Don't leave

228 25 31
                                        

11.11.2011

''Ben üzgünüm. Daha fazla devam edebileceğimizi sanmıyorum''

Sensizlik bu cümleyle başlamadı sevgilim. Sensizlik sen yanımday'ken bile yaşadığım bir deneyimdi. Sen en yakınımda bile olsan iliklerime işleyen bir acıydı. Şuan ise tek üzüldüğüm sana bir çocuk verememiş olmak. Ne yapabilirim. Bu bana tanrı tarafından verilmiş bir ceza. Bilirsin en çok anne olmayı düşlemiştim. Sana benzeyen ufak bir erkek çocuğu. Ne yazıkki buna laik görülmedim. Ben ne sana sahip olabildim nede sana benzeyen ufak bir canlıya. Şimdi gitme demek hiç bir işe yaramayacak eminim. Her ne kadar terk etme beni diye yalvarmak gelsede içimden. Git git ve o çok istediğin 'baba' kelimesini duymanı sağlıyabilecek bir kadınla ol. Yalnız şunu unutma bu hayatta bencilce istediğim tek varlıktın. Seni seviyorum Jung Hoseok hayatım boyunca aşık olduğum tek adam olarak kalacaksın.

01.03.12

Bu gün başka bir kızın gözlerinde bir umut ışığısın. Bir an olsun onun yerinde hayal ettim kendimi. Eskisi gibi. Benimle kurmadığın bebek hayallerini ona anlatıyordun. Sahi sen en çok kız çocuğu isterdin. Bir kere olsun dile getirmedin ama ben ne zaman bir kız çocuğu görsen parlayan gözlerinde görüyordum bunu. Yüzük vardı parmağınızda. Düşündüğüm gibi evlenmiş yada evlenecek olmalısın. Şuan senin için tek duam umarım bir gün o çok istediğin tombul tatlı kız çocuğuna kavuşursun. Özür dilerim elimden seni sevmekten başka bir şey gelmedi. Sana bir umut olamadığım için affet beni. Elveda her şeyim.

08.10.12

Aylar sonra bu gün ilk kez karşılaştık. Üzgünüm seni görmezden gelemedim. Ama sen beni unutmuş gibiydin. Önemli değil Hoseok. Beni unutsan bile kırgın değilim sana. Çünkü sen artık bana ait değilsin ve biliyorum sen hiç bana ait olmadın. Bir aptal gibi hala senin için yalvarıyorum Tanrıya. Amaa korkma bana geri dönmen için değil. Aksine yanındaki o kızla bir ömür boyu mutlu olman için. Merak etme sakın. Bu sondu. Bundan böyle beni asla görmeyeceksin.

18.08.13

Mutluluklar Hoseok evlisin artık. Bir başkasına aitsin. Gerci hep dediğim gibi sen bana hiç ait olmamıştın. Umarım çok istediğin o kız çocuğuna sahip olursun yakında. Neden Hoseok. Neden hakında bu kadar iyyi dileklerde bulunurken kalbim bu kadar ağrıyor. Neden gözlerimden yaşlar durmaksızın akıyor. Şuan seninle ilk tanıştığımız yerdeyim. Bir kaç saat önce yapmamam gereken bir şey yaptım. Yanı başına gelip seni uzaktan izledim. O takım içerisinde o kadar ulaşılmazdınki gülümsememi durduramadım. Suga kravatını düzenleyip sana birşeyler anlatıyordu. Sense gülümsüyordun. Her zamanki muthiş gülümsemendi ama bu sefer farklı. Bu sefer daha fazla ışık yayıyordu etrafına. Umarım Seokjin beni gördüğünü söyleyipte gününü mahvetmez. Gerci o en iyyi şekilde sır tutanımızdır. Kook'un  aksine. Ah çocuklarda bu gün çok yakışıklı olmuşlardı. Ne onlara nede sana kırgın yada kızgın değilim. Benim kızdığım ve kırıldığım yine benim. Çaresiz hissediyorum Hoseok. Hemde tahmininden daha çaresiz ve güçsüz.

Mutluluklar sevgilim. Bir ömür boyu mutlu ol. Bensiz.

01.12.13

Tebrikler Hoseok baba olacakmışsın. Karın iki aylık hamileymiş. Nerden öğrendim merak ediyorsundur. Bu gün hastanede karınla karşılaştım. Doktoruyla konuşurken kulak misafiri oldum. Kızma bana. Senin için çok mutluyum. En azından birimiz hayatına devam edebiliyor. Benim ne işim vardı diye sorarsan. Kader belkide. Tanrı birinin hayatına son verirken birine ise yeni bir hayat bahşediyor. Doktorlar sadece bir kaç ayımın kaldığını söylüyor. Alacağım ilaçlarla sadece bir yıl kadar uzarmış. Ne komik değilmi Hoseok. Tanrı her şeyimi elimden aldığı gibi şimdide canımı almak istiyor. Evet başta böyle düşünmüştüm. Sonradan anladımki bu onunla benim aramda bir anlaşmaydı. Benden aldığı canı sana veriyordu. Minnettarım ona. Bu zamana kadar hiç mutlu olmama izin vermemiş olsa bile yinede minnettarım. Dualarımı kabul edip sana bir evlat verdiği için. Ha bu arada tedaviyi kabul ettim. Eninde sonunda ölecek olsam bile bir yıl daha seninle kalmak istiyorm. Bu çok bencilce olsa bile.

11.10.14

Bu gün eşini benim kaldığım hastaneye yatırdın. Evet yine seni izliyordum uzaktan. Ama korkma bu sondu. Doktorlar enfazla bir kaç gün daha yaşayacağımı söylüyor ama ben eminim bu gün son günüm. Bu son saatlerde doya doya yüzüne bakmak isterdim. Hep dilediğim gibi kollarında ölmek isterdim. Ama bu mutluluğun üzerine karabasan misali çökemem. Buna hakkım yok. Keşke diyorum o gün sana gitme diye yalvarsaydım. Ama yapamadım buna hakkım yoktu.

02:12

Vakti geldi sevgilim. Birazdan tamamen yumacağım gözlerimi. Bu son satırlarım. Hoseok sen bu hayatta aşık olduğum tek adamsın. Seni S-





''Böyle olması gerekmezdi. Neden hiç birimize bir şey söylemedi.'' Suga mezarın başında saçmalayan arkadaşlarına öfkeyle çıkıştı. ''Bu onun suçu değil. Onunla birlikte hepimiz terk ettik onu. Sırtımızı döndük aynı anda. Hiç bir zaman arayıp bir nasılsın bile demedik. Şimdi onu suçlamak saçmalık olur. Buraya bile ne yüzle geldik anlamıyorum.'' aslında hepsi en çok kendilerine kızgındı. Enyakın arkadaşlarını bir anda yüz üstü bıraktıkları için. Her kez tek tek ayrılırken biri elinde bir kaç ay arayla yazılmış mektuplarla öylece dikiliyordu. Sonunda tamamen yalnız kaldığını anladığında tuttuğu göz yaşlarını serbest bıraktı.

Hoseok eline bir avuç toprak alıp göz yaşlarıyla ıslanmasına izin verdikten sonra tekrar üzerine serpti. Şuan hiç olmadığı kadar çaresiz hissediyordu. ''Bunları bu kağıt parcalarına yazacağına bana söylemen şuan hayatımızı çok farklı yönlere sürüklememe engel olabilirdi. Ama sen yine bencilce davranıp sadece kendini düşündün. En azında son dileğini yerine getirmeme izin verebilirdin. Senden nefret edemiyorum. Kahretsin seni bi türlü hayatımdan çıkaramıyorum. Sana her ne kadar kırgın ve kızgın olsamdamda bu hayatta aşık olduğum tek kadınsın ve hep öyle kalacaksın.'' arkasına bile bakmadan terk etti mezarlığı. Bir daha ne zaman geleceğini bilmeyerek.

On yıl sonra..

''Baba.Bak ne buldum.'' Hoseok senin adını verdiği küçük kızının elinden oldukca eskimiş olan kağıda şaşkınlıkla baktı. Bunu daha önce hiç görmemişti. ''Bu nerden çıktı miniğim.?'' küçük kız kıkırdayıp babasına sarıldı ''Annem damatlığını havalandırmak için çıkarttığında cebinden düştü..'' kızını kuçağından indirip merakla kağıdı açtı. Baya yıpranmış duruyordu.

Kalbime dur diyemiyorum. Biliyorum hata yapıyorum. Yinede seni silemiyorum. Her bir göz yaşımda dahada büyüyorsun içimde. Gitmeni istemiyorum. Buna rağmen gitmelisin biliyorum. Beni böyle kabullenmek zor biliyorum. Bencilim biliyorum. Yinede terk etme beni diyemiyorum.

Bu ona senden on yıl sonra gelen bir mesajdı. Geçmişten gelen bir hatıra.



son.

........................................................................

ilk defa one shot yazdım. Bu arada bir şey söylemek istiyorum bu hikaye gerçek bir olaydan esinlenildi. olaylar ve tarihler kısmen doğrudur. ömür boyu kalbinde derin ve gizli bir aşkla yaşamaya mahkum bir kadının hikayesidir. umarım beyenirsiniz. Son olarak lütfen gerçeklten sevdiğiniz birini bulursanız asla ama asla gurur yapıpta onu kaybetmeyin.

Don't leave (OC Hoseok BTS) ONE SHOTStories to obsess over. Discover now