ARJİN

132 15 8
                                        

Saat gecenin üçüydü, uykunun en taze yeri insan dalip gittiği uykunun derinliklerine ve o uykunun hiç bozulmaması.
"Sabaha kadar uyumak" Bu Arjin için aynı durum değildi gecenin onu neler beklediğini bilmiyordu.

Şimşeklerin çakmasıyla,Arjin uykudan aniden irkildi;heryer zifiri karanlıktı, göz gözü görmüyordu adeta. Odanin duvarları şimşeklerin çakmasıyla ürkütücu ışık saçıyordu.

Arjin, korku dolu gözlerle sadece etrafa bakıyordu. Işıgın yansmasıyla odada gölgeler gidip geliyordu. Yavaşça yataktan çıkp pencereye doğru gitti ve perdeyi araladı. Dışarda sert bir rüzgar, yağmur bardaktan boşalircasına yağıyordu, ağaçlar bir o yana bir buyana salanyordu.

Şimşeklerin çakmasından korkan Arjin yatağına hemen döndü, içindeki korku hala devam ediyordu,korkuyu yenmek için gözlerini kapatip güzel şeyler düşünmeye başladı. Gözlerini kapatı derken aşağıda patırtı sesi geldi...
Korkusunu birazda olsa yenen Arjin bu sefer katbekat yükseldi. Telefonunu alıp aşağıya inmeye başladı her bir adımı tüyler ürpeticiydi, içindeki korku çığlıkları durmuyordu mutfağa indiğinde yerler cam parcalarıyla parıldyordu; o an korku çığlıkları dışarya çıktı evin içinde yanklandı. Saat 00.03 kimse duyamazdı.

Pencere krılmıştı,rüzgardanmıydı yoksa birimı kırmıştı..?

UÇURUMUN DİBİStories to obsess over. Discover now