Make you feel my love benim için her zaman farklı bir şarkı olmuştur. Eminim ki, dinleyen herkesin derinine inen ve aşık olsa da olmasa da hüzünlenmesini sağlayan bir şarkıdır.
Aylar önce yazdığım bir kurgu, umarım sonunu getirebilirim.
*Klişeden ölebilirsiniz.
Iyi okumalar!
Okul çıkışı sınıfta unuttuğum kitabımı almak için geri döndüğümden okulun bahçesinde, Theo ve Malia haricinde kimse kalmamıştı.
Theo ile küçüklükten beri birbirimizi tanırdık. Scott, ben ve o zamanınızı beraber geçirirdik, Scott'ın sevgilisi-Kira- ve Lydia da bizimle birlikte takılırdı. Ta ki geçen sene ben gidene dek.
Benim yokluğumda grubumuza Malia katılmıştı ve Theo ile sevgililerdi ama şuan uzaktan baktığıma göre daha çok düşmanlarmış gibi duruyordu.
Malia'nın Theo'ya bağırdını duyamayacak kadar uzaktaydım ama bağırdını anlamıştım.
Theo bir şeyler söyleyip çekip gittiğinde Malia, yanındaki banka oturdu ve dirseklerini dizlerine, ellerini de yüzüne koyup kapattı.
Yavaş adımlarla yanına doğru ilerlerken yanına gidip gitmemek konusunda tereddütlüydüm. Çünkü her ne kadar aynı grupta yer alsakta onunla geç tanıştığım için pek bir konuşmamız olmamıştı. Aynı grupta olmasak birbirimize selam bile vermeyeceğimizden eminim. Ama yine de, üzgün olduğunu anlamak zor değildi ve belki de yanına gidip konuşursam ciddi anlamda arkadaş olabilirdik.
Geldiğimi fark etmemiş olmasına elleriyle yüzünü kapatmasına verdim. "Hey, "diyince bana baktı, bu sırada ben de yanına oturdum.
Elleriyle hızlıca gözlerini silerken, gözlerinin dolu olduğunu anlaşılmamasını umduğunu belliydi ama yine de kızarmış gözlerinden belliydi ağladığı.
"Merhaba."dedi oldukça kısık sesle.
"Sizi uzaktan gördüm ve -"
Açıklamamı bölüp kafasını öne çevirdi. "Önemli bir şey değildi. Her zamanki kavgalarımız işte."
Bunu derken gözlerini eline dikmiş ve onlarla oynuyordu.
"Theo'yu bilirim, "dediğimde bana döndü. "Geçinilmesi zordur. Kabul edeyim, biraz bencildir de."
Hafifçe gülümsedi. "Biraz..."
Sessizlik oluştuğunda, bozmamaya karar verdim. Bir süre öylece sessizce oturduk. "Neler olduğunu anlatmak istersen, dinlerim. Theo'yu benden iyi kimse tanıyamaz."
Minnettar bir gülümseme takındı. "Teşekkür ederim ama anlatmak istediğimden emin değilim."
"Sadece rahatlaman için bir öneriydi. Theo kötü bir şey yapmışa benziyor."
"Evet," derin bir nefes aldı. "Evet, yaptı. Benden ayrıldı."
Malia ve Theo ikilisi hakkında bildiğim bir şey varsa; Malia'nın daha çok seven ve daha az sevilen taraf olduğuydu. Theo, sadece Scott ve ben varken, başka kızlardan söz eder ve ona peki ya Malia diye sorduğumuzda ise sadece omuz silkmekle yetinirdi.
Malia öyle değildi. Herhangi bir kavga yaşadıklarında her zaman anlayış gösteren taraf oydu.
"Barışacağınıza eminim."derken yalan söylediğim anlaşılıyordu. Malia da kıkırdadı. "Bana yalan söylerek teselli etmene gerek yok. Barışmayacağımızı biliyorum."
Açıkçası, barışacaklarına ihtimal vermiyordum. Eminim ki Theo sırf Malia'dan ayrılmak için kasıtlı bir şeyler yapmış olmalıydı ama yine de bunu Malia'ya söylemek onu daha da üzmek anlamına geliyordu ve hâline bakılırsa yeteri kadar üzgündü zaten.
KAMU SEDANG MEMBACA
Make You Feel My Love |Malisaac
Cerita PendekOna yardım etmek için orada olan hep bendim ama o, her zaman ona aitti. " Sana aşkımı hissettirebilmek için yapmayacağım hiçbir şey yok. "
