Hazırlık

2.5K 135 122
                                        

Herkese selam 👋🏻 Yks sürecinde kafamı dağıtacağını düşünüyorum. Kendimce karalamalarım mazur görün🙃 saat 03:17

Zamanı gelmişti. İki diyar arasında belki de son savaşın zamanı gelmişti. Jotunheim ile asgard arasında yapılacak olan son savaşın zamanı gelmişti. Savaş için son bir günde Jotunheimde bir kargaşa hakimdi.

Jotunlular sinirliydi, bu kadar hor görülmeye ve bunca zaman aşağılanmaya katlandıkları için öfkeliydiler. Ancak bir kişinin öfkesi tüm halkın öfkesinden çok daha fazlaydı; Laufey'in.

Laufey halkının aksine bir kraldı ve bunca aşağılanma onun için yenilir yutulur türden değildi.Laufey'in gözleri her zamankinden daha acımasız bir şekilde yanıyordu. Emirleri sert, duruşu dik, yüz hatları kasılıydı. Gözlerindeki ateş tüm Jotunheim buzunu eritecek kadar şiddetli görünüyordu. Krallığında ki bütün askerleri aylardır bu savaş için hazırlıyor, en sıkı eğitimlerden geçirip onların içindeki öfkeyi harlıyordu. Ancak Laufey'in siniri o kadar fazlaydı ki, krallığı için ölüm fermanı imzaladığının farkında bile değildi.
Laufey jotun devlerinin içindeki öfkeye inanıyordu ama kendilerinden kat be kat daha güçlü ve sayıca fazla olan Asgard askerlerini görmüyordu.
Tek bildiği bir şey vardı. Bu İki diyardan birinde, ölmedik insan bırakmadan bu savaşı bitirmeyeceğiydi.
Kralları dahil tüm Jotunluların öfkeleri, kırmızı gözlerinden taşıyordu. Bir kişi dışında. Bir jotun dışında.
Reddedilmiş prens Loki dışında...

Asgardlılar ise onların aksine daha sakindi. Odin daha fazla masum kanı dökmemek adına ılımlı yaklaşsa da bu tavrından sonradan vazgeçti. Jotunlular savaş istiyordu. Buzların üzerinde kan görmek istiyorlardı. Bu kanın kırmızı veya mavi renkte olması onları ilgilendirmiyordu. Ölecek kişinin Jotun ya da Asgardlı olması onlar için önemli değildi. Sadece savaşmak ve öfkelerini gerekirse ölümle dindirmek istiyorlardı. Savaşın nasıl sonuçlanacağını elbette biliyordu ancak Jotunheim'in öfkeden gözlerinin görmediğini de artık biliyordu. Savaşı isteyen onlardı ama kral ilk defa askerlerini gereksiz bir savaşa, gereksiz bir ölüme sürüklediğini hissediyordu.

Gereksiz... Jotunheimi de çileden çıkaran bu değil miydi? Yüce Asgard halkının onlara karşı takındıkları tavırlar?

Savaştan önceki son gece Asgard Jotunheim aksine oldukça sakindi. Savaşı olabildiğince az kayıpla kapatmayı hedefliyorlardı.
Krallıklarından ziyade iki prens de farklı düşünüyordu.

Jotunheim prensi zaten ırkının aksine zarif bir bedende yaşadığı için babası tarafından prenslikten reddedilse de, halkı ve annesi tarafından hala bir prensti. Oldukça zeki bir prens.
Babasına bu savaşın tehlikelerinden, sonuçlarından saatlerce bahsetmesine rağmen aldığı tek cevap suratına inen sert tokattan başka bir şey değildi.
Savaş için hazırlanan kasvetli Jotunheim havasında askerlere Emirler veren babasının arkasından olanları izledi Loki. Savaşın koşulsuz şartsız gerçekleşeceğinden artık emin olduğu için adımlarını Saray'a doğru yönlendirdi.

Jotunheim bu gün her zamankinden daha soğuktu sanki? Rüzgâr daha sert esiyormuş gibi hissetti, yerdeki buz daha kırılganmış gibi hissetti Jotun prens. Odasına girmeden önce ise ne annesi ile görüşdü ne de babasından savaş ile ilgili bilgi aldı. Gözlerini kapatmadan önce tek düşündüğü şey babasının ne kadar aptal olduğuydu. Son gecesinde uykusunu tam alması adına yorganı başına kadar çekip rahatsız bir uykunun kollarına bıraktı kendini Loki. Kim bilir belki Jotunheimdeki son uykusuna...

Asgarda ise...
Asgard prensi artık o iğrenç ırkı ortadan kaldıracağı için mutluydu. Babasına bunun ile ilgili daha önce tonlarca ısrarda bulunmasına rağmen babasının söylediklerini reddetmesini her zaman mantıksız bulmuştu. Odin'in aksine Jotunların yaşaması için herhangi bir sebep bulamıyordu. Neyse ki prensin istekleri ataları tarafından kabul olmuş gibi Jotunlar kendi sonlarını bile isteye yazdılar. Bunca zamandır savaş için yanıp tutuşan ama savaşmayı bilmeyen mavi yaratıkların sonu yarın geleceği için mutluydu prens. Savaşçı arkadaşları ile kaç jotun öldürecekleri üzerinden iddialara girmişlerdi bile.
Prens son içkisini kafaya dikip bardağı sert bir şekilde masaya vurduğu sırasında gözleri parlıyordu.

Yarın nefes alan tek bir Jotun bile hayatta bırakmayacaktı...

YapmaStories to obsess over. Discover now