görünce konuşmasına izin vermedim.
- " Yorma kendini annem , ben yine gün içinde sık sık gelicem. Eva'yı da getirmek istiyorum ama etkilenir diye çok korkuyorum."
Bakışları onun da benim gitmemi istediğini söylüyordu. Çünkü o da biliyordu biraz daha durursam hüngür hüngür ağlayacaktım.
- " Ben gideyim Eva'nın çıkış saati de geldi. Sen sakın kendini yalnız hissetme tamam mı annecim ben hep yanındayım."
Yavaşça salladı kafasını. Eğilip yanağından öptüm. Gülümsedi , gülümsedim. Arkamı dönüp gidecekken annem seslendi.
- " Vera"
- " Efendim ?"
Zorla yutkunup gülümsedim.
- " Baban... Baban nerede kızım? Nasıl iyi mi ?"
Kafamdan aşağı kaynar sular dökülmüştü sanki. Ne diyebilirdim ki ? 'Anne babam seni çoktan unuttu , yanına bile gelmek istemiyor' mu ? Düşün Vera düşün..
- " Çalışıyor annecim işleri bu aralar biraz yoğun. O da Eva gibi çok etkileniyor biliyorsun. Bana soruyor ama her gün. Merak etme yani."
Cevap vermesine müsade etmeden konuşmaya başladım.
- " Ben gideyim artık. Seni seviyorum anne."
Hızlı hızlı çıktım odadan. Dizlerimin bağı çözülmüştü sanki.

Hastaneden dışarı zor attım kendimi. Hastanenin yakınında ki sahile gittim. Kendimi dinlemem gerekiyordu. Büyük bir karmaşanın içindeydik, peki bu karmaşanın içinde ben neredeydim ? Kendimi bulamıyordum. Düşüncelerimi , fikirlerimi , hislerimi , duygularımı. Nasıl bir işkenceydi bu böyle ? Nasıl bir yük binmişti omuzlarıma ? Eva annemsiz nasıl dayanacaktı ?

   Biraz daha düşünürsem beynim patlayacaktı sanki. Babam da durmuyordu arkamda , ona yaslanırım diye düşünüyordum. O beni itmeyi tercih etti. Neden annemin yanına gelmiyordu peki ? Annem kötü müydü bu kadar ?

   Gidip konuşmam gerekiyordu. Annem bu kadarını hak etmiyordu ki. Hadi bizi geçtim Eva'nın ihtiyacı vardı babama. Ama babam bize sırtını dönmeyi tercih etti.

    Babamın sahil kenarında küçük bir kafesi vardı. Güzel ve işlek bir yerde olduğu için iyi bir geliri vardı. Ama şu zamana kadar pek bir faydasını görmedik. Yanına gitmek için bir taksiye bindim. Gidene kadar neler konuşacağımı kafamda toparladım.

    Taksiden indiğimde farklı bir ruh hali içerisindeydim. Kafeye doğru giderken kalp atışlarım hızlanmıştı. Kafeye girdiğimde babamı göremedim. Oradaki çalışanlardan birisine sordum. Babamın az önce çıktığını söyledi. Arasam kızar mıydı acaba ? Ne olursa olsun bugün sorularıma cevap almam gerekiyordu. Herşeyi göze alıp babamı aradım. Bu bilinmezliğin bir son bulması gerekiyordu. Tahmin ettiğim gibi telefonuma cevap bile vermedi. En iyisi akşam eve geldiğinde konuşmak sanırım.

    Taksiye binip Eva'nın okuluna gitmeye başladım. Eva'yı okuldan alıp eve geçecektim. Belki akşam üstü kendimi toparlarsam annemin yanına tekrar uğrayabilirdim.

    Eva ile birlikte eve doğru yürüyorduk. Eva normalde çok neşeli bir kızken annemin hastalığından beri çok içine kapanık bir kız oldu. Ona da hak veriyordum. Yine yaşına göre iyi bile dayanıyor. Eve gelene kadar sadece bir kere annemin nasıl olduğunu sordu. Cevap vermek istemesem de sadece iyi demekle yetindim. O da biliyordu iyi olmadığını ama içten içe tam tersini istediğini biliyordum.

   İçeri girdiğimizde evde anormallik olduğunu fark ettim. Sanki daha önceden birileri gelmiş gibiydi. Yukarıdan da sesler duyunca Eva'yı hemen odasına götürdüm. Yavaş yavaş yukarı doğru çıkmaya başladım.

   Annemle babamın yatak odasından geliyordu sesler. Kapıyı usulca açtım , ilk başta hırsız sanıyordum. Taa ki babamla hiç tanımadığım bir kadını yatakta görene kadar... İçimdeki korku yerini hayal kırıklığına bıraktı. Herşeyi beklerdim de babamdan bunu beklemezdim. Adeta beynimden vurulmuşa dönmüştüm.

  Babamla göz göze gelene kadar herşeyin bir şaka olduğunu zannediyordum....

Efkarli1kitap Tempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang