Girişimsi

1.1K 23 13
                                        


Bugün yeni okulumda ilk günüm. Yeni bir okula başlayan bütün öğrenciler gibi ben de heyecanlıyım. Sekizinci sınıf bittikten sonra liseye geçmek çok farklı oluyor. Ben çocukluktan gençliğe doğru attığım adım olarak görüyorum liseyi. Haksız da sayılmam hani. Artık 23 Nisan'ı değil de 19 Mayıs'ı kutlayacağız. Sabah okul sıralarında ağzı süt kokan çocuklarla birlikte yürümeyeceğiz merdivenleri.

Farklı demiştim değil mi? Aslında bu fark sadece liseye başlamamdan dolayı kaynaklanan bir fark değil.

Ben her küçük kız çocuğu gibi babasına âşık küçük bir kızdım. Büyüdüm ve hala ona aşığım ama yanlış anlamayın hemen. Bir baba gibi aşığım ona.

Küçüklüğümden beri sorarlar. Hani size de mutlaka sormuşlardır, büyüyünce ne olacaksın diye. Benim babamın bir tamir atölyesi vardı, onu orada bir şeylerle uğraşırken izlemek benim en büyük zevkimdi. O yüzden hep tamirci olacağım derdim, bu soruyu hep sorduklarında. Arkadaşlarım yazları o tatil köyü senin bu plaj benim diyerek günlerini gün ederlerken ben her yaz babamın yanında çalışır, ona yardım ederdim. Bu benim en büyük zevkimdi. Kapak deyince sizin aklınıza bir şişenin kapağı gelebilir, benim aklıma ise silindir kapağı geliyor. Şimdi silindir kapağı ne diye sormayın. Motor silindirinin kapağı o! İleride bol bol bahsedeceğim zaten.

Biz öyle şatafatlı bir hayat süren aile değildik. Belki lüks villalarda oturmadık, son model arabalarımız olmadı ama mutlu bir aileydik. Annem, babam ve ben birbirimize yetiyorduk. O yüzden hiçbir zaman bir eşyaya ya da daha iyi bir eve ihtiyaç duymadık.

Gelin görün ki çok uzun sürmedi bu mutluluğumuz. Henüz daha on bir yaşındayken, babamın ani ölümü bütün neşemizi alıp götürdü.

O günden sonra evimizin bütün yükü annemin omuzlarına bindi. Önceleri çok bocaladık, ne yapacağımızı bilmiyorduk ama annem babamdan miras kalan işinin başına geçince az da olsa rahatladık. Ben de elimden geldiğince yardım ettim anneme.

Oje sürmesi gereken ellerimiz gres yağına bulanıyordu. Bizim yüzümüz akıp giden maskaralarımızdan karalar çalmadı hiç, hep yanmış yağın siyahına bulandık ya da arabaların egzozundan çıkan ise.

Dedim ya, hep babam gibi iyi bir tamirci olmak istemişimdir. O yüzden liseye kayıt yaptırmadan önce çok kavgamız oldu annemle. O benim hemşire olmamı istiyordu, bense meslek lisesine gidip motor bölümünü okumak istiyordum. Bu yüzden çok kavga ettik ama sonunda annem gözümdeki kararlılığı görünce haliyle pes etti.

Kayıt için okula gittiğimizde okul müdürü durumu herkes gibi şaşkınlıkla karşıladı. Önce biraz nasihat edip beni yolumdan döndürmek istedi fakat onun da beni anlaması uzun sürmedi. Kayıt yaptırmıştık artık.

Okullar açılmadan önce müdürle bir gün tamirhane de karşılaştık. Sohbet biraz ilerleyince annem okula kaç kız öğrencinin kayıt yaptırdığını sordu. Müdürden gelen cevap annemin neredeyse bayılmasına neden olacaktı: Sadece Deniz...

O gün akşama kadar annemle tekrar başladı tartışmamız. Yüzlerce erkeğin içinde ne işim varmış mış. Ben oraya okumaya gidiyorum ama anne...

Sabah beni okuldan alacağını söyleyip yatağına yattı. O gün gün ışıyana kadar gözüme uyku girmemişti. O okula gidecektim. Kararımdan beni kimse döndüremezdi. Dün gece kendimce kurduğum planı sabah kahvaltımızı yaparken anneme anlattım. Okula bir erkek kılığında devam edecektim.

İlk başlarda karşı çıksa da en sonunda onu ikna etmeyi başarmıştım. Ya o okula gidecektim ya da okul defteri benim için kapanacaktı. Bakalım bu işe müdür ne diyecekti?

Öğleden sonra doğruca okula gittik. Müdür de önce karşı çıkmıştı fakat ne yapıp edip onu ikna etmiştim. Babamla olan eski dostlukları da bu ikna çabamda yardımcı olmuştu. Annemle konuşurlarken tuvalete gitme bahanesiyle dışarı çıkmıştım. Tuvalete gidip yanımda getirdiğim erkek kıyafetlerini giymiş, uzun saçımı da şapkayla kapatmıştım.

Onlar odada hararetli hararetli konuşurken kapıyı vurup içeri girdim.

"Oğlum şimdi meşgulüm, sonra gel," deyince müdür kahkahayı patlattım.

"Hımm... Demek ki gayet inandırıcı olabiliyorum," dedim.

Annemin de müdürün de ağzı bir karış açık kaldı. Aval aval bana bakıyorlardı.

"Ama okulda şapka takmak yasak."

"Bu okul için saçımı bile feda ederim hocam," deyince müdürün bütün yelkenleri suya indi.

"Bu okula gelmek için senin kadar istekli başka bir öğrenci görmedim Deniz," dedi sırıtarak.


***

Benimle KalWhere stories live. Discover now