Yazıyorum işte baba, aldım elime kalemimi; çoktan ruhuma yer etmiş acı ile yazıyorum sana, gözyaşlarımla beraber.
Ah be adam, sen bu hayatta benzemek istediğimdin, olmak istediğim kişiydin. Küçücükken baktığım pencereden, sen yüceydin be adam!
Çok kanattın beni.
Ben büyüdüm, sen bunu göremedin. Ben sevdim, sen bunu istemedin. Sen galiba benim büyümemi istemedin, ama büyüdüm be baba!
Yapma dersin çocuğa bir hatasını görünce, sana inat yinelemez mi o hatayı babası? Yineler işte.
Yineledim baba.
Sen beni kısıtladın be adam. Hata yapmayayım diye bulduğun çare, bana bedel oldu be adam!
Özgürlüğümü aldın baba.
Sırf daha iyi hissetmek için kestirdim saçlarımı kısacık, sırf daha özgür hissetmek için. Ruhumu erkek yaptım baba, kafesimi daha kolay kırabilmek için.
Yadırgadın beni baba.
Beni, olmamı istediğin kişi gibi olmadığım için yadırgadın be adam. Sırf farklı olduğum için, yaraladın beni be adam!
Kanıyorum baba.
Oluk oluk kanıyorum hem de. Kalbim kanıyor, ruhum kanıyor. Zaman nelere merhem, ama bana değil be baba. Kabuk bağlamıyor kanayan yerlerim, çok kanıyor baba.
Yoruldum baba.
Değişmeyeceğimi anlayıp, bir gün beni olduğum şekilde sevip, kabullenmeni beklemekten yoruldum. Umut etmekten yoruldum, dizlerim ağırdı beklemekten çok yoruldum.
Yalnızım baba.
Bir başıma kalmışım, yalnızım. Sevgiye muhtaç, aç ve susuz kalmış, yalnızım. Yalnızlığımı anlatmakta kelimeler kifayetsiz, sen yoksun ki yanımda, hepsi lâl.
Ve şimdi baba,
Ölüyorum ben baba.
Sevgi nedir bilmeden, aşk nedir tatmadan, müzik nedir dinlemeden, resim nedir çizmeden, ölüyorum ben. Mahkum oldum kafesime, muhtaç kaldım kendime.
Kalan tek bir umut parçası bile yok, baktım her yere baba,
Yok.
Ve ben ölüyorum.
KAMU SEDANG MEMBACA
Ölüyorum Baba
Cerita PendekSana ithafen yazıyorum bu sefer baba. Kalemimden dökülen her bir kelime, gözlerimden akan yaştır, kalbimdeki o tarifsiz acıdır.
