B-1

11 3 2
                                        

Medya şarkı ile dinlenmesi tavsiye edilir.

      Önümdeki uçurum... Aslında insan ruhuna ne kadar da benziyor ileriye bakınca ne kadarda güzel, anlamlı ve ılımlı, ama kafanı eğip gerçekliğne bakmaya kalksan nasılda her tarafı cam, çakıl, sert ve dev gibi çarptığın an tuzla buz edebilecek kuvvet ve görkemde büyük kayalar.

Yanımda bana arkadaşlık eden biram ve sigaramla bu görkemli manzara ve ona kıyasla harikalıkta olan gökyüzü.

Dik durmaktan ağrıyan sırtıma daha fazla dayanamayıp yavaş bir şekilde kendimi yerdeki otlağa bıraktım.

  Sırtımda kıyafete yapışmış ve kurumaya yüz tutmuş yaralar, kızarıklıklar ve iğrenç bir yeşile dönmeye başladıklarına emin olduğum ağrılarımı hafifletmek için biramdan yatığım yerden büyük bir yudum aldım.

  Dökülmesini umursamadan boynumdan bir halat gibi uzanan bira damlaları kavisli olarak otlağa damlıyordu.

  Zar zor yuttum ve ağzıımda bıraktığı, o ekşimsi ve acı tadı gözlerim kapalı tadını çıkardım bu keyfide sigaramdan aldığım büyük bir yudumla taçlandırdım birdahaki aldığım yudumda sigaranın bittiğini bildiren o süngerimsi acımtırak tadı bu anın içine etmeye yetmişti.

  Gözlerimi ağır ağır açtım ve elimdeki bitmiş sigaraya hüzünlü bir bakış atıp çevik bir parmak haraketiyle uçurumdan aşağı attım.

  Yavaş olmaya ve canımı daha fazla yanmamasına dikkat ederek ayağı kalktım yerlerdeki bira ve söndürdüğüm birkaç tane sigara izmaritlerini bir poşete toplayıp yavaş yavaş uçurumdan aşağı indim.

  Ormanı uçuruma bağlayan yerdeki konteynıra attım elimdeki fazlalıkları.

  Bira sayesinde hafifleyen ve uyuşan vücudum sayesinde acım daha rahat haraket etmemi sağlıyordu.

  Ellerimi ceplerime soktum ve ne yavaş ne hızlı denilecek bir hızda yürümeye başladım.

  Issız olan ormanda sadece uzaktan geldiği belli olan türlü hayvan sesleri geliyodu.

  Bazı insanlara hatta çoğunluğa bu sesler huzursuz ve korku verici olsada bana o kadar huzurlu ve harika geliyordu ki bunun verdiği mutlulukla derin ve gürültülü bir nefes çektim.

  Ciğerlerime o kadar sigaradan sonra çektiğim oksijen başımı döndürdü ama pek önemsediğim söylenemez.

  Bir anda tam yanımdan gelen patlama sesi ile ne olduğuna şaşırmış bir şekilde gözlerimi daha fazla açtım ve sağa sola bakmaya başladım.

  Az ileride patika sonunda aşağı yolda araba farı olduğunu düşündüğüm birkaç sarımsı ışıklar vardı.

  Sessiz olmaya özen göstererek o tarafa yürümeye başladım.

  Çalılığa sığınarak ve ağrılarımın izin verdiği kadar eğilip aşağı baktım ve nutkum tutuldu bi anda.

  Üç araba vardı ve sanki bir üçgeni anımsatıracak şekilde bir noktayı aydınlatıyolardı ve yerde bir adam cesedi döktüğü koyu kırmızı kanı kana kana içiyordu kara toprak sanki ne zamandır bu zamanı bekliyormuşcasına tüm kanı saniyeler içinde içine çekti.

  O adamı hiç kenarı çekmeden başka bir adam geçti onun yerine eli bağlı, ağzına yapıştırkıkları bantdan anlaşılmasada ağladığı araba farları sayesinde parlak bir şekilde gözüküyordu.

  Karşısındaki çirkin adam hiç acımdan onada sıktı oda yerde yatan cesedin üstüne yığıldı.

  Ne olduğunu anlamadan bir anda iki kolumdan tutulup kaldırıldım ve taşınmaya başladım bir anda dokunulma hissi ile istemsiz ağzımdan bir çığlık fırlayı verdi ben daha ne olup bittiğini anlamadan yerde yatan iki cesedin olduğu yerde ayakta iki kolumdan iki adamla duruyordum.
 

KayıpWhere stories live. Discover now