Deneme hikaye.

8 1 2
                                        

Arkadaşlar merhaba. Uzun bir zamandır aklımda ya bi film çekeyim kısa metraj uzun metraj farketmez dedim amatör işi olsun dedim dediler ki uzun metraja bayaa paran gider anlattılar da anlattılar dedim bende ozaman kısa metraj çekerim dedim ama bayaa kararlıydım gittim tek başıma araştırdım makineler ekipmanları satin alabileceğim mağazalar gezdim baktım hepsi ateş pahası okadar pahalı olacağını beklemiyordum bir gün birisi bu ekipmanları günlük kiralayabileceğimi söyledi gittik konuştuk kiralayan yerler var evet ama benim bütçeme uygun en fazla iki gün kiralarım ve iki gün içinde çekimleri tamamlayıp benim adamlara makinaları teslim etmem lazım maddi imkansızlıklar dolayısıyla oda yattı.

Sonra senaryo işine döndüm pek profesyonel deilim hatta yazamıyorum bile şimdilik sadece bu senaryo işinden anlayan bir arkadaşım önce kendince oturup bir hikaye yazman gerek dedi ve bende yaklaşık 1 yıldır bu işe girişmeyi düşündüm ve bu program sayesinde benim gibi çoğu insan yazıp burda paylaşan üyelerin olduğu bir platform olması çok müthiş. Bende buraya bir deneme yazısı ekledim bir hikaye için taş attım ve bir kısmını size sundum sizden isteğim noktalama işaretlerine takılmadan okumanız ve okumanız bittiğinde ise bu hikayeye devam et veya kötü olmuş bu işi bırak diyecek olursanız bana ulaşın bunları bildirin yeter şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Naif 8 yaşından beri yaz tatilleri ve sömestr tatilleri dahil her okul sonrası tatil zamanını kuaför, oto tamir atölyesi, oto boya, oto yedek parça vs tarzında yerlerde çalışarak geçiriyordu annesi ve babası kendisinden 3 yaş küçük kız kardeşine henüz çocuk olduğu için ve kız olduğu için pek laf söz söylemek istemiyorlardı. Celemesi Naif'e kalıyordu tabiiki.
Naif lise okuma çağına geldiğinde ailesinden çok garip bir teklif aldı.
Kız kardeşiyle anlaşamadığı için ve sürekli onunla tartıştığı için zaten yaz tatillerinde çalıştırıldığını biliyordu.
Bir endüstri meslek lisesine kaydı yapılacaktı. Kendisi nekadar elektrik elektronik bölümü okumak istese de babasi onu motor meslek bölümü okutmakta çok kararlıydı.
Bir gün babası Naif'e "Seni okulunuzun yan tarafında ki yatılı kuruma da kaydını yaptırmak istiyorum orada ders çalışma ortamının daha avantajlı olacağı kanaatindeyim sen ne dersin ?" Dedi
Naif çok şaşırdı okulun yatılı kurumuna kimlerin başvuracağını kendisi de biliyordu köyden veya başka şehirden gelen öğrenciler kalmak mecburiyetindeydi fakat Naif'in evi ile okulun arasi belki 10 km yoktu bile dolmuş ile 17 dk sürüyor du peki babası böyle bir şey neden istemiş olabilir di ?
Naif babasına önce birşey belli etmedi onu kırmak istemiyordu çünkü bir büyüğü atası olduğu için saygıda kusur etmek istemedi.
Ilerleyen zamanlarda Naif'in liseye kaydolma zamanı geldi çattı Naif çok korkuyordu ilk defa evinden ayrı kalacak ilk defa annesinden babasından ayrı bir yaşam kuracaktı belki de kendisini buna henüz hazır hissetmiyordu kim bilir.
Liseye kayıt yapılırken babası ile öğrenci işlerinde bulunan görevlinin diyaloğuna kulak misafiri oldu Naif.
-Size bu öğrencinin yurda alınması için gerekli bilgileri sorabilirmiyim acaba gerekli bilgiyi verebilirmisiniz ?
-Tabii ki. Öncelikle nerde oturuyordunuz ?
-Hürriyet mahallesinde.
-Buraya yaklaşık 10 km uzaklıkta olan mahalle değil mi yanlış duymadım ?
-Evet doğru
-Bakın beyefendi eğer gerçekten uzak ise gidip gelmesi problem olacaksa yapacak birşey yok fakat geliş gidişi problem değil ise yurda kayıt yaptırmanıza gerek yok hem okadar uzak bir mahalle bile değil tek dolmuş ile gelinebilir.
-Kayıt yaptırsaydık iyi olurdu
-Siz bilirsiniz fakat semt yakın olduğu için pek kabul öngörüleceğini sanmıyorum.
-Peki teşekkürler.
-Buyrun kayıt işlemleriniz tamamlandı.
Lise kaydı tamamlanmıştı artık büyüdüğünü hissediyordu kendisi lise forması giyecekti 1 hafta sonra bunun mutluluğu vardı ama içinde yaşadı bunu kimseye birşey belli etmedi.
Naif'in dışa vurduğu ifade ise çok şaşırttı herkesi.
Naif'in ağzını bıçak açmıyordu henüz yaşı 15 olmasına rağmen evden onu bir şekilde uzaklaştırmak istiyorlardı peki ama neden Naif bunu hiçbirzaman anlayamadı.
Eve geldiler o günden sonra Naif te ailesine karşı bir kin öfke oluşmaya başladı artık eskisi gibi sorulan sorulara kısa kısa cevap vermeler gün boyu yataktan çıkmama falan vs gibi birtakım ailesine istenmeme sebebini öğrenmek için biraz dikkat çekmeye ilgi odağı olmaya çalışıyordu çünkü kız kardeşi ilgi odağı olmaktan kendisine pek bir fırsat kalmıyordu ne yazıkki.
Okul haftası geldi çattı sabah erkenden uyandı Naif.
Babasının işyerine giden güzergâhtaydı okul giderken kahvaltılık birşeyler aldılar arabada daha bitiremeden Naif elinde peynir ekmek ve bir içecekle kendisini okulun önünde buldu elindekilerle, çevreye rezil olduğunu sanıyordu bir elinde ekmek arası peynir diğer elinde içecek kutusuyla verdiği utancın adeta içerisindeydi.
Usulca bir köşeye geçip önce elindekileri bitirmeye koyuldu.
Sonra çevresine bakındı ve daha okula hangi kapıdan girileceğini dahi bilmiyordu tahmin ettiği bir kapı vardı oraya yanaştı ama değildi utandığındam kimseye sormadı da yanyana olan 3 okulun etrafını dolanmaya başladı okulun ismini okuyarak okulu buldu kimseye sormadan.
Içeri girdi çok değişik gelmişti ona, büyük bir okul du arazi olarak bayaa geniş bir yüz ölçümüne sahipti derken yerlerde sprey boya şablonu ile yapılmış sınıf isimlerinden kendi sınıfını buldu 9/D sınıfı. Naif halen şaşkındı çevresinde tek bir tane bile dişi sinek dahi yoktu herkes erkek ti sonuçta motor tamiri yapan bir bayana hemen hemen hiçbirimiz rastlamadık öyle değil mi ?
Naif çok utangaç bir çocuktur bakmayın siz onun öyle etrafa kız aramak için baktığına karşısına bir kız gelip adres sorsa utancından yüzüne bakıp konuşamaz bile.
Dalgınlığını bir anda çalan zil ile birlikte bozdu Naif. Daldığı yerden tüm dikkatini "Ben sizin sınıf öğretmeninizim beni takip edin" diye bağıran bulgar göçmeni bir matematik öğretmeniydi neyseki bu öğretmen bayan dı.
Somunda bir bayan öğretmen gördüğüne sevindi çocukcağız.
Sınıflarda bilirsiniz işte o standart ve boş muhabbetler ilk tanışma faslı.
Şansa bak ki naif pencere kenarı ön sırada oturuyor du. Ögretmeni kalk bakalım ismin ne nerden geldin hangi ilköğretimden geldin diyince Naif çok korkmuştu heyecandan sonra geri oturdu yerine. "hocam diğer taraftan başlasanız mahsuru varmı ?" Diye sordu öğretmenine ögretmeni "öyle olsun bakalım" diyip duvar kenarından başladı ve bu tanışma faslıda böylece sona erdi ve öğretmen lise hakkinda biraz bilgi verdi notlar devamsızlık nasıl işliyor sistem düzen derken o gün öylece bitti ve naif eve yürüyerek geldi eve hiç gitmek istemiyordu zor bela okula da gitmek istemiyordu çünkü yapmak istemediği bir mesleğin okuluna gidiyordu. Aslında gözü pek yüksekler de dahi değildi Naif'in sadece bir elektronikçi olmak istiyordu kablolara devrelere elektrik aksamına aşıktı onun yaşam biçimiydi elektrik elektronik vs. Neyse gel zaman git zaman 9. Sınıf Naif e pek yaramamıştı çünkü 6 tane alttan dersi vardı yazın sınavlarına girdi hem çalışıyordu iş yapıyordu hemde sınav günleri sınava gidiyordu. Hemen hemen tüm dersleri nerdeyse kıt kanaat vermişti ingilizce ile geometriden çaktı kaldı. Ingilizce den sözlü sınava tabii tutuldu sınavdan kalanlar o dersten geçsin diye.
Sorulan soruların hepsine cevap verdi Naif'in ingilizcesi pek iyi değildi belki ama söylenenlerin çoğunu anlayabiliyordu ingilizce kelimelerin.
Sözlüde sadece "how are you?" Kelimesinde susup sadece hocaya bakakalmıştı cevap verememişti halbuki bildiği bir kelimeydi neyseki hoca fazla kıllık yapmayıp Naif'i geçirdi hoca ingilizceden tabii geometri den kaldı seneye tekrar girecek.
Naif'in lisede yaşadığı pek ağamlı şağamlı bir olayı yoktu tabii birkaç olay geldi geçti başından o yüzden hikâyemi okurken lise yılları üzerinde fazla durmayacağım.
Naif lise 2 ye zor bela geçmişti neyseki artık dersler de farklı öğretmenler de ve ne tesadüftür ki okula birkaç öğretmen atanmış hemde bayan.
Naif'in o yıl bir de atölye dersleri vardı pek sıkıcı değildi okul aslında yeni arkadaşlar edinmeye başlamış artık arkadaşları tarafından Naif yavaş yavaş açılmaya başlıyordu arkadaşları sayesinde ortam muhabbet görüyordu. 10. Sınıfın ilk döneminde birşey yaşamadı fazla standart arkadaşlar standart ev okul standart bir aile yapısı falan fistan vs.
Lise 2 nin 2. Döneminde Naif teyzesi ile köye gitmişti ve teyzesinin sigarasından içmişti 1 dal hayatında ilk kez eline sigara almıştı Naif ve kimseye falan özendiğinden değil sadece insanlar bunun dumanından ne anlıyor diye içmek istemişti sadece ve tadına baktı içmesini bilmediğinden 1 dal sigara ziyan oldu içememişti oysaki öğrencilik yıllarında o ziyan olan bir sigara nekadar değerlidir bilirsiniz.
Naif zaman zaman hep okuldan eve yürürdü yürürken düşünmeyi çok severdi lakin düşündüğü şeyler öyle ileriye dönük planlar falan da değil boş şeyler. Dil anlatım hocası nekadarda güzel bir kadın vs tarzında.
Tabii ki ergenliğin zirvelerde yaşandığı dönemler normal bulmak lazim.
Arkadaşlarla hep beraber toplandılar bitanesi dedi ki okuldan kaçalım nargile kafeye gidelim. Naif dururmu saf salak birşey zaten bir görseniz Naif'i insan iyisi iyilik perisi öyle bir insan ve hep bunun bu huyunu fark eden insanlar onun bu huyundan yola çıkarak Naif'i sömürmeye çalıştılar sömürdüler de Naif te garibim yardımsever kim bi derdim var dese koşa koşa gider içinde fesatlık kesinlikle haşaa kesinlikle bulamazsınız.
Neyse o gün nargile kafeye gittiler yarım gün yok yazıldılar lise hayatı boyunca ilk defa yok yazılmıştı Naif tedirgindi biraz hiç daha önce kafeye gelmemişti ürkmüş gibi bir hali vardı ama kimseye belli etmemeye çalışıyordu. nargileler geldi 2 tane söylediler birisi sırf nane diğeri nane anason Naif herzaman için bilmediği şeyler kullanma konusunda temkinliydi hiçbirzaman öyle lap diye dalmazdı herşeye nargileyi birisinin almasını bekledi ve marpuçu nihayet birisi tutmuştu. Içine çekti çekti çekti çıkan duman karşısında Naif gözlerine inanamadı ilk defa görmüştü. Halbuki şehir çocuğu bu nası olurda bukadar geç görmüş ortamı hayatı derseniz bence ailesinin onu dış ortamlara kapatmasından kaynaklıdır diyebiliriz.
Naif baktı içenleri sezdi iyice eline alan 3 nefes çekip bırakıyor Naif te aynısını yaptı ve neyse ki o gün arkadaşlarına rezil olmadı. Arkadaşları severdi Naif'i Ee nede olsa yolunmaya hazır bir tavuk buna kim hayır diyebilir ?
Kolay kolay onu ezdirmezler kimseye ama ezenler garipliğini fırsat bilip alay edenlerde harbi alay ederlerdi garibim koskoca okulda ne bir tanıdığı var nede bir abisi çağırıp toplu kavga çıkartıracak kimsesi yok bi kavgasi olsa en fazla gelecek kişi 3, 5 kişi falan o yüzden ses etmezdi kimseye hocalarda memnundu Naif'ten sadece dersleri kötüydü biraz okadar zaten hocalar da yazılı sonuçlarını okuyunca bu garibime 20 30 puan ekstra dan veriyorlardı gün geldi devran döndü karne günü geldi çattı neyseki fazla bir zayıf dersi yoktu bu sefer hatta ortalaması iyiydi alttan dersi olan geometriyi silmişti bile tabi bunu geometriden kaldım sınava gidicem dedikten sonra okulda öğretmen sen sınava giremezsin adın yok silinmiş ortalaman ile alttan dersin diyene kadar.
Bir sevinçle eve gitti annesine dile getirdi bu olayı telefonu çaldı Naif'in babasıydı arayan.
-Baba geometriden olan alttan dersim ortalama ile kaldırılmış geçtim sınıfı.
-Anlıyorum güzel hadi sen dolmuşa bin ve ahmet abinin dükkanına gel
-Tamam baba hemen çıkıyorum.
Garibim o günü gel beraber dışarıda geçirelim diye anladı lakin.
-Oo delikanlı maşallah nekadar da büyümüşsün
-Teşekkürler Ahmet abi
-Gel otur bakalım bir kola iç benden.
-Teşekkürler Ahmet abi saolasın kesene bereket olsun inşallah.
-Afiyet olsun.
+Neyse Ahmetim ben kaçayım iş güç
-Tabii tabii Yusuf nedemek musaade senin
Elinde kola ile arabanın yolunu tutan Naif babasının ona seslenmesi ile arkasına baktı.
-Naif.
Naif arkasını döndü
-Efendim baba.
-Sen geri dön Ahmet abinin yanında yardımcı olarak çalışıcaksın bu yaz çay getir götür yaparsın sağa sola malzeme bırakırsın tamammı anlaştık mı ?
Nefret dolu bir bakışı vardı babasına. Her yaz "Bu tatil de dinlen istirahat et" demelerini bekliyordu Naif ama her yaz farklı bir dükkan farklı bir Ahmet abi farklı bir ortam farklı bir eziyet.
Naif sesini çıkarmadı nefreti yüzünden anlaşılıyordu zaten henüz 17 yaşına yeni girmişti bile.
Ardına bile bakmadan girdi dükkana "Tuvaletinizi kullanabilirmiyim"
Diye sordu ama "evet kullanabilirsin" veya "tabii ki" cevabını almaya zaman bile bulamadan gözleri dolmuştu hıçkıra hıçkıra ağladı çocukcağız.
Muhasebe personeli Melahat tuvalete genelde sigara içmek için gelirdi ilerleyen zamanlarda çözdü Naif bunu.
Merdivenlerden birinin geldiğini duydu ve hemen gözyaşlarını sildi ve elini yıkayıp tuvaletten çıkarken Melahat ile karşılaştı. Melahat "bana bakarmısın" dedi 30 yaşında kadındır çok iyi bir insandır kendisi ama aklı fikri hep hesap kitap işlerinde laf aramızda halen daha sevgilisi bile olmamış veya biz öyle biliyoruz.
Neyse.
Naif başını kaldırdı, gözlerindeki kızarıklığın sebebini sordu.
-Hiç.
Diye cevap verdi
-Ağladınmı sen ablacım ?
-Birazcık evet
-Kuzum takma kafana boşver
Diyip omzuna koydu elini ve hafif severcesine sıktı omzunu ve Naif sıyrıldı Melahatın şefkatli elinden. belkide annesinin elinden daha şefkatli gelmişti Melahatın eli ona yada o öyle sanıyordu garibim.
Melahatın çok iyiliğini gördü Naif. Ha bu arada patronu tam bir ukala zengin havalarında hergün personeline ödediği yemek ücreti 3 tl kendisinin bir yediği yemek 10 tl 15 tl arası bunuda almaya giden kim dersiniz ? Yine bizim garip Naif.
Naif ilk gittiği gün okadar utanmış ki öğlen yemek yememişti meğer patron demiş ki "ben size 3 tl günlük yemek paranızı kasadan veririm ister yemek söylersiniz ister yemek yemez paranizi cebinize koyarsınız veya bir yemek söylediniz yemek 5 tl ben 3 tl veririm gerisini 2 tl üstüne siz tamamlarsınız" demiş bunlar da ne yapsın el işi sonuçta evine ekmek götüren var kimse ses etmedi tabiki.
Patronu olacak ukala adam bir gün yemek alması için naif'i bisiklet ile çarşıya gönderip ondan peynirli küçük pide yaptırmasını istedi

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 24, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Garip NaifWhere stories live. Discover now