1. Ege

55 2 2
                                        

Ağustos 2013,

 İstanbul

İstanbul'a ilk gelişimdi, liseye başlayacaktım ve yaz mevsimi biterken bende hazırlanmaya başladım. Otobüs'e binmeden önce ailemle vedalaşırken annem elime bir poşet verdi, içinde sandviçler vardı ve yolda gelirken hepsini bitirmiştim, fakat yine acıkmıştım. Geldiğimde İstanbulun üstüne karanlık çökmüştü bile. Yeni maceralar beni bekliyordu bu şehirde, bunu hissedebiliyordum. Hayatım boyunca İzmir'de yaşamıştım ve orayı çok iyi tanıyordum. Çok seviyordum İzmir'imi, ama İstanbulu da bu kadar seveceğimi tahmin edememiştim. Yaz aylarını hep ailemizle geçirirdik, hatta amcalarımın ve teyzemin Çeşmede yazlıkları olduğundan dolayı ben kardeşlerimle her yaz'ı orada geçirirdim. Teyzemler iki hafta önce İstanbul'a döndü. Amcalarım ise yine İzmir'e döndü, bizimle aynı mahallede oturuyorlardı. Bana Beşiktaş'ta bir lise çıkmıştı, ve buna sevinmiştim. Tabi teyzem bunu duyar duymaz onlarda kalmamı ısrar etti. Aslında başkaların evinde kalmak istemem ve onları rahatsız etmek pek hoşuma gitmez, ama teyzemi üzmek de olmazdı tabi. Zaten kalacak başka bir yer bulmak biraz zor olurdu, yurtta kalmak pek çekici gelmiyordu, ve annem benim bu yaşta kocaman bir şehirde yalnız kalmamı müsaade etmezdi tabi. Otobüsten inerken teyzem ve eniştemi gördüm, beni karşılamaya gelmişlerdi. Bavulumu aldıktan sonra arabaya binip eve gittik. 

Evleri Beşiktaştaki Arnavutköy Mahallesinin sahilindeydi. Benim kaldığım odadan Boğaz manzarası gözüküyordu. Kuzenlerimle iki hafta sonra yeniden karşılaşınca çok sevindim. Çağrı ve Meltem benim gibi on dört yaşındaydı ve dolayısıyla çok iyi geçiniyorduk. Onlardan iki yaş küçük kardeşleri Damla da çok hoş ve neşeli bir kız'dı. Meltem ve ben aynı liseye başlayacaktık, ne mutlu bana, aynı lise çıktığına çok sevinmiştim, en azından orada yalnız olmayacaktım. "Hoşgeldin ya kuzen, nerelerdeydin? Özlettin kendini" Çağrı gözünü kırparak bana doğru yürüdü ve bana sarıldı. Meltem ile de selamlaştıktan sonra salonun kapısı açıldı ve Damla koşarak yanıma geldi ve bana sımsıkı sarıldı. "Hoşgeldin Ege abi, seni çok özledik", dedi ve hepimiz buna güldük. "Henüz iki hafta oldu görüşmeyeli Damla'cım", dedim ona gülümseyerek. "Bizimle kalacağını duyunca o kadar sevindi ki Ege'cim", diyerek araya girdi teyzem. "Hadi ya! Bende çok mutlu oldum, arkadaşlar!" "Hadi artık yemeğe geçelim", diye bağırdı Tolga eniştem. Kendisi mutfağa geçip sofrayı hazırlamıştı.

Hep birlikte yemek yedik ve biraz oturduktan sonra artık yatma saati gelmişti, bende ne kadar yorgun olduğumu yatağa yatınca fark ettim. Yatağımdan dışarıyı izliyordum, bu manzarayı şimdiden çok sevmiştim. Bir kaç gün içinde kuzenlerim beni İstanbul'un en güzel yerlerini gezdirdi bana. Dördümüz çok güzel günler geçirdik ve artık kendimi kendi evimdeymişim gibi hissetmeye başladım. Ama yakında okullar açılacaktı ve herşey bambaşka olucaktı. 

Okul'un ilk gününde kahvaltımızı yaptık, ve ben ise salonda Meltem'in hazır olmasını bekliyordum. 

Meltem ikiz abisi Çağrı'ya pek benzemez, hatta bana daha çok benziyor aslında. Benim gibi kara saçlı, kara gözlü ve esmer. Başka kızlar gibi süslenmezdi, sadeliği ve doğal olmayı tercih ediyordu. Bazen biraz hırçın olabiliyordu, ama bunu her zaman sevdiklerini korumak için yapar, bildiğimiz cana yakın. Bende pek sevmezdim abartılı süsleri veya kutlamaları, her daim sadelikten yanayım. İkimizde sakin bir yaşamı tercih ederdik. Çağrı ise bize benzemezdi, aktif ve popüler olmayı seviyordu, ehh konu kızlara gelince, kendisi biraz çapkın desem yeridir. Kendisinin kahverengi ve kumral karışımı saçları ve yeşil gözleri var, tıpkı kendi kardeşim Derin Su gibi, garip bir tesadüf olmuş. Damla ise sarışın ve ela gözlü çok şirin ve abisi gibi çok aktif bir kızdı. Sürekli gülümseyen bir yüzü vardır. Damla ve kardeşim Derin Su çok iyi geçiniyorlar, yaz tatilinde buluşunca onları kimse ayıramaz. Derin Su benim çok kıymetli kardeşimdir, aramızda bir buçuk yaş var bundan dolayı çok yakın ve arkadaş gibi büyüdük. Ne zaman bir derdimiz olsa bunu birbirimize anlatırız. Dediğim gibi, dış görünüşü Çağrı'ya benziyor, kumral saçları ve yeşil gözleri var. Abim Kuzey'in gözleri ise mavi ve saçları siyah. Ona çok düşkünüm, bana herşeyle yardımcım olur. Aramızda dört yaş olmasına rağmen çok iyi geçiniyoruz. Oda lisenin son senesine başlıyor, İzmirde okuyor liseyi. Birde en küçük kardeşimiz Gökdeniz var. Gökdeniz abimize çok benziyor, o da siyah saçlı ve mavi gözlü. Kendisi tam bir futbol delisi, onu sürekli sahada antrenman yaparken bulabilirsin, olmadı sokakta arkadaşlarıyla maç yapıyordur. Benim kardeşlerime hiç benzemiyor olmam hep tuhafıma gitmiştir, ama hepsini birer birer çok seviyorum, ve onlardan uzak kalmak kolay olmayacak. Neyse ki Çağrı ve Meltem en iyi dostlarımdır. 

Adı AdaWhere stories live. Discover now