1.BÖLÜM

71 9 1
                                        

Multimedia : Kuzey KILIÇ (Tom Hardy)

Siz hiç çok sevdiğiniz halde bırakmak zorunda kaldınız mı?  Siz hiç imkansız olduğunu bildiğiniz  halde sevdiniz mi?  Ben sevdim ben herşeye rağmen sevdim .

Günlerden pazartesiydi okulun ilk günü gelmişti ben hala yataktan kalkamamıştım evet biliyorum okul vardı ve kalkmam gerekmişti . Yataktan kalkıp kendimi banyoya atmış  elimi  yüzümü yıkamıştım sonunda kendime gelmiştim.  Okul formasını giyip okula doğru yürümeye başlamıştım. O zamanlar  lise son sınıf olsam da hala forma giyiyordum bizim okulun kuralları böyleydi,  bi  meslek lisesi olsa da müdür çok katıydı giyim konusunda . Yaşım 19 evet sınıfımdaki herkesten bir yaş büyüktüm çünkü bir senem sınıfta  kalmakla geçmişti. Lise son sınıftaydım ve  bilişim teknolojileri bölümünde okuyordum aslında alakam yoktu bu bölümle hedeflerim çok çok farklıydı. Gözüm everestlerdeydi . Normalde okula otobüsle gidiyordum ama o gün ilk gün  olduğu için yürümeye karar vermiştim çünkü yolda çok samimi arkadaşım Ezgi'yle karşılaşacaktım . Yollar kısalıyor yokuşun basında bekleyen küçücük gördüğüm  Ezgi gitgide büyüyordu herzamanki gibi kollarını açmış gelmemi bekliyordu hemen koşa  koşa sarılmıştım. "Nerdesin kızım sen?" diye sert bir tavır sergilemişti bana ben de tatlılığımla "Geldim işte. " demiştim . Bizim okulda o aralar hergün bir vukuat olduğundan kimseyle arkadaş olmak istememiştim ama Ezgi farklıydı tıpkı benim gibi sessiz sakindi. Yol boyunca "ne yaptın tatilde" sorusuna cevap vermiştim ." Ne yapacağım işte aynı şeyler evde oturdum ." Bu klasik cevabımdı her 3 ay tatil sonrası verdiğim cevaptı. Ezgi'ye sordugumdaysa tatilin ilk gününden başlar son gününe kadar herşeyi anlatırdı bazen dinlemiş gibi yapıp dinlemezdim . Şşşt çaktırmayın. Sonunda okula varmıştık  ne lanet bir okuldu neyse ki o yıl sonunda artık görmeyecektim. Okulun dışı açık mavi ve gri renklerle doluydu içiyse beyazdı. Bahçesi orta derecede büyük olmakla birlikte bir de halısahası vardı gerçi ne işe  yarardı ki o halısahayı bile mahveden kişilerle aynı ortamda bulunuyordum . Bu okulda tek sevdiğim kişi  Nalan hocaydı ha bir de arkadaşım Ezgi . Nalan hoca benim hayatımın dönüm noktası olmuştu onun sayesinde tekrar okula dönmüş biraz da olsa başarılı olmuştum. Sınıfta  kaldığımda  dünyam başıma  yıkılmıştı  tek yanımda  olan hoca ise Nalan hocaydı bana moral vermişti  ve tekrar okula dönmemi sağlamıştı . O dönem  derslerimize girmiyordu ama her öğle arası gider konuşurdum onunla . Okul yine günlük gülistanlıktı 9.sınıflar yeni bir hayata adım atmışcasına mutlu 10.sınıflar  9 lara bakıp acırcasına gülen 11.sınıflar  hiçbirşey umurlarında değilmişcesine kendi aleminde ve 12.sınıflar  sonunda bitiyor bu sene dercesine coşkuluydu . Normalde bu sene staja gitmem gerekiyordu ama okulumuz sağolsun sınıfta kalan öğrenciler staja gitmeyecek diye bir fikir ortaya ayınca öğretmenlerin canına minnet olmuştu çünkü staja gidince sadece 2 gün ders görüyorduk hocaların da burdurun sinirine gidiyordu . Müdürün bu fikriyle havalara uçmuşlardı. "Ne saçma bir fikir!"diye düşünmüştüm içimden. Neyse sonuç olarak okulun ilk günü başlamıştı,  sınıfta öyle  heyecanla öğretmen falan beklediğimiz yoktu çünkü artık alışmıştık bütün hocaları tanıyorduk bizde hiç merak uyandırmıyorlardı. Sadece yeni bir hocanın geldiğini duymuştum ama yine takmamıştım çünkü eminim diğer hocalar gibi kendi halinde dersini işleyip giden biridir diye düşünüyordum. İlk ders meslek dersiydi ve yeni gelen hoca derse girecekti. Sınıfa orta yaşlı ,sakallı , kendinden emin , korkusuz bir bakışa sahip birisi girmişti . Kimdi bu ? Bakışları çok sertti göz göze gelmek istemiyordum. Açıkça söyleyim  korkmuştum  . Bakışlarından,  kalıplı vücudundan,  gitgide sınıfa  yaklaşan ayaklarından korkuyordum.  Bir yandan sınıftaki herkesin sesi kesilmiş herkes o adama odaklanmıştı. Benim gibi onlar da korkmuştu. Herkesin gözleri kısıktı kimse onunla göz göze gelmeye cesaret edemiyordu. Kalıplı vücudunu sandalyeye yerleştirdikten sonra konuşmaya başlamıştı  " Ben Kuzey KILIÇ,  sizin yeni meslek dersi hocanızım  bilgisayar derslerini beraber işleyeceğiz. " bu cümleleri söylerken herkesi gözleriyle süzüyordu sanki birini arıyordu,  birden gözleri benim gözlerime değmişti. Ne o bakışından vazgeçmişti  ne de ben!   Uzun uzun baktı bana aradığını  bulmuş gibiydi yüzünde bir tebessüm oluşmuştu  ben ise hala gözlerimi ondan ayırmamıştım . Sanki birşeyler vardı bu adamda kimsenin göremediği birşeyler. Gözleri çok manalı bakıyordu anlamıştım.  Sonunda gözlerimi başka yöne  çevirmiştim. İçimde  anlamsızca bir korku oluştmuşu nedensizce korkuyordum . Konuşmasına devam etmesiyle bütün gözler ona çevrilmişti . "Kendi hayatımı anlatmayı sevmem 35 yaşındayım ve buraya Alanya'dan bir  okuldan geldim 8 yıldır öğretmenim bu kadarını bilseniz yeterli " . Arkadan bir ses "Hocam sakallarınız var. " deyince ondan cevap gelmişti  "Yani? " karışıklı diyolog başlamıştı . "Yanisi böyle hoca olmaz hocam " kendisi de ne kadar saçma bir cümle kurduğunu anlamıştı ama iş  işten geçmişti. "Size göre öyle, bak kendinle çelişiyorsun hem hiç hocaya benzemiyorsunuz diyorsun hem de bana hoca diye hitap ediyorsun . Farkında mısın?" "Neyin" " Ne kadar saçma bir cümle kurduğunun " hiçbirşey  söyleyememişti.  Ben olsam ben de buna bir cevap veremezdim . Resmen kızı yerin dibine sokmuştu. "Senin adın ne? " diye sorduğunda herkes bana bakıyordu, bana sormuştu ben de cevap vermiştim  ."Derin ÖZTÜRK,  hocam ." "Derin ,  güzelmiş ismin." "teşekkür ederim hocam " demekle yetinmiştim  gözlerine dahi bakamadığım adama . O ise benim gözlerimin en derinine bakıyordu bunu bana Ezgi söylemişti yoksa nereden görecektim.  Ezgi'nin "Kızım bu adam sana deli gibi bakıyo gözlerinin en içine en derinine bakıyo ben bile korktum. " demesiyle beni iyice korku sarmıştı. Neyseki zil çalmıstı ve Ezgi'yle hemen sınıftan çıkmıştık  . Kantine inip birşeyler yemiştik ki karşımızda yine Kuzey hoca vardi ve yine keskin gözleriyle  bana bakıyordu. Gerçekten delirecektim." Bu adamın derdi ne ya?"diye içinden düşünürken bir yandan  Ezgi'yi dürtüp "Hadi kalk bahçeye çıkalım. " demiştim  beraber bahçeye çıktmıştık. Ezgi bana birşeyler anlatırken güneşin yüzüme vurmasıyla kolumla gözlerimi kapatmıştım ki yine o yine o yine o , yine Kuzey hocaydı yine bakışları beni etkisi altına almıştı .

O gün başlamış aslında herşey, şu an yaşadıklarım o gün yüzünden onun masum sandığım  bakışları masum değilmiş,  herşeyin bir sebebi varmış herşey o gün yüzünden eğer o gün onu görmeseydim bunların hiçbiri olmazdı.

ÇATI Where stories live. Discover now