1.BÖLÜM

41 11 2
                                        

Sabah,yüzüme vuran güneş ışığı ile yataktan dogruldum.Banyoya girip rutin işlerimi hallettikten sonra hızla üzerime formamı geçirip masanın üzerinde duran çantamı ve telefonumu alıp aşağıya indim.Seher abla mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Annem ise salondaki çiçekleri ile ilgileniyordu. Bir süre kapının orada annemi izledim.Annem beni fark ettiğinde sıcacık gülümsemesiyle günaydın dedi.Bende anneme günaydın değip bugün mezarlıga gideceğimi söyledim.Annem nedenini sormadan izin verdi.Çünkü bugün Alina'nın ölüm yıldönümü olduğunu biliyordu. Babam ve abimde gelince kahvaltı yapmaya başladık.Ağzıma birkaç tane zeytin atıp masadan kalktım.Herkese afiyet olsun dedikten sonra evden çıktım.Bu gün hava güneşli olduğu için yürüyerek gitmeye karar verdim.Okula varınca doğruca sınıfıma çıktım.İlk dersimiz tarihti.Oldum olası tarih dersinden nefret ederdim.Daha zilin çalmasına çok olduğu için telefonumu çantamdan çıkartıp wattpad'e girdim. Kitabımda yeni bir bölüm yayımladım.Zilin çalmasıyla öğretmen içeriye girdi. Tahtanın önüne çıkıp ders anlatmaya başladı. Tenefüs zili çalınca,kulaklıklarımı takıp test çözmeye başladım.Birden kulaklarımdan kulaklığın çekilmesiyle kafamı kaldırdım. İki saattir sana sesleniyorum duymuyormusun? Farkındaysan kulağımda kulaklık vardı. Haa doğru. Neyse okul çıkışı ne yapıyoruz kanka?Mezarlığa gideceğim.Bende sabah uğradım.Öğretmen sınıfa girince Çağan'da hemen kalkıp sırasına geçti.Tarih öğretmeni ders anlatmaya devam ederken sıkılıp defterimi karalamaya başladım.Zil çalınca Çağan'la kantine indik. Kantinden birer kahve alıp masaya oturduk. Kanka derse girecekmisin? Yok antreman var oraya gideceğim. O zaman ben sınıfa çıkıyorum kanka. Görüşürüz. Kahvemi bitirip spor salonuna gittim. Soyunma odasına girip dolabımdan eşofmanlarımı alıp giydim. Basketbol topu bir türlü potaya girmiyordu. Hoca yanıma geldi. Hazel iyimisin? Bugün dalgın gibisin. Yok hocam yorgunum biraz. Peki sen gidebilirsin. Ama bir daha böyle olursa kabul etmem bilmiş ol. Peki hocam. Soyunma odasına girip hızlı bir duş alıp çıktım. Telefonumu elime aldığımda annemden dört cevapsız arama görünce hemen annemi aradım. Kızım telefonlarıma neden cevap vermiyorsun? Antremandaydım anne o yüzden duymamışım. Tamam akşam eve geç kalma. Misafirimiz var. Babanın ortağı ve ailesi gelecekler. Tamam evde görüşürüz. Sınıfa çıkıp sırama oturdum. Ögretmen ders anlatmaya başladı. En sevdiğim ders matematik olmasına rağmen öğretmeni dinleyesim gelmiyordu. Öğretmenin tahtaya yazdığı soruyu defterime çözerken zil çaldı. Eşyalarımı çantama koyup okuldan çıktım. Mezarlığa doğru yürürken yolda küçük bir kızın çiçek sattığını gördüm. Yanına gidip bir buket papatya aldım. Yürürken bir yandanda eski anılarımızı düşünüyordum. Mezarlığa varınca Alina'nın mezarının yanına oturup mezarının üzerine papatyaları bıraktım. Bak Alina sana papatya getirdim. Sen çok seversin papatyayı. Seni çok özledim. Artık gözümden akan göz yaşlarımı tutamıyordum. İki sene önce sen beni brakıp gittiğinden berri çok yanlızım. Canım çok acıyor. Artık dayanamıyorum. Eskiden sen vardın. Sana her ihtiyacım olduğunda hep yanımda olurdun. Ama artık sen yoksun. Ben çok yanlızım. Birisi arkamdan Yanlız değilsin dedi. Arkamdan gelen sesin sahibine döndüğümde gözlerime inanamıyordum.

PAPATYAWhere stories live. Discover now