1Tanıtım

69 10 25
                                        

Sizede oluyor mu?Hissizlik bir anda pençelerini çıkarıp saldırıyor mu duygularınıza?Öldürüyor mu onları geçici bir süre için?Uzaklara dalmanıza neden oluyor mu?

Cevabınız 'evet' ise bu hikayeyi okumaya devam etmelisiniz.

İyi okumalar!

🚬

Yavaş ve temkinli adımlarla bana doğru geldiğini duyabiliyordum.

İlk önce dikkatli olması saçma geldi.

Gerçi bu çok normaldi ,sonuçta kim şizofren bir kızın yanına özgür adımlarla gelirdi ki?

Kendi kendime bu düşünceme gülmem,durmasına neden oldu.

"Neye gülüyorsun Derin?"

Omuz silktim umursamazca.

"Ben bir şizofrenim unuttun mu?"dedim gülüşüm iyice buruklaşırken."İstediğim anda,istediğim şeye gülebilirim."

Şizofren değildim,yani bence öyleyim ama daha teşhis koyulmadığı için bilimsel olarak kanıtlanmamıştı.

Sıkıntıyla bir iç çekti ve yürümeye başlayıp adımlarını özgürleştirdi.

Evet az önce ki tezim çürümüş bulunmaktaydı.

Oturduğum toprak adımlarıyla hafif hafif sarsılırken,yanıma geldiğini,parmak uçlarıma değen spor ayakkabısından anlayabiliyordum.

Ona bakmadım.

Bakmak yerine cebimden içinde iki dal kalmış sigara paketimi çıkarıp,dudaklarımla bir sigara çektim içinden.

Sigara paketini cebime koyup çakmağı çıkardım.Sigaramı yakarken dahi sessizce beni izledi.

"Oturmayacak mısın?"diye sordum en sonunda başımda dikilmesinden sıkılarak.

Sanki oturmak yeni aklına gelmiş gibi yanıma oturdu.

Sigaramdan derin bir nefes çekip başımı kaldırdım ve dumanı gökyüzüne doğru üfledim.

Gözlerim usulca kapandı.

Bir kaç derin nefes,bir kaç kül silkeleyişim ve biraz zehirli duman ile sarmalandı aramızda geçen sessiz dakikalar.

En sonunda başımı indirip ona doğru döndüm.

"Yalnızlığımı bozuyorsun, söyleyecek bir şeyin yoksa gidebilirsin."dedim tek kaşım ciddiyetle havaya kalkarken.

Sabrı tükenmiş gibi baktı gözlerime.

Ve birden elimde bir baskı hissettim,parmaklarıma kenetlenen parmaklarınıda...

"Neden bunu yapıyorsun Derin?"

Bakışlarımı kaçırdım.

Çizdiğim sert imajımın altında utangaç masum bir kız çocuğu yattığı kimin aklına gelirdi ki?

"Ben bişey yapmıyorum."dedim elimi sertçe elinden çekerken.

Yaptığım hareketten dolayı nefesini sertçe dışarı verdi.

"Nasıl yapmıyorsun lan?!Suyun içinde yaşayıp su içmeyen balık gibisin.Benim içimde yaşayıp beni istemiyorsun!"diye bağırdı sinirle.

Benim içimde yaşayıp beni istemiyorsun!

Sonra dediğine pişman olmuştu sanırım sesi çıkmadı.Tabi bunu bende uydurmuş olabilirdim.

Söylediği cümle karnıma minik mızrakların batmasına neden olurken yarım sigaramı taşa bastırarak söndürdüm.

Yavaşça bedenim ona doğru döndü.

Ne yapacağımı anlamaya çalışan bir ifade vardı yüzünde.Pişmanlık yoktu.Ne gözlerinde nede yüzünde..

Dudağımın kenarıyla gülümsedim.

"Sen benim içimde yaşarken,beni nasıl yaşattın ki içinde?"

O dediğim şeyi çözmeye çalışırken ona yaklaştım.

Bunu yaptığıma pişman olacaktım emindim,ama öylesine çok istiyordum ki.

Nefesini tuttu.

İşte,dedim içimden.Oda istiyor.

Sonra olaylar çok hızlı gerçekleşti.

Üstüme atılıp beni yere yapıştırması ve dudaklarımı dudakları arasına alması çok uzun sürmemişti.

Deniz tadında dudakları vardı bir süre sonra çok seveceğimi bilmediğim.

Nefesi bitip ayrılan ben oldum.

Gözlerini dudaklarımdan ayırmadı.

Bende gözlerinden ayırmadım gözlerimi.

Sabırla günah mavisi gözlerini,elalarıma çıkarmasını bekledim.

20.saniye dedim içimden.21,22,23
24,25...

26.saniyenin sonunda gözlerime baktı.

"Beni seviyor musun?"dedim bakmak için saniyeler saydığım gözlerinden bakışlarımı kaçırırken.

Güldü.

Ardından büyük elini yanağıma koydu.

"Seni seviyorum.Ve seveceğim.Bu bir yemindir."

Ve o gece dudaklarımız ikinciye birleşti.

Sanki hiç ayrılmayacakmış gibi...

🚬

Yeni bölüm geliş tarihi;09.10.2016

☁️

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Mar 14, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

❝Yemin❞Stories to obsess over. Discover now