79 - Hakikat ve Yalan (VI)

75 34 1

Bay Lambert'in anlaşılabilir şekilde yazdığı açıklamaları, sayfaları buluyordu. Uras, her birini dikkatlice ve anlayarak okumaya çalıştı ve Lambert'in cisim hakkında fizyolojik bulguların üzerine yaptığı kanaatlerinin sonuna geldiğinde dikkatini çeken şu cümleler ile karşılaştı: "Zannediyorum ki, USO dünyalı değildir. Dolayısıyla, tuşların üzerinde bulunan simgelerin dünya dışı bir topluma ait olduğunu düşünüyorum. USO'yu organik ve inorganik olarak sınıflandıramıyorum; Yapısı bir metalin ya da ametalin metalografik özelliklerini barındırmıyor. Günümüz teknolojisi ile isimlendirilebilecek bir özelliği tespit edilemedi. Enerjiyi bünyesinde hangi yöntemle depoladığına dair en ufak bir bulgu yok. Cisim bir uzaylı bile olsa bilinen bir eksobiyolojik uyumluluğa sahip değil; bu yüzen ona bir uzaylı demek bile hata olur." Bunlar Bay Lambert'in test sonuçları ile ilgili yazdığı son cümleleriydi. USO hakkında kesin bilgiye ulaşılamamış olması, hiçbir şey elde edilememiş olduğu anlamına gelmediğini düşündü Uras. Sonuçta masasının üzerinde duran cisim, onun için sıradan bir süs eşyası olmaktan çıkmıştı. O bir USO'ydu ve yıllardır yatağının altında bir kutunun içinde keşfedilmek üzere sessizce beklemişti. Eğer Bay Lambert'in tespitleri doğruysa, onun dünyada ve bilinen evrende benzeri yoktu; bu ise USO'nun paha biçilemez bir değeri olduğu anlamına geliyordu.

"Yani o benim mi?" dedi Uras, sadece kendi duyabileceği bir fısıltıyla. Eğer bu defter bir başkasının eline geçerse diye düşündü Uras.

"Bir dakika!" dedi ansızın. Bunu kendisi haricinde Bay Lambert, annesi ve babası biliyordu; bu kesindi. Annesi ve babası öldüğüne göre geriye sadece Bay Lambert kalmıştı. Peki, o şuan neredeydi? Derken Uras, önemli bir ayrıntıyı daha atladığını fark etti. Birkaç sayfa geriye, test analizlerinin bulunduğu yapraklara tekrar göz attı: "Kuzey Amerika Araştırma Merkezi, Atlantik Bilim Enstitüsü, Attrew Gözlem Odası, Michigan Surwey Mikrobiliyoji..." Bay Lambert, USO'nun araştırılması için 2006 yılının farklı tarihlerinde birçok özel kuruluş ile işbirliği yapmıştı. O zaman USO'nun varlığı, bazı kişiler tarafından biliniyor olmalıydı. USO bu zamana kadar bir sır değildi. Peki, nasıl oldu da USO 2006'dan beri kendisinde güvende kalabilmişti? Devletlerin onu elde etmek için harekete geçmiş olması gerekmez miydi?

Uras'ın kafasından geçen cevapsız sorular, bir kapı tıklaması ile bölündü. Defteri hızla kapattı. İçeri giren Uygar'dı. Gecenin bu saatinde onu odasında görmeyi hiç beklemiyordu.

"Hala uyumadın mı?" dedi Uygar. Gözünü ayırmadan deftere bakıyordu. Uras, bu bakışlardan hiç hoşlanmadı.

"Yarın tatil nasıl olsa. Biraz ders çalışmak istedim sadece." diye cevap verdi Uras, omzunu silkerek.

"Bu aralar fazla çalışmıyor musun?" dedi Uygar.

"Sınavlar yaklaşıyor. Mezun olmadan önce notlarımı yükseltmek istiyorum."

Uygar, bir süre sessizce Uras'a baktı ve ardından bakışlarını tekrar not defterine çevirdi.

"O defterden mi çalışıyorsun derslerini?"

"Evet. Neden sordun ki?" dedi Uras. Bunun üzerine Uygar'ın kendisine birkaç adım yaklaştığını gördü. Uras, defteri iki eliyle sıkıca tuttu.

"Eski bir deftere benziyor. Bakabilir miyim?" dedi Uygar.

"İngilizce defterim." dedi Uras, defteri uzaklaştırarak. "Dört senedir aynı defteri kullanıyorum. İngilizce öğretmenim pek not aldıramaz da." dedi Uras. Defteri sandalyenin altındaki okul çantasının içine koydu ve ayağa kalktı.

"Bu eşya nedir? Sürekli yanıyor. Dikkatini dağıtmıyor mu?" dedi Uygar, cismi eliyle göstererek.

"Hayır... O Melis'ten bir hediye. Şehre gittiği sırada bana sürpriz yapmak için almış. Egzotik bir gece lambası sadece..." diye cevap verdi Uras.

"İlginç bir gece lambası..."

"Artık yatsam iyi olacak." dedi Uras. Çantasını eline alarak yatağının kenarına koydu ve masa lambasını kapattı. Artık oda sadece USO'nun ışıkları ile aydınlanıyordu. Uras'ın yatmak üzere hazırlanışını gören Uygar:

"Peki, gece lambanı kapatmayacak mısın?" dedi.

"Hayır... Böyle iyi... Daha rahat uykuya geçiyorum. İyi geceler(!)"

Uygar yüzündeki sebepsiz donukluk ile cevap vermeden odadan ayrıldı.

"Ne kadar tuhaf biri..." dedi Uras içinden ve yatağına yöneldi.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!