^.^

59 4 2
                                        


Dersin bitmesiyle kapıya yöneldiler. Bugünlük bittiği için şükürlerini sundular. Ne yani eğlenceli falan geçmiyordu okul sadece ilk senelerinde sözel dersler terimler ve sabundan diş varken eğlenmişlerdi ama sonrasında asistanlık, gerçek hastalarla uğraşmak ve dişçiden korkan koca koca adamlar girince işin içine tabi iş can sıkıcı bir boyuta ulaşmıştı şimdi tek istekleri sınavlarından iyi puanlarla geçip üniversitenin fakültesinde çalışabilmek para biriktirmek ve birlikte klinik açmaktı.

Böyle zamanlarda Nazi'ye özenmeden edemiyorlardı çoktan stajına başlamıştı ve havalı doktor önlüğüyle bir o yana bir bu yana koştururken dışarıdan bakan ona stajyer değil de uzman cerrah derdi. Nazi ise görüntüsünün hakkını vermek adına cerrah olma yolunda ilerliyordu henüz bölümünü seçmemiş olsada sınavdan sonra kalp cerrahisine yöneleceğini tahmin ediyorlardı.

Aslında lisedeyken psikiyatri istediğini söylerdi ama işler hastane ortamına alışıp korkusunu yendiğinde değişti ilginç bir şekilde hastaneye gideceği zaman yolda terleyip titremeye başlayan, sırf gitmemek için buzdolabından yeğeninin ilacını içip kimseye hasta olduğunu çaktırmayan Nazi artık saatlerce hastanede koşuşturuyordu. Dikiş atıp nöbet tutuyor, hasta bakıyor, hastaneden korkan çocukları ikna ediyordu. En inanılmazı da buydu belki de.

Betül ise onlara göre daha farklı bir dünyada yaşıyordu. Ankara üniversitesi beslenme ve diyetetiğe gitmişti Annesi ve babası her ne kadar puanının yüksek olduğunu başka yerleri tercih etmesi gerektiğini söyleseler de Betül dik kafalılığından ödün vermemiş ve hayallerinden vazgeçmeyeceğini söylemişti.

Şimdi Nazife ve Betül Ankara üniversitesinde Aslı ve Saniye ise Hacettepe de olsalar da Betül hayallerini gerçekleştirmek adına -ki bu hayaller kampüsteki çimenlerde oturup kahve içmeyi içeriyordu.- Nazi'yi de sürükleyip Aslıgilin okuluna geliyordu.

"Bet geliyormuş bugün alışverişe gideceğiz hatırlıyorsun değil mi?" Aslı kafasını sallayarak onayladı tembellikleri tutarsa alışveriş yine yatacaktı ve akşam noddle yiyeceklerdi zaten sınav dönemlerinde kimse yemek yapmaya rıza göstermediğinden bünyeleri alışmıştı ve kimse bunu sorun etmiyordu özellikle mutfaktaki dolap ağzına kadar nudo ile doluyken.

Betül ile alışveriş merkezinde buluşmaya karar verip oraya yöneldiler zaten evlerine yakındı aslında okul da evlerine oldukça yakındı bu konuda tembelliklerini konuşturup ev ve okul dışında sadece civardaki kitapçı, market ve manavlara gidip fazla açılmıyorlardı. geri kalanları ise okulu onlara göre daha uzak olan zavallı Betül'e kitliyorlardı.

Saniye elini cips reyonuna uzattığında elindeki ince sızıyla ufak bir çığlık bıraktı. Betül'ün kaşlarını çatmış görüntüsüne karşı zoraki tebessüm etmeye çalıştı. "O kadar kiloyu boşu boşuna mı verdik? Abur cubur yok herkes kilosunu koruyacak." Aslı ve Saniye sadece kafalarını usulca sallayabildiler. Bu kız söz konusu sağlık ve kilo vermek olunca canavar kesiliyordu gerçekten. Diğerleri ise bitirme tezini onların üstünde denememesini ummaktan başka bir şey yapamıyorlardı.

Market arabaları sebzelerle dolarken ikisi de itiraz etmiyordu zaten sebze yemeklerini oldukça seviyorlardı. Saniye gözüne takılan patlıcanları arabaya atarken şımarıkça söyledi. "Aslış patlıcan yemeğinden yapar mısın? Özledim." Tabi Elif de onca geçen zamana rağmen hala kıyamıyordu hiçbirine. Mecbur onayladı.

"Nazi'nin sucuğunu alın yaşamak istiyorsanız." Betül bakışmalarını bozup Aslı'yı ittirdi. Ardından Saniye'yi de soğutucuya yönlendirdi yoğurt almasını söyleyerek. Alışverişteyken olgun ruhu ortaya çıkıyordu gerçekten, onlar ortada yokken arabaya birkaç çikolata attı. Ne! herkesin sırları vardır.

Eve ulaştıklarında Saniye elindeki poşetleri koridora fırlatıp arkasından bağıran Elif'i bile umursamadan kendini salondaki kanepeye attı. Nazi daha gelmemişti. 'Gerçekten çok çalışıyor.' Diye düşündü Saniye ama üzülmedi çünkü hepsinin karşılığını gelecekte misliyle alacağına emindi.

Aslı da gelip sanki boş koltuk yokmuş gibi kendini Saniye'nin üstüne bıraktı Saniye ezildiğine dair bir inildeme bıraksa da diğeri ciddiye almadı Saniye'nin son canlı anılarında onların olduğu kanepeye koşan Betül "Altta kalanın canı çıksın diye bağırıyordu." Ardından kapıdan giren Nazi de eğlenceye ortak olmaya karar vermiş olmalı ki atlayışa geçen Betül'ün üstüne atladı. Ve kanepeden gelen çıtırtılar... gerisi karanlık.

Üç SilahşörlerStories to obsess over. Discover now