BÖLÜM~1~

679 13 6
                                        

Alarmın sinir bozucu sesiyle yeni ve sebebini bilmediğim bir şekilde berbat bir güne uyandım. Kalktığım gibi banyoya gidip yüzümü yıkadım.

Alya mutfaktan seslenerek kahvaltının hazır olduğunu söyledi.
"Tamam hemen üstümü giyip geliyorum"dedim

Altıma siyah kot pantolonumu giyip üstümede siyah salaş kazağımı giydim.Kumral ve düz olan saçlarımı at kuyruğu yaparak gözlerime eyeliner çektim. Dudağıma hafif pembe tonlarında fazla belli olmayan bir parlatıcı sürdüm.

Eyliner iri ve okyonus tonlarında olan gözlerime çok yakışıyordu.Daha gülmeden bile hafiften belli olan gamzelerim yüzümü tamamlıyordu.
Aşağıya inerek Alya ve Ece'nin yanına gittim,kahvaltıyı hazıradıklarını umuyordum fakat benim onlara yardım etmemi beklediklerini öğrenince hayal kırıklığına uğradım.

Sabağın 06.13'ü olmasına rağmen evden çıkmazsak geç kalacağımızı belirtmek için"Eğer biraz daha oyalanırsak hastaneye geç kalacağız"dedim.

Alya, Ece ve ben Gata'da çalışıyorduk.Ben beyin cerrahıy'dım Ece ve Alya ise göğüs cerrahıy'dılar.
Birden Ece'nin bana"Hadi ama Lina hem bize diyorsun hem de oyalanıyorsun"dedi.
"Tamam Ece hadi çıkalım"dedim.

Üstüme siyah  şişme montumu ve siyah botumu giydim.Kapıyı kiletledik ve arabaya bindik.Arabayı ben sürüyordum yanımda Alya arka koltukta ise Ece vardı.

Hastaneye gittiğimizde soyunma odasına gidip önlüğümü ve siyah spor ayakkabılarımı giyip çıktım,o sırada telofon çaldı acilden arıyorlardı.
Asistanlardan biri"Hocam hemen acile gelmeniz gerekiyor"diyince koşarak acile doğru ilerdedim.Asistan"Savaş Pilotu Toprak DENİZOĞLU"dedi ve ekledi"Sise havada yakalanmış ve inmeye çalışırken uçak yan yatmış vücudunda hafif sıyrıklar ve kafasında kan var"dedi.

Tomografi çekilmesini istedim ve o anda genel cerrahımız ve şefimiz SİNAN DENİZOĞLU geldi.Babası mıydı? yani biraz şaşırmıştım doğrusu. Kötü bir gün beni bekliyordu.

Hastanın durumunu merak ettigim için hızla tomografi odasına gittim. Vardığımda tomografi çekilmişti. Hemen incelemeye başladım. Neyse ki bir problem yoktu.  Hasta savaş pilotuydu. Ülkesi için çabalıyordu. Mesleği çok gurur vericiydi.

Düşüncelerime  ara verip hastanın yanına gittim. Vücudunu incelemeye koyuldum. Kazayı hafif sıyrıklara atlatmıştı. Birden gözüme göğsünün üstündeki  ay yıldızlı dövme çarptı. Türkiye gibi cennet bir vatanın simgesini kalbinin üstüne derisine kazımıştı. Vatanına aşırı bağlıydı. Vatanı için canını her an vermeye hazırdı. Bu dövme bunun sadece bir göstergesiydi.

Düşüncelerimden sıyrılıp hastanın pansumanına başladım. Bu hasta burada olduğu müddetçe onunla ben ilgilenecektim. Onunla ilgili her şeyi merak ediyordum. İçimden bir ses daha çok şey öğreneceğimin sinyallerini veriyordu şimdiden.

İsminin Toprak olduğunu bildiğim hastanın pansumanı bitmiş, Acilden normal odaya çıkmıştı.Ziyaret etmek için odasına doğru asansöre binip 3.kata çıktım.Aslında benim onu tanımama rağmen ilk kez konuşacaktık.İtiraf etmeliyim biraz heyecanlanmıştım ama bir savaş pilotu ile ilk kez tanışacağım için ayrıca vatanını yani Türkiye'yi  çok seven biri...

Bu düşüncelerden sıyrılıp kapıyı tıklattım."Girebilir miyim?"dedim.
"Evet,tabiki"dedi,ve yavaşça kapıyı açtım sanırım biraz etkilenmiştim kumral dik saçlı,kahverengi gözlü ve çok güzel gamzeleri vardı...Birde tabi yakışıklıydı hatta baya yakışıklıydı.

Aniden bana seslendi"Bana boş boş bakmaya devam mı edeceksin yoksa kendini tanıtacak mısın?"dedi.
"Hı..Lina,Lina COLLİNS beyin cerrahıyım ailem rus yani rusum küçükken buraya geldiğimden beri Türkiye'ye hayranım ve askerlere vatanını seven insanlara bu yüzden buradayım yani Gata'da öyle.."dedim.

Güldü"Demek öyle o zaman banada hayransın.."dedi.
Çok utandım yüzümün kızardığını hissedebiliyordum.
"Şaka yaptım kızarma"dedi
Daha fazla yüzümün kızardığını hissettim.
"Bilerek mi yapıyorsun?Yani beni utandırmak için?"
"Hayır,özür dilerim biraz gülelim diye demiştim ama.."
"Önemli değil bende o anki tipimi görsem bende dalga geçerdim"dedim.
Bir sessizlik oluştu"Neyse ben daha sonra seni kontrole gelirim"dedim.Odadan çıktım 10 dakika sonraki ameliyatım için ameliyathane gittim ve son kontrolleri yaptım.Ellerimi yıkadım ve ameliyathaneye girdim hemşireler önlüğümü taktı ve ameliyata başladık.

Hastanın beyninde fazla olmayan ama genede zararı olan bir tümör vardı.
"Makas"dedim.Hemşire makası uzattı beni fazla uğraştıracağını düşünmüyordum ki öyle oldu yaklaşık 45 dakika sürmüştü ameliyat ve başarılı  geçmişti.

Saat daha 15.00'di beş saatim daha vardı çıkmama ama bugün malesef nöbetçiydim.Normalde nöbete kalmayı severim ama bugün çok yorulmuştum eve gidip yatmak istiyordum ama bu imkansızdı hastane çok yoğundu.

Saat 15.13 yoğun bakımdakı hastamın yanındayım bir nöbet geçirmişti.Aslında bu normaldi çünkü kalp krizi ile hastaneye gelmişti.Beyin cerrahı olmama rağmen başka hastalarada bakıyordum.Kabul etmeliyim aslında başka bölümlerle ilgilenmeyi seviyordum.

Hastane baya sakinlenmişti.Sakinliği ve sessizliği severim huzur veriyor.Saat 23.34 birden Toprak'ın yanına gitmek istedim.Gitsem mi?gitmesem mi? diye düşünürken gitmeye karar verdim.

Kapının önündeyim derin bir nefes aldım ve kapıyı tıklattım
"Gel"uyumamıştı aslında sevindim.
"Nasıl oldun bakalım"dedim.
"İyiyim"dedi.
"Ee..Napıyorsun?canın sıkıldı mı?"dedim
"Evet,Oldukça sıkıldı."dedi
"İstersen dışarı hava almaya çıkalım"dedim.
"Olur ama senin işin yok mu? Ayrıca bu saatte hastanede ne yapıyorsun?dedi.
"Nöbetçiyim"dedim.
Yataktan doğrulmasına yardım ettim ve yavaşca kolunu tuttum ağrıları vardı ama söylemiyordu.Odadan çıktık ve asansöre bindik sıfıra bastım.Asansörde hiç konuşmadık.

Bahçedeyiz ve hava çok güzel rahatladığımı hissettim.Çimenlerin üstüne oturmuştuk hiç konuşmuyordu bende konuşmak istemedim galiba oda benim gibi bu havanın tadını çıkarıyordu. Sessizliği bozan taraf o oldu.
"İyiki çıkmışız kendime geldim. Saatlerce o odada yatmaktan içim bayıldı." dedi.
"Rahatlamana sevindim sana iyi bir haberim var."dedim.
Meraklı gözlerle bana bakarak: "Yaşadığım o kazadan sonra gerçekten iyi bir habere ihtiyacım var. Evet dinliyorum." dedi.
"Yarın taburcusun."dedim.
"Sonunda iyi bir haber yani işime devam edebilirim mi?"
"Evet,yarın kontrollerini yaparız ve çıkarsın."dedim.

Sabah olmuştu artık gidebilirdim ama Toprak'ın taburcu olmasına yarım saat vardı.Yarım saat beklesem birşey kaybetmem diye düşündüm.Evet bekleyecektim hem yarım saat kontrol ve hazırlanmasıyla geçer dedim içimden.

Asansöre binip 3.kata çıktım üstünü giymiş babasıyla yani şefimizle konuşuyordu.Sinan hoca çok iyi biri sanırım Toprak ona çekmiş.Beni gorduklerinde hafifçe gülümsediler bende aynı şekilde karşılık verdim.Sinan hoca aslında beni digerlerinden biraz daha sever ve bana çok iyi davranır.
"Lina ben çıkıyorum sen Toprak'ın kontrollerini yaparsın."dedi
"Tabiki siz merak etmeyin."dedim
Sinan hoca odadan çıktı bende Toprak'ı kontrol etmeye başladım.
"Yaşayacak mıyım doktor?"dedi
"İyi görünüyorsun yaptığın şakalardan belli oluyor."dedim.
İkimizde gülümsedik ve aşağıya indik annesi arabayla dışarıda bekliyordu.
"Kendine iyi bak ."dedim.
"Tamam,Görüşürüz."dedi ve hafifçe gülümsedi gitmesini istemiyordum ama gidiyordu bende bozuntuya vermemeye çalıştım ve"Görüşürüz."dedim.
Arabaya bindi ve uzaklaştılar.

Bu bizim ilk kitabımız olduğu için bazı yerleri kötü olabilir ama lütfen kitabımızı okuyun.

ORADASIN GÖKYÜZÜNDEHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora