(Multide Nihal yılmaz ve ceyhun korkmaz var.)
Omzuma atılan kolla yerimde sıçradım.Kolunu omzuma atan kişi Rüzgardı yanında ise Toprak vardı.Rüzgar ve Toprak kardeşti,Rüzgar on sekiz yaşında bizden bir yaş büyük Toprak ise on yedi yaşındaydı,benimle yaşıttı.İkiside benim en yakın arkadaşılarımdı.Rüzgar asi tavırlı deli bir çocuktu,Toprak ise kendi halinde eğlenceli bir çocuktu.Zıt kutuplardı ve pek iyi anlaştıkları söylenemezdi."Nerdesiniz oğlum ağaç ettiniz beni?"Rüzgar rahat tavırlarla"geldik işte kanka,kızlar nerede?"diye soru yöneltince"gelirler şimdi."dedim tebessüm ederek.Tam yirmi saniye sonra Duru ve Sena yanımıza geldi.Duru tam bir çatlaktı onunla vakit geçirmek beni çok eğlendirirdi.Sena ise çok tatlı ve güvenilir bir kızdır.Onlardan gizlim saklım yoktur onlarında benden.Bir bakıma kardeş gibiydik onlarla.aramızda sadece Rüzgar bizden bir yaş büyüktü diğerleriyle aynı yaştaydık.Ve
Bana gelirsek cana yakın bir kızım,beni tanıyan herkes deli olduğumu söyler cesur ve biraz korkusuz bir kızım çoğu kişi kafa dengi olduğumuda söyler.özgüvenim yüksek ama birazda utangaç bir kızım birde biraz kavgacı bir kızım.e her gülün bir dikeni olur.Tam bir saat klasik bol kahkahalı bir sohbetin ardında"hadi gidelim yarış pistine ilk ben yarışacağım sizde izlemek için en iyi yeri bulun."şuanda bir Rüzgar klasiği olan araba yarışındaydık büyük bir alanı kapatıp eğlenceli bir parti havasında olurdu genelde ve akşam saatlerinde başlar gece geç saatlere kadar sürerdi.Rüzgarın ve çevresinin tanıdıkları çoğunlukla bizim yaşımızda gençler gelirdi yarışa ve şu anda burada en fazla altmış kişi falan vardı."bu arada Nihal yarışı sen başlatıcaksın"dediğinde başımı onaylarca salladım.bizimkiler seyircilerin olduğu yere doğru gittmeye başladılar Rüzgar ile ben ise yarış pistinin olduğu yere doğru ilerliyorduk"kiminle yarışacaksın?"diye sordugumda"ceyhun diye bir çocukla daha önce hiç yarışmadım onla ama iyi olduğunu söylüyorlar tabii benim kadar değil"dedi sırıtarak "umarım yüzün kara çıkmaz yakışıklım."dedim kıkırdayarak.Rüzgar gerçekten yakışıklı bir çocuktu ve ben ona arada böyle hitap ediyordum.söylediğim karşısında"umarım güzelim."dedi sırıtarak.yaris pistine vardığımızda yanyana duran kırmızı bir ferrari ve siyah bir porsche vardı.siyah porschenin sahibi Rüzgardı ve sanırım kırmızı ferrari de ceyhun denen henüz tanımadığım ve görmediğim çocuğundu.Rüzgar bana göz kırpıp arabasının yanına gidip bir grupla arabalar hakkında konuşmaya başladı bende iki arabanın arasına geçmiştim bütün gözler arabaların ve benim üzerimdeydi ama hala o Ceyhun denen çocuk gelmemişti. herkes onu bekliyordu.Ortalıkta ıslıklar öterken ve soğuk rüzgarlar eserken rekabetin kokusunu aldım.arkamı dönüp baktığımda kalabalık bir grubun en önünde havalı bir şekilde ağır ağır gelen kumral çocuk saçlarını bir eliyle havaya kaldırdı çocuğun Ceyhun olduğunu anladım ve O an onu incelemeye başladım biçimli ve güzel yüzü vardı,baharat tenli,zayıf bir çocuktu ifadesiz bir suratla grubuyla beraber Rüzgarın yanına gidiyordu."ee yenilgiye hazırmısın?"diye kışkırtıcı bir cümle kurdu Rüzgar,Ceyhun ona ifadesiz suratıyla gözlerini kısarak bakıyordu,hiçbir şey söylemeden yanında Rüzgara sert bir şekilde omuz atıp gitti.Ooo soğuk rüzgarlar esiyordu,en sevdiğim.yanımdan geçerken bana ifadesiz suratıyla yan yan baktı,bende ona baktım tabii.İkiside arabasına yerleştiğinde bende iki arabanın arasına girip bacaklarımı omuz genişliğinde açtıkta sonra bir elimi belime koydum elime aldığım mendil iki kere havada salladığım sırada iki arabada gaz veriyordu.Mendili yere attığım sırada hızla çıkış yaptılar.Bir süre eşit gittikten sonra Ceyhun denen çoçuğun Rüzgarın arabasını sıkıştırmaya çalıştığım gördüm ve bir süre sonra zaten gözden kayboldular.Dakikalar sonra bağırış sesleri duyduğumuzda Toprak,Duru,Sena ve benim koşmaya başlamamız bir oldu uzun bir süre koştuktan sonra finish çizgisine geldimizde Rüzgar ve Ceyhunun kafa kafaya verip yakalarını tuttuğunu gördük.finish çizgisinin orada bekleyen Rüzgarın ve Ceyhunun tayfasının onları ayırmaya çalıştığını gördük."ulan yenilgiyi hazmedemiyorsan niye yarış yapıyorsun gerizekalı?"diye öfkeyle bağırdı Ceyhun.Bir dakika Rüzgar yenildimi?oha.İçimden'ulan mal Rüzgar ömründe yenilgiyemi uğradı ki hazmedemediğini bilsin'diyesim geldi ama diyemedim,Cesur biriydim ama aptal değildim cesurluk ve aptallık arasında ince bir çizgi vardır.Araya giren Toprak Rüzgarla Ceyhunu ayırdı."kendinize gelin bu yarışları eğlence için yapıyoruz kavga edip huzursuzluk çıkaracak olan varsa şimdi burayı terk ettsin."diye bağırarak konuştuğunda herkes onu duydu ve onayladı.Dediğim gibi parti havasında olurdu bizim yarışlarımız ve biz şuanda kokteyıl bölümüne gidiyorduk.Rüzgar hala burnundan solurken"sakin ol yakışıklım."dedim sırıtarak.sakin olmaya özen göstererek"sakinim kanka."dedi.Şu kanka lafını hiç sevmezdim ama arada kullanırdık.Hepimiz birer içecek alıp bir masaya oturduk çoğunluk dans ederken bizim tayfa yani Rüzgar,Duru,Sena,Toprak ve ben sohbet ediyorduk.O sırada etrafta gözümü gezdirirken gözüme ceyhun takıldı bana bakıyordu.Dediğim gibi Rüzgarla çok samimiydik ve otururkende kolunu omzuma atmıştı bende başımı omzuna koymuştum.Ceyhun bir bana bir Rüzgara bakıyordu ama çoğunlukla bana bakıyordu fakat pek iyimser bakmıyordu,sinir bozucu bir bakış vardı.
(Multide ceyhun ve bakışları var:))
Bende ona anlam veremeyen bakışlar attıktan sonra önüme döndüm ama o hala bana bakıyordu.Bir iki saat sonra parti-yarış artık herneyse bitti ve evlere dağılmaya başladık,O bir iki saat boyunca Ceyhunla ara ara göz göze gelmiştik."ben kızları eve bırakıcam benlemi gelirsin yoksa Rüzgarlarlamı?"diye sorunca Toprak"aslında ben eve yürüyerek gidecegim."dedim."saçmala kızım seni bu saatte eve yanlız başına göndericeğimimi sanıyorsun?"dedi Rüzgar."abartama istersen yürüyceğim ben nokta, uzatmayın."dedim."iyi sen bilirsin başına bir şey gelirse sorumluluğu bizde değil bilesin."dedi Rüzgar onu kafamla Onayladım sonra onlarla vedalaşıp hep birlikte ayrildik.Yolda tek yürümek bana iyi geliyordu düşünüyordum ve yüzümü kırbaçlayan rüzgar hoşuma gidiyordu.bir kaç dakika yürüdükten sonra yanımda aniden duran kırmızı ferrariyi görünce gozlerimi büyüttüm."Napıyorsun gecenin bu saatinde tek başına yolda?"diye sordu Ceyhun düşünceli bir edayla."Yürüyorum."dedim gayet normal bir şekilde."saçmalama seni burda bırakamam tamam seni tanımıyor olabilir ama içim rahat ettmez gel seni evine bırakayım."dediginde hem söylediginin doğru olduğunu yani başıma bir şey gelme ihtimalinin yüksek olduğunu hemde Ceyhunla tanışmak için harika bir fırsat olduğunu düşünüp kabul ettim.Arabanın önünde dolanıp arabaya bindiğimde memnuniyetle gülümsedi Ceyhun.Arabayı sürmeye başladığında ilk bir dakika konuşmadık ve sessizliği bozan Ceyhun oldu"adın ne?"diye sordu gözünü yoldan ayirmadan."Nihal-Nihal Yılmaz."dedim"senin?"bildiğim halde bunu sordum,evet.Muhabbet ettmeye çalısıyordum."Ceyhun-Ceyhun Yılmaz"dedi aynı benim gibi."kaç yaşındasın?"dedim.Muhabbet ettme amacıyla "onsekiz,sen?"dedi yine gözlerini yoldan ayırmadan."onyedi."dedim içten bir gülümseme eşliğinde Ceyhuna evimi tarif ettim ve sadece on-on beş dakika içinde evime vardım."Tesekur ederim,çok sağol."dedim gülümseyerek"Rica ederim.Tanıştığımız memnun oldum umarım devamı gelir Nihal."dedi gözlerimin içine bakarak."umarım gelir Ceyhun."dedim ve arabadan inip evime girdim
Merhaba arkadaşlar.hikaye ile ilgili görüş veönerilerinizi bana yorum olarak belirtebilirsiniz.Hepinizden bekliyorum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ATEŞLE BARUT
Teen FictionBirbirini tamamlayan ama bir o kadarda zıt iki kutup olan Ateşle Barut, Onların ateşleri en çok onları yakacak! Yanacağını bile bile ateşe atlamak istermi insan?
