Multi: Derin Mavi Denker
●●●
Alarmın sesiyle uyandım. Kalkıp banyoya gittim. Ve okul için hazırla...Tamam bu kadar hayal kurmak yeter. Alarmın o iğrenç sesiyle uyandığım doğrudur. Ama bu lanet günde (evet okulun ilk günü) o lanet okul için hazırlanmaya o kadarda hevesli olduğum söylenemez. İsteksiz bir şekilde yatakta doğruldum alarma küfrederek kapattım ve sıcacık yatağımı terkedip kısa bir duş aldıktan sonra okulun beğendiğim formalarını giymeye koyuldum. Birkaç şeyden sonra hazırdım. Oldukça keyifsiz bir şekilde aşağıya indim. "Günaydın anne" dedim masaya kurulurken "Günaydın kızım bu suratı neye borçluyuz." "Acaba?"dedim göz devirirken o sırada dışarıdan bir korna sesi geldi. "Ben çıkıyorum anne" deyip kapıyı açtım. "Kahvaltı?"
"Okulda yerim bişeyler." Deyip dışarı çıktım tamda tahmin ettiğim gibi o gelmişti. Rüzgar Erbay... Sevgilim olur kendisi. Koşarak boynuna sarıldım karşılık olarak boynumdan öpünce gülümsedim. Tatilden erken döndüğüm için bir haftadır görüşemiyoduk borumu?
Kollarından ayrıldığımda "Özledim." Deyip dudaklarıma küçük bir buse kondurdu. Ayrılıp "Bende" dedikten sonra arabaya bindim. O da arabaya bindikten sonra yola koyulduk. Neredeyse 6 aydır beraberdik mutluydum yani eğer mutluluk dedikleri buysa.
Rüzgar,sanırım kötü çocuk dediğimiz kişilerden ve bu nedenle bizi dışarıdan görenler bu çocuğun Derinle ne işi olur diyor genelde...
Düşüncelerimden sıyrılıp "Benden sonra tatilin nasıldı?"dedim. Birden sorunca afalladı.
"Biliyosun senden sonra çok kalmadım Avşa'da çocuklar çağırdı geri dönmek zorunda kaldım. Babanın durumu nasıl?"diye sorunca
"Zaten önemli bir şeyi yoktu sadece tansiyonu düştüğü için hastaneye kaldırmışlar"diye cevapladım. Sessizlik oldu zaten çok fazla mesafe olmadığı için de okula ulaşmıştık. Eveet Özsoy Lisesi dillerde dolaşan namıdiğer belalı lise öğrencilere laf geçiremeyen idare sadece kıyafet kuralı koyabildi ve çoğu öğrenci bundan rahatsız değil benim gibi...
Araba durduğunda dışarı çıktım. Biraz ileride beni bekleyen Rüzgar'ın elini tuttum ve yürümeye başladık. Okulun geneline baktığımda bölünmüş 5-6 kişilik gruplar vardı. Şüphesiz en tehlikelileri Rüzgar ve Alaz'ın çeteleriydi. En çok birbirine zararı olan bu çetelerin alıp veremediklerini hala kimse bilmiyordu. İstesem öğrenebileceğim halde merak etmiyordum yani kendimi o işlere bulaştırmak istemiyordum.
Gruplar demişken Rüzgar'ın grubunun benimsediği banka doğru yürüdük. Selamlaşıp banka oturduk. Rüzgar "Geldiler mi?" deyince Kaan etrafı bi kez daha kolaçan ettikten sonra "Yok abi bu arada o iş tamamlandı." Rüzgar başıyla tamam dedikten sonra önüne döndü derken bahçeye giren grubu farkettim bize doğru mu geliyorlardı? Kaşlarımı çattım işte bu iyiye işaret değildi çünkü bu sahneden sonra genelde olay çıkıyordu. Alazlar tam önümüzde durunca Rüzgar ayağa kalktı."Ne istiyorsun Koran?"
"Sakin ol Erbay sadece sürtüklerini haftalık olarak mı kullanmaya başladın diyecektim." Deyip sırıttı. Kaşlarımı çattım. Ne demeye çalışıyordu? Her neyse belliki Rüzgar'ı sinirlendirmişti. Ve içimden bir his bu işin benle ilgisi olduğunu söylüyordu ki Alaz'ın küçümseyici bakışları bunu destekliyordu. Tüm bu olanları anlamak için düşünürken Rüzgar"Ne diyosun lan sen?" deyip Alaz'ın üstüne yürümeye başlayınca Alaz"İşte orada dur Erbay ne dediğimi ikimizde gayet iyi biliyoruz." dedi işte bu bardağı taşıran son damla oldu ve Rüzgar Alaz'a yumruk atmaya kalkışınca Rüzgar'ın sıktığı elini tuttum. En azından okulun ilk günü buna izin veremezdim.
"Rüzgar yapma!" Yutkundum"Lütfen Rüzgar !" sıktığı elini gevşetti ve Alaz'a bakıp "Bu burada bitmedi Koran"deyip arabaya doğru yürüdü. Alaz arkasından "Ben her zaman burdayım Erbay" deyip onlarda yanımızdan ayrıldı ve ben Rüzgar arabaya binmeden koşarak ona yetiştim. "Nereye Rüzgar?" Sesimi duyunca durdu. Devam ettim"Alaz ne demek istedi? Neyi biliyorsun? Bir şey söylesene!" diyerek sesimi yükselttim. Bana döndü ve o da benim gibi bağırarak "Derin şimdi değil!" dedi ve arabaya binip gitti.
Bende daha fazla orada beklemek istemediğim için arkamı döndüm ama ilerleyemeden adımın seslenildiğini duydum tekrar arkamı döndüm. Evrendi. Birkaç adımda yanıma geldiğinde ona sıkıca sarıldım. Evren benim en eski ve sadık dostum, çocukluk arkadaşımdı ve güvendiğim nadir insanlardan biriydi. Haliyle her şeyimi noktası noktasına biliyordu.
"Noldu bu gün biraz suratsızsın?" Diye sordu.
"Yine aynı şeyler işte boşver."deyip gülümsedim. "Bu sefer ki tartışmaları senide bozmuş sanırım"deyip gözlerimin içine baktı."Olay değilde konusu bozdu. Alaz'ın dediklerine kafam takıldı."dedikten sonra Alaz'a baktım buraya bakıyordu. Evren "Ne dedi?"deyip yürümeye başlayınca onu takip ettim çünkü dersin başlamasına az kalmıştı "Sürtüklerini haftalık mı kullanıyorsun artık dedi."dedikten sonra Evren'e baktım kaşlarını çattı. "Nasıl yani anlamadım"
"Bende anlamadım. Sen devam et benim çantamı almam gerekiyor yetişirim sana." Evren beni başıyla onayladıktan sonra tartışma sırasında banka bıraktığım çantamı almak için hızlı adımlarla oraya yöneldim ve aynı şekilde Evren'i takip ettim sınıfa girmeden yakaladığımda "Hızından dolayı seni
tebrik ederim" deyip gülünce bende güldüm. Ne var yani bana göre gayet hızlıydı adımlarım. Sınıfa girdik ve duvar tarafındaki sıraların en arkasına oturdum. O sırada zil çaldı önümde Kaan ve Bora oturuyordu. Ve yanımda yakın arkadaşlarım Hazalla Beste oturuyordu Meyrada vardı fakat o Evrenle onların önündelerdi ki gelmemişlerdi derken kapıda gözüken Hazal ve Besteyle kocaman gülümsedim. Arkadaşlarım diye demiyorum çok taşlardı fakat şu sıralar yalnızları oynuyorlardı. Bana sarılıp sıralarına oturunca "Günaydın" diyerek sırama oturup onlara döndüm. "Günaydın bebek Rüzgar yok mu?"dedi Meyra her zamanki neşesiyle "Sabah tartıştılar yine Alazlarla sonrada çekip gitti" dedim Meyra"Senin moralin neden bozuk alışamadın mı hala bu kavgalara?" diye soru o sırada Beste girdi içeri ve "Günaydın" diyerek cıvıldadı. Kısa günaydın faslından sonra Meyra "Gel gel yine olay çıkmış sabah Derin'de onu anlatıyordu" deyince Beste hemen oturup dikkat kesildi. "Ya ondan değil Alaz'ın dediğine kafam takıldı."diyerek Meyra'nın sorusunu cevapladım. Geldiğinden beri konuşmayan hatta beni dinlediğinden bile bihaber olduğum Hazal "Ne dediki Alaz?"deyince "Sabah yanımıza gelip sürtüklerini haftalık olarak mı kullanmaya başladın dedi Rüzgar aniden sinirlendi ve üzerine yürüdü Alaz'ın. İlk günden kavga etmesinler diye tuttum Rüzgar'ı daha sonra Rüzgar sonra görüşeceğiz gibi bir şey deyip arabasına doğru yürüdü. Durdurup sordum ne demek istiyor diye ama şimdi değil dedi ve gitti." Hazal bir an tedirgin oldu ama sonra toparlanıp önüne döndü. Beste "Ohaa yine bir işler dönüyor desenize."deyip kıkırdadı. "Çıkar kokusu yakında" deyip önüme döndüm o yüzden sırada hocada girdi ve birkaç şey söyledi "Serbestsiniz."dediğinde sınıfta bir gürültü koptu. Herkes kendi arasında konuşurken bizimkilere döndüm o sırada kapı gürültüyle açıldı ve içeri Alaz ve çetesi girdi. Rüzgar ve Alaz'ın aynı sınıfta olmasıda cabasıydı zaten neyse giren gruba odaklandım ve grubun en önünde ilerleyen Alaz'a baktım. Alaz'ın gözleri kısa bir an bende durdu ardından Hazal'a bakıp sırıttı. Buda neydi şimdi?
●●●
Selaaaam! Umarım kitabımı beğenirsiniz.
YOU ARE READING
MAVİ.
Teen FictionHarika bir hayat... Harika bir ilişki... Ve arkadaş ihanetiyle mahvolan bir düzen... Tüm bunları yaşayan Derin Mavi'nin intikamıyla doğan aşk...
