Sanırım 10 yaşındaydım .
Karanlık bir hava vardı gökyüzünde kader o gün biçilmişti zaten sanki herşey hesaplanarak ayarlanmıştı .
o gün çok yağmur yağıyordu . fırtına kopuyordu adeta, dışarıya cıkılacak gibi değildi.
Anneme gelen telefon annemi yerle bir etti .
Bunun sebebini ne kadar da içimden gelerek yaşayamasam da , anlamasam da annemin canı yanmıştı ve ağlıyordu.
Anneannem ölmüştü.
Zaten yatalaktı ve felcti. konuşamıyordu . doktorlar fazla yaşamaz demişlerdi .
annemin sevdiği kadın ölmüştü.
ne kadar içim yansada çocuktum. hemen unuttum acıyı , en ufak bir harekette herşeyi unuttum.
yağmur o kadar sağnak yağıyordu ki , babam yurt dışında olduğu için türkiye ' ye uçuşlar fırtınadan dolayı yoktu. arabamız da yoktu. babamında bu mevsimde gelmesi imkansız olduğundan dolayı , her kez cenaze telaşından dolayı annemi alamaya fırsat bulamadılar. annem yürüyerek gitmek zorunda kaldı .
zaten anneannemin evi 3 -4 sokak aşağıdaydı.
anlayacağınız ben anneme yük olurdum, annem beni götürseydi. Yağmurda yapdığı için beni götürecek bir şeyi olmadığına göre mecburen beni birilerine emanet etmek zorunda kaldı .
yan komşunun oğluna emanet etti. emanet etmemesi gereken tek kişiye, hayatımın kabusa döndürebilecek kişiye .
neyse
Beni onlara bıraktı işte ve çekip gitti . arkasında beni bırakması elbette içine sinmemiştir.
annesi sonuçta onun herşeyiydi. Anneme suç bulmuyorum aslında, onun başka seçeneği olsa , eminim Benide götürürdü . ama işte yoktu .
kendımı Çok kötü hissettim o gün , korkmuştum. irkilmiştim daha önce hiçbir yabancıda kalmamıştım. annem yanımda olmadığı için biraz kendimi kötü hissettim .
işte geldi . burak abinin bana bakan o korkunç duran gözleri beni çok ürküttü , kanepenın kenarında sessizce oturduk bir mütlet .
bana.
- küçük hanım işim var benim hemen geliyorum .
Dedi .
ve beni odada yanlız bıraktı. korkmuştum. çünkü daha çok küçüktüm. arkamı dönmeye cesaret edemiyordum. sanki beni bir gölge takip ediyordu. sessizce oturmaya devam ettim ..
arkama bakamam normaldi sanırım, ama sessiz adımlarla arkama yaklaştığını hissedebiliyordum .
Nefesini tenimde hissediğim anda vücudumda bir korku yayıldı .
ellerim hatta vücudumun her yeri titriyordu. boynuma geçirdiği elleriyle Kendimden geçmeme sebeb oldu .
yutkunamadım ilk başta , korkudan dilim geri kaçtı. bayıldım , sanırım Uyandığımda kıpırdamamı engelliyordu. Kanepeye yatırmıştı beni sanki canımı yakması hoşuna gidiyordu. Kollarımı kanepenin demirlerine bağlamişti . ona öyle bir baktım ki bana
- "sakın kıpırdama sakın " .dedi
elleriyle beni kavradı ve bana
"-sakin ol canını yakmayacağım sadece oyun oynayacağız ".
Dedi.
.ilk başta düzgün konuştu evet ama asıl benle amacı oyun oynamak değildi ki bende salak gibi kandım. ama çocuktum, kimse beni suçlayamaz, kimse beni yargılayamaz . korku dolu gözlerim ile kafamı salladım . burak abi bana karşı hep iyimser davranırdı . bana hep sahip çıkardı . ama sürekli farklı davranışlar sergilerdi . her neyse yanıma yattı ve bana
- Şimdi ellerini çözücem kıpırdamak yok eğer kıpırdarsan hiç iyi şeyler olmaz. Dedi .
+Tamam burak abi dedim.
haliyle bende bana iyi davranıyor zannedip, sadece tatlı bır kızma numarası yaptığını ve bana karşı yaptığı her hareketin oyun olduğunu zannediyordum. buna inanarak mutlu oluyordum ve gülüyordum.
Ellerimi çözdükten sonra ilk başta kuçağına aldı beni
- şimdi senden üstümde zıplamanı istiyorum canım dedi.
bende duramadım yine ve sebebini sordum .
+ neden abi dedim .
-senin bilmediğin güzel bir oyun oynayacağız dedi .
bende sesimi çıkarmadım .
YOU ARE READING
SUSKUNLUK
Teen Fictionintihara meyilli olmam benim suçum mu ? sessiz kalmam ve insanlara iyi davranmam kötü mü? aşk ve namus arasında kalmam çok zor . birini sevmem sence orusbu olmama mı neden oluyor . eskisi gibi değilim . bir kadeh şarap ve bir tane jiletim var , teni...
