herşey yalan..

209 16 8
                                        

Her yer çok karanlık hic bir sey göremiyorum bu durum beni hem endiselendiriyor hemde çok korkutuyor...kalp atışlarımi hissedebiliyorum...uzaktan sesler geliyor fakat ne dedikleri anlaşılmıyor uğultu gibi sanki ayağa kalmaya çalıştım ama buna gücüm yetmedi.o zifiri karanlıkta kayboldum sanki ....

            Gözlerimi açtığımda herşeyin bir rüya olduğunu fark etmem uzun sürmedi evde yanlız olmam beni korkutmuş yatağın içine geri kafamı sokmama neden olmuştu mesaj sesiyle çığlık seslerim birbirine karışmıştı.Gözlerim görünecek şekilde yorganı hafifçe çektim bana bakan tek şey benim büyük ton ton Ayıcığım dı odanın güvenli olduğunu fark ettimde sağ elimle yorganı üzerimden attım ve beyaz dolabıma yöneldim telefona gelen mesajı okumak için dolabının yanında ki komodine yöneldim telefonun  yeşil Işığı yanıyop sônuyor du

"seni bekliyorum sahil kenarın da " ah bu Hakan. Çocukluk arkadaşım Hakan kendimi bildiğim tek arkadaşım kızların bayılıp ayıldığı  uzun boylu esmer biraz da tontik bi arkadaş o yeşil gözleriyle yaptıramıcağı şey yok."Sera çok önemli başım belada lütfen çabuk ol bul beni"mesaj tam olarak böyleydi .Başına ne gelmiş olabilir acaba ? Onu iki kez aradım bana geri dönmedi telefonu komidinin  üstüne koydum üzerime siyah bi tişört beyaz bi kapri giydim saçlarımı serbest bırakıp hızlıca evden çıktım.Bir kaç dakika yürüdükten sonra kolumu uzatarak iki parmağını salladım standart sarı bir taksi"side lutfen"

Side Antalya Manavgatın bir beldesiydi taksıci arkasına dondu "neresi olsun " deniz kenarına gitcem acil ...mümkünse biraz hızlı gidelim..." taksici direksiyonu  döndürdü gaza bastı Hakan'a ne oldu umarım kötü bişeyi yoktur.taksıci çok hızlı ve sallandırarak sürüyordu arabayı bu yüzden midem bulandı.taksıci orta yaslarda bıyıklı beyaz tenli yanakları al al kırmızı..." buyrun efendim geldik._" "ücret ne kadar "   "30 TL verseniz yeterli..." aynadan gözlerinin içine baktım "teşekkürler ".  Diyerek arabadan indim Kaldırımlarda Hakan'ı ararken birden silah sesiyle arkamı döndüm.koşarak sesin geldiği yere gidiyordum kolumdan  biri beni durdurdu arkam dönük olduğu için hiç bir şey göremiyorum " bırak kolumu  kimsin sen bu ne curret. "kolumu kurtarınca arkama hiç bakmadan silah sesinin geldiği yere koştum ...sahil kenarında en köşede Hakan seri serpi yatıyordu yanın da kimse yoktu kahretsin Hakan'ın yanina kostum  yanina yaklaşırken bir iki adımını çok yavaş attim .Hakan'ın beyaz gömleği kan içindeydi " korkrma Hakan ben yanındayım."cevap vermiyordu arka cebimdeki  telefonu çıkarıp ambulansı aradım hızlı gelmelerini burada acil yerde yatan silah la vurulmuş bir arkadaşım olduğunu söyleyip telefonu kapattım ve telefonu yere attım .Hakan'ın hemen kafasını dizlerimin üstüne yatırdım yavaşça ...Allah kahretsin kim yaptı bunu ona kim göz yaşlarımı daha fazla tutamıcam artık bir yandan ağlıyor bir yandanda Hakan'a sesleniyordum,"Hakan lütfen ses ver bak ben sera arkadaşın yanındayım bir cevap ver bana "Hakan'ın eli birden yere düştü " Hakannnnnnnn"ona birşey olmasın Allah'ım lütfen ona birşey olmasın  Hakan lütfen kendine gel.Hakan'ın gömleği artık beyaz değil kan kırmızısı olmuştu ,..kafasını yavaşça çantamın üstüne koydum ayağa kalktım ellerim titriyor  bacaklarım ayağa kalkmama engel oluyordu sanki. Göz yaşlarımı sildim ayakta durmakta çok zorlanıyordum her hangi bir tutunacak yerde yoktu.nerde kaldı bu ambulans onu kaybetmek istemiyorum arkamdan birinin yaklaştığını hissede biliyordum kolundan tuttu ve beni kendine doğru döndürdü.  " baba"

                        " 6 Yıl SONRA"

 Sabah güneşinin ilk ışıkları yüzüme vuruyor bu durum beni çok rahatsız ediyordu.güneş gelmesin diye yorganla her yerimi kapadım.tekrar uykuya dalcakken evin hanımı yani annem başımda dikilmiş iki kolunu birleştirip başımda bekliyordu "sera kalk hadi .."Emir büyük yerden gelince yorganı sağ kolumla üzerinden attım.Oldugum yerde vücudumu gerginleştirerek uykumu açmaya çalıştım.Hafifçe doğrultup yatağa oturdum annem hala başımda bekliyor du " okula geç Kalıçaksın Sera"annem cevap vermedim çünkü daha bir saat vardi...annem  odadan çıktıktan sonra .Ayağa kalktıp gar dolabıma doğru yöneldim.Beyaz gardolabımda mavi küçük bi not...bu da neydi şimdi kafam eğik bi şekilde o nota baktım "canım kızım" yazıyordu .başka birşey yoktu okul kıyafetleri giyinir giyinmez notla beraber annemin yanına gittim "annemm benim. Bu çok hoş hiç böyle birşey yapmazdın sen niye yazdın bunu ", annem şaşırmış görünüyordu elimden kağıdı hızlıca çekti " bu ne Sera şimdi bunu ben yazma"cümlesini bitirmeden Aysa geldi Asya benim bir büyük kardeşim aramızda çok yaş farkı olmadığı için ona ismiyle hitap ediyordum bir zamanlar..."anne unuttun herhalde o notu ben yazdım Sera'ya biraz onu mutlu etmek istedim başarılı da olmuşum baksana anne yüzü gülüyor "Aysa çok muzip biriydi şaka yapmayı sever bazense espirilerine sadece kendi gülerdi o minyon tipiyle ve kahve rengi gözleriyle standart bir türk kızıydı ." Aysa bunu tahmin etmeliydim sennn ha geçen de aynısını yaptın...bir dahakine daha tedbirli olucam sana karşı"Aysa gülmekten kendini alamıyordu annemin bağırtısına ikimizde ciddileştik "Sera kızım seninle çok önemli birşey konuşucam" annem yanıma yaklaştı ne konuşucaktı ki bu aralar bi vukuatta işlemedim hayirm?.kahvaltı masasına hep birlete oturduk. Annemin hiç yüzü gülmüyor ne söylersek söyleyelim onu bir türlü konuşturamıyorduk."anne bana ne söyliceksin bak geç kalcam okula söle hadi."annem elleriyle yüzünü sivazladi gözünden bi iki damla yas süzülürken cümlelerini düşünüyordu  "seni çok seviyorum annecim.." annem çok üzgün görünüyordu bir gün içinde ne olmuş olabir."sera kızım bak bugün okulun da ki herkese veda et annem..."annemin yanına gittim dizlerinin yanina çökerek annemin gri eşofman ına kafami yasladım "ne oldu anne neden" annemin  gözündeki yaşların biri yüzüme düştü "baban seni çağırıyor kızım" annem baban dediğinde çok şaşırmıştım. çünkü babamın ben doğmadan öldüğünü ne zaman onu anlat anne dediğimde de beni tersleyip.  Bizi bıraktı öldü işte diyor kunuyu bi şekilde kapatıyor du  "babam mi anne o yok babam öldü ne saçmalıyor sun sen" anneme ani sen cikisip hemen dizinden kalktim "yok ole birşey anne yıllardır ölen adamı bana canlı olduğunu mu söylüyor sun buna asla inanmam" gitgide sinirleniyordum annem ise sadece ağlıyordu. "cevap ver anne babam ölü demi öyle de bana" Asya kolumdan  tutup beni dışarı çıkardı "sakin ol Sera onun bi suçu yok " sende onu Savun Asya ben gidiyorum ne halimiz varsa görün"diyerek tekrar eve girip okul çantamı aldım annemin gözlerinin içine bakarak kafamı salladım kapıyı hızlıca vurup kapının önünde duran Aysa'nın koluna çarptım ve yoluma devam ettim ...

Hızlı adımlarla evden uzaklaştım.canım ne okul istiyor nede ev istanbul sokakların da dolasirken vaktin nasıl geçtigini fark etmemisim... havanın da kavradığını anladığımda   evin önünde buldum kendimi. siyah bi cip vardı jipin yanindada siyah takim elbiseli bi adam duruyordu buyuk ihtimalle sofordu... Evin isiklari isiklar yanıyordu yoksa evde babam mi .var..kapının önünde evin anahtarını cantamdan bulamazkien. benim tikirtilarimi duyacak olacaklar ki kapıyı aysa açtı..."nerdesin sen sera hi "ayakkabıları çıkartıp ayakkabi dolaba koydum sakince içeri girdim içerde de aynı şekilde siyah takim elbiseli bi adam vardı.mavi kanepenin en sağında oturuyordu beni görünce ayağa kalktı ceketinin düğmelerini  ilikledi hafifçe eğilip doğruldu   " Sera hanım geldiğinize göre gidebiliriz"kafamı iki kere salladım  buna henüz hazır değildim "hayır ben bir yere gitmiyorum demi anne." cümlesinden sonra annem hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.annemin bu tepkisine dayanamayıp yanına doğru yürürken takım elbiseli adam kolumdan tuttu " sizin ağlaşmanizı dinleyemem ağlayan insanlardan nefret ederim çok oylandık hadi Sera gidiyoruz babanız Demir bey bizi bekliyor "sert bi tavır takınd.."bu ne curret ya sen kim oluyorsun oda kim oluyormuş  bırak kolumu canım acıyo .."annem adamın kolumdan tutmasına hiç tepki göstermiyor sadece kanepenin bi köşesinde oturup ağlıyordu..."anne birşey yap.."annem bana cevap vermedi...öylece bakyordu Aysa siyah takım elbiseli adamın kolundan tuttu"bırak onu bu bi emirdir hemen"Aysa'nın lafıyla adam kolumu bırakmıştı  adam kolumu bırakınca annem yavaş adımlarla yanıma geldi "sera kızım üzgünüm anlatmam gerekti biliyorum ama bunu kendime hiç yedirememistim baban bana seni alacağını söylemişti elimden hiç bir şey gelmiyor. Kızım üzgünüm gitmek zorundasın annecim seni bulmuşlar meleğim.bak benim güzel kızım biliyorum herşey bi anda oldu Aysa ile ben yıllardır seni koruyoruz ama artık onlar seni buldu artık biz ne yaparsak yapalım burada güvende olmazsın bebeğim şimdi Tanju beyin yanında git bebeğim sakin unutma annem herşey senin için." annem bunları söylerken gözyaşları da tek tek kırmızı gömleğinde dokuluyordu  "hayır anne ben hiç bi" cümleyi tamamlamadan adam kolumadan tutup beni sürükleyerek arabaya  bindirdi kapıyı kapatırken annemin"sera "diye bağırarak dizlerinin üstüne oturdugunu gördüm...Aysa ise annemin yanında dikelmis gözyaşlarını siliyordu ...

SeRaWhere stories live. Discover now