Görüldü....

11 1 0
                                        

Medyayı başlatıp öyle okumaya başlayın pliz...

Elime tabancayı almış göz yaşları içindeydim.

Evet, intihar edecektim.

Sevmeyen birini sevmek...gerçekten çok zordu....

Buna daha ruhum dayanmıyorken küçücük yumruğum kadar kalbim nasıl dayanabilirdi...

Yaşamak istemiyordum artık.

Her şey için çok geç olmuştu zaten.

Sevmiyordu...
Sevmeyecekti...
Sevilmeyecektim...

Tek taraflı aşk bu kadar koymamalıydı bana.

Daha 17 yaşındaydım...

Neden beni seçmişti bu zalim hayat...
Neden...

Neydi benim hatam?
Ah, evet...
Sevmek...
Çok sevmek...
Ölümüne sevmek...
Fenerbahçe kadar sevmek...
Ailem kadar sevmek...

Ama sevilmemek...

Fazla küçük değil miydim bunları çekmek için...

Elime telefonu alıp son mesajımı çektim...

"Benden fazla kimse seni sevmeyecekti. Ve sen 3dk içinde o seni ölümüne seven kişiyi kaybedeceksin. Çünkü seni ölümüne sevdi. Şimdi de ölüyor. Kendine iyi bak. Cenazeme de katılmak zorunda değilsin.
Seni hala seviyorum..."

Cidden bunu hak etmemiştim.

Yaklaşık on saniye sonra her zamanki gibi görüldü...
Görüldü ama cevap nerde???

Yine yazmadı.
Her zaman yaptığı gibi...

Birikmiş sevgi cümlelerim de hala bekliyordu...
Bi cevap...
Bir karşılık...
Ama...yok...

Kapıdan gelen sesle irkildim ve silahı hemen yorganın altına koyup gözlerimi kollarınla sildim.

"Gelebilir miyim?"

Derin bir nefes alıp içeriye girmesine izin verdim.
Annem önce bana uzun uzun baktıktan sonra yanıma gelip oturdu.

"Açelya. Kızım. Güzel kızım. Senle biraz konuşmam lazım. Artık bir işe başlayacağım. Babandan kalan miras tükenmek üzere. Ne kadar kısıtlamalar yapsak da artık yetmiyor. Size doğru düzgün bir şey alamıyorum. Kardeşinin tedavisi için para lazım ve bizim hiç paramız yok. Ekmek alacak paramız da yok. Mecburen yarın sabah işe başlayacağım. Tamam mı yavrum? Derslerinde çok çalış. Oku. Tamam mı yavrum. Hadi iyi geceler..."

Saçlarımı biraz daha okşayıp kalktı ve sessizce kapıyı kapatıp gitti.

Babam geçen yıl kanser nedeniyle ölmüştü ve biz elimizde olan bütün parayı babamın kanser tedavisiyle ilaç paralarına vermiştik.

Kirada oturuyorduk ve eşyalarımız çok az, eskiydiler.

Annem 60 yaşına dayanmasına rağmen beni okutmaya çalışıyordu.
Kardeşim Cüneyt ise Akdeniz Anemisi olduğundan tedaviye ihtiyacı vardı.

Telefonu çıkartıp bir şey yazmış mı diye baktım.
Sadece görüldü yazıyordu.
Her zamanki gibi...
Ben bunu hak etmemeiştim...

Telefonu yastığımın yanına koyup tabancayı da yatağımın altına attıktan sonra sessizce yatağa girip göz yaşları içinde gözlerimi kapattım.

_____________________

Beğendiniz mi?
Lütfen yorum.
Lütfen.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 21, 2016 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Küçük Bir Hayat...Stories to obsess over. Discover now