1.Bölüm

4 0 0
                                        

Yaşadıklarım vardı benim.Yaşayacaklarım,yaşatacaklarım.O zaman bu kadar erken vazgeçmek niyeydi ki?Bu zamana kadar kendi başıma idare eden ben,her kötü söze katlanan ben,çoğu zaman;kimse bilmeden,yalnız başıma ağlayan ben.En başında böyle olacağını biliyordum.Fakat devam edecek kadar cesurdum ben.Kimseden yardım istemeyecek kadar gururlu,gözyaşlarını saklayacak kadar onurlu.Ama bazen insan yanında destek istiyordu,sarılacağı bir beden istiyordu.Ona sürekli güçlü olduğunu fısıldayacak birisi,düştüğünde elinden kaldıracak güvenli birini istiyordu.Fakat,sadece istiyordu işte.Ötesi yoktu.Bazı şeylerin belkisi vardı,keşkesi vardı;oluru yoktu.

*****

Okuldan eve doğru yürüyordum.Tek samimi olduğum arkadaşım Ezgi bugün benimle gelemeyeceğini,önemli bir işi olduğunu söylemişti.Sürekli önemli işleri olurdu zaten ve açıkçası bunun üstüne hiç düşmedim.Sonuçta herkesin önemli işleri olabilirdi,bu gayet normaldi ve sırf arkadaşım diye her şeyini bana anlatmak zorunda değildi.Onun başka arkadaşları da vardı,ama benim tek arkadaşım ve tek güvendiğim kişi oydu.Ailemi bile tek o bilirdi.Hep güven sıkıntısı çekmiştim bu güne kadar,bana yaklaşan kişilere karşı hep mesafeli olmuştum çünkü fazla insanın gereksiz olduğunu düşünüyordum.İnsanlar hep konuşurdu,kimi gereksiz,kimi değersiz,kimi de önemsiz. Onları dinlerseniz üzülen siz olurdunuz.Beni tanımayan insanların beni yargılamasından hayatım boyunca nefret etmişimdir ,bu yüzden kimseye samimi olmazdım ama Ezgi bana o kadar güzel davranmıştı ki,hemen yıkıvermişti duvarlarımı.Ve bende büyük bir sevinçle kabul etmiştim onu çünkü yanımda birine ihtiyacım vardı.

Eve geldiğimde evde hiç kimsenin olaması için ettiğim dualar yine boşa gitmişti.

''NERDESİN SEN HA!BU SAATE KADAR DIŞARIDA NE YAPTIN SEN ?HANGİ PİÇE SÜRTÜNDÜN KÜÇÜK SÜRTÜK!''

Tam ağzımı açıp sadece 10 dakika geç kaldığımı söyleyecektim ki buna engel olan yüzüme atılan tokattı.Yere düştüm ve acının bütün yüzüme yayılmasına izin verdim.Bu adama olan saygımdan giden son kırıntıları izlerken ,hayatta olma amacımın ne olduğunu sorguladım.

''S-sad-sadece 10 da-''

''SEN HALA KONUŞABİLİYOR MUSUN?KÜÇÜK PİÇ!BABAN GİDERKEN SENİ DE GÖTÜRSEYDİ KEŞKE''

Yüzüme çarpılan gerçekle bir kez daha hatırladım.Benim babam ölmüştü ve bu adam,baba denecek son insandı.Keşke dedim içimden,keşke beni de götürseydi amca.

Vücudumun çeşitli yerlerine gelen darbeler acıtmıyordu canımı,hayır.Ben burada her günkü gibi insan dışı şekilde dayak yerken,öz annemin bunu izlemesiydi bunu bu kadar zor yapan.Çaresiz değildi hayır,istese beni bu adamdan,bu hayattan kurtarabilirdi ve buralardan gidebilirdik.Ama o,o adamın altında inlemeyi daha cazip buluyordu,tıpkı bir sürtük gibi.Tıpkı kendine yakışan şekilde.Neredeyse ölümü gördüğüm zaman annem amcamın yanına gelip dudaklarından öptü.

''Boşver aşkım,şu küçük sürtüğü dövmeni izlemek yerine benimle kaliteli vakit geçirmeni tercih ederim.''Dudağını yaladı ve göz kırptı.Gerçekten tam bir sürtüktü ve ben ondan iğreniyordum.Aslında iğrenmem bile onlar için fazlaydı.Çünkü hiçbir şeyi hak etmiyorlardı.

Onlar odaya giderken bende son gücümü kullanarak odama geldim.Banyoya gidip yardım malzemelerimi aldım ve kendime pansuman yaptım .Malum,alışmıştım artık.Pijamalarımı giyip yatağa uzandığımda ,artık gerçekten geceye başladığımı farkettim,artık rahat rahat ağlayabilirsin Turna, kimse seni yargılayamaz,kimse dalga geçemez.Hayatta gülecek çok şey olduğu gibi,ağlayacak da çok şey vardı.

*****

Sabah okul başlamadan 1 saat önce kalkmıştım.İlk defa oluyordu böyle bir şey,normalde 10 dakika kala anca yetişirdim.Kalktım ve kimseye görünmeden evden çıktım .Kulaklıklarımı çıkarıp Rixton-Me And My Broken Heart açıp huzur verici sesiyle okula geldim.Kapıdan girdiğim anda Ezgi'yi aradı gözlerim.Büyük ihtimalle tuvaletteydi yine.Makyajını tazeliyordur.Tuvalete  gireceğim sıra içerden sesler geliyordu.Ezgi'nin sesini hemen tanıdım.

''Evet kızım dün bir şekilde başımdan savdım salağı,eve gitti yine amcasından dayak yemiştir büyük ihtimal.''Dedi ve gerçekten büyük bir kahkaha attı.Kaşlarım çatılırken daha iyi duyabilmek için kapıya daha çok yaklaştım.Başka birisi;

''Ay kızıımm,annesi sürtüktü değil mi?Sen de ne devam ediyorsun şununla konuşmaya iddiaya girmiştik bitti çoktan.''Dedi.Ezgi;

''Kızım öyle deme,bana güvenip herşeyini anlatırken ki gözlerinde oluşan güven duygusuna gülesim geliyor,eziklerle oynamak eğlenceli geliyor işte,canım sıkılıyordu ve eğlence buldum.Daha çok dalga geçerim ben bununla.''

Kapıdan yavaşça çekilip giderken gözlerimden yaş akmıyordu,hayır.Başım öne eğik de değildi,çünkü ben güçlüydüm,çok güçlü.Sadece kırılmıştım,ve hayat akıp giderken,benim kırık parçalarımı da yanında götürecekti.

BENİMLE KALIN <3

Şey,selaamm.Ben uzun zamandır yazmayı düşünüyordum fakat cesaretimi toplayamamıştım,umarım bu hikayeyi sürdürebilirim.Sizden istediğim hikayemde eksik olan,fazla olan yerleri bana uygun bir dille söylemeniz.Siz de yardım ederseniz,bunu uzun süre yazmayı düşünüyorum.Teşekkürler ^^

UYUMStories to obsess over. Discover now