Risale

95 6 1
                                        

Herkes sevdiğinden yazar ben mecburiyetten.
Bu bölüm çok başka benim için.
Kalbinize dokunması dileğiyle.

Videodan okuyabilirseniz belki daha çok hissedersiniz.
Tanınma, ünlü olma veya egomu tatmin etme amaçlı oylayın, paylaşın gibisinden şeyler yazmak istemiyorum ama yorum yaparsanız sevinirim. Eleştiriniz en güzel beğenidir benim için. Çok ve boş işler yapmak istemiyorum. Az ve muhteşem işler yapmak istiyorum. İnşallah beğenirsiniz...

Her zaman gidişine mektuplar yazdım gül yüzlüm. Bu mektup gelmeyişine... Merhaba papatya gülüşlü sevgilim. Merhaba aşkımın elvedası. Hoşça kalın merhabalar.
Hayat elbette güzeldir ama yaşayabilene. Sana ölürken yaşamayı unutmuşum. Affet. Gözlerinden öpüyorum seni ölümüm. Seni kendimde yaşatmaya çalışırken kendimi öldürmüşüm. Olsun. Senin ömrün sağ olsun...
Bugün kavuşamamızın takvimlere sığdıramadığım günü. Bugün siyahım. Gökkuşağı el uzatmışken ben karanlığı seçtim. Bizsiz aşkımızın yasını tutuyorum. Seni öyle içime gömdüm ki ben bile bulamaz oldum seni. Küçükken karanlıktan korkup annesinin kucağında uyuyan o kişi bendim. Bendim gök gürültüsünde ağlayan o masum çocuk. Şimdi vatanım karanlık oldu. Köhne duvarlar ailem gibi... Koşar adım gideceğim bir annem yok şimdi. Annemin bana verdiği hayatı sen devam ettir istedim ve gözlerinde annemi gördüm diye sevmiştim seni. Canıma can katmanı beklerken hayatıma acıdan başka bir şey getirmedin ama parça parça alıyorsun aklımı...
Bana gelme ihtimalini düşüyorum da senden vazgeçme ihtimaline denk düşüyor. Nasıl çözülür bu denklem? Gecelerden sabahlara kadar düşünüyorum seni. Bir acı var ki sadece sen aklıma geldiğinde sızlıyor. Eskiden hep sızlardı ama şimdi... Bu seni unuttuğum anlamına gelmiyor. Alıştım sadece. Bu yüzden kızma bana. Sen her zaman kalbimdesin, beni unutma. Sana olan özlemim gelmeyen yollar kadar gül yüzlüm. Bir gün çıkagelecekmişsin gibi bir umut sarıyor benliğimi. Sonra yine hüzün çöküyor gözlerime. O olduğunu sandığım umuda bu kadar seviniyorsam ellerin ellerimdeyken nasıl bir ruh haline bürünüm Allah bilir.
Eskiden hep yanımdaydın sarılamıyordum, çok saçmaydı. Gülmek isterken ağlıyordum sana. Benim seninle bir sabahım olmadı. Uyanamadık günaydınlara. O sabah güneşini görmedik hiç. Kaldırımlarda aşk saçarak elele yürümedik hiç. Hep koştum sana. Sense hep kaçtın benden. Şikayetimden değil üzülme. Başını omzumda hissetmedim hiç. Varlıkta hep hiçdik. Vâr olmadık hiç. Kokunu bilmedim, adımı sesinden duymadım hiç. Sabah namazlarında ağlayarak dualarla yaşarken seni ben dualarında olmadım hiç. Şiirlerimde özlerken seni gurbetin bitmedi hiç. Neyse boşver. Bir umut doğmadı hiç. Bir seni sevdim, bir senden vazgeçmedim. İnsan hayatında bir kere sever. Sonrasında sevdiğini zanneder. Unutma, ben ilk seni sevdim. Sen başka yola sapmadım hiç. Biri beni sevsin istedim. Hayatımda ilk defa ve bir kere olsun biri ben sevsin istedim. O yüzden seni seni sevdim. Yine eskisi gibi ez beni. Bilirsin ben yine ezberimi bozmadan severim seni. Uğursuz kaderimde aşkla gülmedim hiç. Sen ile ben bir biz etmedik. Bir artı birin bir ettiği duruma gelmedik hiç. Eksildik hep. Bu karanlık odada hayat çok zor. Yalnızım göz yaşlarıma kadar. Sorun yalnızlık değil. Sorun sensizlik. Yoksa benimde var arkadaşlarım. Ben uzakta bir ailem. "AİLE" ne çok şey anlatıyor öyle. Sense zerre bir şey anlamıyorsun. Sensizliğe direnmek darağacına götür mü beni? Senle yaşayamadığım hayatta sensiz ölmek koyar mı ki? Al, bu hüznümü çeyizine koy. Kulaklarında arada sesim çınlasın. İsmimle aynı olan kişilere seslenildiğinde hep beni ara. Aklının bir köşesinde unutulmaya yüz tutmuş kişilerde tut beni. Ama hiç unutma. Nitekim sen hiç aklımdan çıkmıyorsun. Sensizliği yaşıyorum acımın kalabalığıyla...
Beraber bir anımız olamdı hiç. Bir fotoğraf karesinde beraber gülmedik hiç. Seninle ağlardım lakin yanımda olmadın hiç. Başını yaslayacağın bir omuz arar ya insan. Babandan sonra ben olacaktım sana dayanak. Gözlerin bir anneyi çağrıştırıyordu. Benden de baba şefkati gör isterdim. Boş ver gönül gözümüz kördü bizim. Haykırdım ismini her yerde ama sesimi duymadın hiç. Bir şemsiyeyi beraber paylasmadık hiç. Şimdi yalnızlığımla ıslanıyorum hüzün yağmurlarında. Ağlamadın hiç bana. Hüznün olmadım senin. Virane bir kalp ne kadar dayanır bu acıya. Acılarla beraber yıllar yılları kovalar mı? Ölüyorum Allah'ım. Her sabah sol yanımdaki sızıyla uyanmaktan tükendim. Sen diye çıktığım tüm yollar neden hep acıya çıkar. Sen keder misin ki bana?
Gökyüzündeki yızdızları saçlarına taç yapmadım hiç. O güneş sarısı saçlarını örmedim hiç. Üzülme şikayetçi değilim hiç. Adını yazamayan adamın bu mektubu yazmasına şaşırmıyorsun değil mi? Şaşırma çünkü konu sensin. Özlemek. Özlemek. Hiç acısı azalmadan özlemek. Yokluğun. Yokluğun öyle bir eksiklik ki üzerine hayallerimi yıktım ama yine de doldurmadı o boşluğu. Kaç kişi aşkla dokundu ama kustu kalbim hepsini. Bitmeksizin bir çaresizlik. Bedenim özgür ama ruhum sana esir. Umut zincirleriyle bağlı elim ayağım. Ben hiç böyle tutsak kalmamıştım.
Çok mu geç kalmışım sana erken gelmek için? Çok mu erken dönmüşüm gittiğim yolları? Allah'ım kapattığın kapılarda kapalı kalayım yeter ki o olsun yanımda. Allah'ım şükürler olsun sana O'nu karşıma çıkardığın için.
Kavuşamasam da yanımda olmasan da sevmesen de şarkılarımla düşüneceğim aklımdan çıkmayanım. "O gemi bir gün gelecek." derler ya hani evet o gemi gelecek de limanda bir bekleyeni kalmayacak.
şu bahtsız kaderimde biri beni sevsin istedim. Hayatımda bir kere olsun. İkincisinde gözüm yoktu. İsterdim ki sırma saçların karanlık olan hayatımı aydınlatsın. Bu risaleyi kalbime nakşederek yazıyorum. Keşke bu risaleyi yazdığım duygularla okuyabilseydin. O zaman anlardın beni. Seni satırlara yazdıkça kalbimden siliniyorsun. Korkma izin mutlaka kalacaktır. Sen hep benim O dedikleri kişi olarak kalacaksın. Daha fazla yazamayacağım.
Gecenin bu saatinde sokaklara çıkıp bağırmak istiyorum:
"Seni seviyorum ve bundan gram pişman olmadım. Allah'ım yardım et!"

Yazacak çok var ama bende gözyaşı kalmadı.
Yanımda olmasan da varsın gibi yaşıyorum hayatı.
Ve senden vazgeçerek yazıyorum bu satırları.
Bu saatten sonra;
ne kapına koşarım
ne de kalp kapım sana açılır.

İmza
Aşktanadam
Yazım:03.03.2016 01:01
Yayım:09.03.2016

Risale✒Where stories live. Discover now