Skywards |Calum Hood|

2.5K 73 29
                                        

"Artık veda vakti." 

Göz yaşlarını serbest bırakarak uzun süreden sonra dayanamamıştı.

"Hayır, bu bir veda değil!" " Ameliyattan çıktıktan sonra yeni bir Jess ile karşılaşacağım." Ağlamamalıydım, en azından onun yanındayken. Bu durumu daha da zorlaştırırdı.

Kimi kandırıyordum ? Tanrı aşkına hayatımın aşkı ölüyordu ve ben burada öylece rol yapıyordum.İkimizde farkındaydık.

Sonra tekrar aklıma doktorun dedikleri geliyordu "Yaşama şansı %10" Bizde var mıydı o şans ? Demek ki hala inanıyorduk bir şeylere, ameliyata girme nedeni de bu %10'luk ihtimal değil miydi zaten ?

Onu son bir kez morarmış dudaklarından öptüm. Bu sondu. Hemşireler onu ameliyathaneye götürüyorlardı onu kendi ellerimle ölümle yalnız bırakmıştım. Ve 3 saat boyunca düşünmeye başladım, her zaman yaptığım gibi. Çünkü en iyi yaptığım şeydi bu.

Kendimi, onu, bizi düşündüm. Geleceğimizi...

Nasıl bir evlenme teklifi etmeliydim ona ? Beyaz gelinlik kar beyaz tenine ne kadarda yakışırdı. Sonra çocuklarımızı düşündüm ortalıkta koşan küçük Jessica ve küçük Cal.

İlk tanıştığımız günü, Wembley'de konser veriyorduk ve o leopar desenli bir boxerı tam kafama fırlatmıştı. İstemsizce gülümsedim.

Onsuz bir hayat nasıl olabilirdi ki ? O zaman ona hayat denir miydi? İşte 3 saat boyunca bunu düşünmüştüm takii hemşire beni dürtene kadar..

Gözlerine bakmaya korkuyordum, o klasik kelimeleri söylemesinden korkuyordum.

Bilirsiniz "Üzgünüm ama hastayı kaybettik." türü şeyleri beni çıldırtıyordu çünkü biliyorum hiçte üzgün falan değilsiniz bunu hepimiz biliyoruz !

Ama o bunları söylemedi ağzını açmadan arkadan gelen sedye her şeyi açıklıyordu.

Hayır hayır hayır ama neden üstü örtülü ? Benim Jess'im nerede ? O ölemez 

"kaldırın üstündeki boktan örtüyü! "

Onu "MORG" yazılı yere götürüyorlardı. Ama morg ölen insanların bulundğu yer değil miydi? Benim Jess'im ölmedi, ölemezdi ölmemeliydi.

"Lütfen onu oraya götürmeyin, orası çok karanlık, korkar o lütfen !! " diye ne kadar bağırsamda işe yaramıyordu hemşireler çoktan odaya sokmuşlardı bile. Herkes ağlıyordu Bayan Dawin bayılmıştı. Sanırım başım dönüyordu, ya da hastane dönüyordu emin değilim son hatırladığım şey Michael'ın kolumdan tutmasıydı.

   *  * *  * *  * *          

Gözlerimi açtığım ilk iki dakika boyunca nerede olduğum hakkında hiçbir fikrim yoktu. Garipti hiçbir şeyi hatırlamıyordum adımı bile. Sahi adım neydi benim? Evet Calum Hood. Hastane odasında yatıyordum hiç kimse yoktu. Çok fazla sessizlik vardı. Derin bir nefes aldım. İçeri  hemşirelerden biri girdi durumumu ve nasıl hissettiğimi sordu. Umrunda mıydım? Hayır.

Doğduğumdan beri hastaneleri sevmezdim.Benim için hastane demek "veda" demekti. Hastaneye iyi bir şey için gidilmezdi ki.

Hemşire yattığım yatağın yanındaki komidinden bir defter çıkardı ve bana verdi.

Jess'e ait tek şey... 

Daha az önce onunla konuşuyordum ve o artık yoktu.V"Dokunulamayacak kadar uzak, hissedilebilecek kadar yakın." Evet onu her zaman kalbimde hissedecektim ve dudaklarımda. O hep benim sol tarafımda olacaktı her zaman ve sonsuza dek.

Defteri açtığım an sayfalarının boş olduğunu fark ettim, son sayfa hariç

                                                                                                                                        27/09/2011 

"Hood, aşık olduğum ilk ve son adam ...

Biliyorum merak ediyorsun neden bunu son sayfaya yazdığımı ama bilmelisin ki her ilkin bir sonu vardır.Bu da benim sana yazdığım ilk ve son mektup. 

Evet ölüyorum, belki de sen bu satırları okurken çoktan ölmüş olacağım hayatın bize neler vereceği belli olmaz ;) Tanrım mektup yazmakta berbatım ! 

Ben sadece tam seni bulmuşken, bu olanlar çok kötü sadece bir kez mutlu olmak istemiştim sevdiğim adamla.

Beni olduğum gibi kabul eden biri, değişmemi istemeyen biri. Sen beni gözlerinle değil kalbinle sevdin Hood beni böyle kabul ettin. Sana bir keresinde sormuştum "Neden benim gibi bir kızı seviyorsun? " Diye ve sende cevap verememiştin. İşte şimdi anladım. Eğer birine aşıksan onu neden sevdiğini düşünmessin, sadece seversin. Çünkü düşünmek beynin işidir ama sevmek kalbin işidir ve ben seni  bütün kalbimle sevdim. Seninde beni sevdiğini biliyorum ama aramızda beni seven bir tek kişi sen değilsin.

Tanrı beni yanına istiyor (aramızda kalsın ama sanırsam aşkımızı kıskanıyor) Herneyse dediğim gibi her ilkin bir sonu vardır veda zamanı. Şunu unutma sen benim tek sevdiğim adam olmadın sen benim yaşamak için gerekli olan oksijenim gibiydin.

Ve birgün biriyle tanışırsan yani eğer senin sonun olmassam sadece beni bir hayran olarak hatırla çünkü en başından beri ben buydum.

Seni gökyüzünden izliyeceğim asyalı çocuk. Ne zaman yalnız hissedersen yıldızlara bak çünkü ben hep orada olacağım ... 

                                                                                                                  Sevgiler Jessica Samantha Dawin xx 

Skywards |Calum Hood|Where stories live. Discover now