Gelincik çiçeği muazzam güzelliktedir ama ufacık bir esintide yok olur gider. Sorunlarla başa çıkmak sadece akıllı insanların işidir, diğerleri genelde sadece dua eder ya da şans diler. Bu söylediklerim doğru ya da yanlış önemli olan senin bunlar hakkında ne düşündüğündür. Unutma insan düşünerek var olur.
Kitapta yazan cümleleri teker teker ezberlemiştim. Bir kitap insanın hayatını nasıl etkiler? Bu senin o kitaptan neler aldığına bağlıdır. Ben bu okuduğum kitaptan çok olumlu etki almıştım ama Harold son derece tiksinç bakışlarla kitap hakkında kötü laflar ederek okumayı bırakmıştı, bana dediği tek şey " dünya güzel bir yer değil" olmuştu.
Son olan olaylarla beraber Harold çok kötü duruma gelmişti. Tam iyileştim derken bu sefer psikolojik bir hastalığa tutulmuştu. Kanser kaçınılmaz değildir ama Harold için kötü sonla bitmiş sayılırdı. Kanserin bir iyi bir kötü sonu var gibi gelebilir, sorunda orda sonsuz iyi ve kötü sonları vardır. Hayatta seni etkilemeyen bir şey varmı? Küçükken izlediğin bir film bile senin geleceğine etki ederken bu hastalığın etki etmemesi olanaksız.
Harold kanseri yenmişti bu savaştan galip çıkmıştı ama şizofreni denilen bir hastalığa maruz kalmıştı ki bu hastalıktan sonra çok değişmişti. Arkadaşım şizofreninin sadece gerçek acılardan dolayı olduğunu söylemişti. Harold'un psikoloğuda buna benzer birşey dile getirmişti. Onu her ne olursa olsun çok seviyorum. Saçları döküldüğü zamanda onu sevmiştim, elleri titrediği zamanda, en savunmasız vaktindede ona aşık olmuştum, onun iyileşmesi için elimden geleni yapmıştım.
Harold son günlerde şizofreni krizlerinden dolayı iyice huysuzlanmıştı, o kadar kötü durumdaydı ki artık hayal ile gerçeği ayırt edemez haldende öte bir haldeydi. Kendi kafasında kurmuş dünyasında mutluydu, ama o hayat bir hayaldi önemli olan gerçeklerdi. Aç susuz yaşıyordu günde bir yudum su ve bir parça ekmek yedikten sonra odasına giriyor ve çıkmıyordu. Bizler onun tabiriyle uzaylıydık ve amacımız onun beynini ele geçirmekti. Beyin ne muazzam bir şey ki kendi içinde farklı dünyalar oluşturabiliyordu ama onu özgür iradesiyle kullanabilen varmıydı ki?
O kaybolduğunda 18 yaşındaydı doğum gününü kutladıktan sonra birden ortadan kaybolmuştu. Sadece bir anlığına yanından ayrılmıştım, geçmiş aklıma gelmişti okuldaki yıllarımız, birbirimize vurulduğumuz an. Kaderimizin ağaç kökü gibi belki yıldırım veya insan damarları gibi şekillenen yollarından çok hızlı bir şekilde geçtiğimiz an. Aşık olduğumuz an bizim hayatımızın dönüm noktasıydı. Harold'ı aramadığımız yer kalmamıştı saat gecenin yarısı ve benim aklımda o ve geçmişimiz. İlk çıktığımız gün, lunaparktaydık ve ikimizinde duyguları karmakarışıktı, O gün ne giymem gerektiği hakkında hiç fikrim yoktu, odanın son hali hala aklımda. Onun olduğu ona dokunan bütün geçmişim aklımın bir köşesinde kazılı.
Saat gecenin 2'si bu düşüncelerden sonra aklıma nerede olabileceği gelmişti. Onun ailesi ve benim ailemle beraber hızlıca yola çıkmıştık, yoldayken sürekli sayıklıyordum. " kesin orada evet eminim orada olmalı." nefes alışverişlerim o kadar hızlıydı ki fazla oksijenden dolayı başım dönüyordu. Geldiğimizi kapıların açılışından sonra anlayabilmiştim.
Koşarak lunaparkın kapalı kapısına geldik ve üstünden atlayıp içeri girdik. Bozuk ışıklar etrafı yeterince aydınlatmıyordu. Aynalar bölümüne hızlıca girdim. Adımlarım tedirgin ve yavaştı ama artık düzenli ve yavaş nefes alıyordum. Köşeyi döndükten sonra onu gördüm.
İçerisi loş ışıkta korkutucu gözüküyordu. Onun aynaya dönük başı birden bana dönünce ürkmüştüm. Gözleri kıpkırmızıydı.
" Beni zorla buraya hapsetti! " anlayabiliyormusun Emma?
"Bana yıllarca işkence edip zulmedip üstüne öldürmedi! Oysaki ölüm benim için büyük bir hediyeydi."
Kimden bahsettiğini bilmiyordum ona yaklaşıp bunu sordum ama ağlıyordu hayattan soğumuşcasına, yaşamaktan soğumuşcasına bağırmak istiyordum. Bu bir kabustu ve uyanma zamanı gelmişti. Yanılmışım herşey gerçekmiş...
" Tanrıya bana hediyemi vermediği için dua mı etmem gerekiyordu yada vermesi için mi? Ölmemek için dua etmek benim gibiler için saçma! ve şimdi kendi hediyemi kendime veriyorum Emma hoşçakal. Seni seviyorum."
Günlüğüme bunları ilmek ilmek işlerken ağlıyordum. Son anımızı yazamadım ama aynanın kırılma sesi hala kulaklarımda yankılanıyor. Onun mezarının başında olmak bana huzur veriyordu. O cevap veremesede onunla konuşmak huzur vericiydi.
Onun daha fazla acı çekmesini istemiyorum. Dünyadayken yeterince acı çekmişti. Orda mutlu olmasını umut ediyorum.
Seni seviyorum Harold.
YOU ARE READING
Nokta.
Short StoryHer bölümde farklı bir kısa hikaye. Birbirinden garip, ilginç, gizemli olaylardan oluşan hikayeler zinciri. Bu hikayelerde birbirinden ilginç olaylar yaşanıyor merak ediyorsan hemen oku.
