Parlak güneşli, sıcak bir güne yine Ayfer in sesiyle uyandım.
" Miray Hanım kahvaltınız hazır,babanız çağırmamı istedi. "
Cevap verme gereksinimi bile duymadan yataktan kalkıp, odamdaki banyoya gittim.
Aynanın karşısına geçip dağınık olan mavi saçlarımı gelişi güzel toplayıp elimi yüzümü yıkadım, dişlerimi de fırçaladıktan sonra tekrar odama geçtim.
Dolabımın karşısına geçip kapaklarını açtım, ilk gözüme çarpan kot şortum ve üstüne yarım salaş bir tshirt çıkarttım. Şortum kısa olduğu için altına da file çoraplarımı çıkarttım üzerimi giydikten sonra tuvalet aynasının önüne geçip saçlarımı yan tarafa doğru alıp güzelce taradım, bu sıcak havada saçlarım açık dayanamayacağım için yandan mısır örgüsü yapmaya karar verdim.
Sıra makyaja gelmişti ten renginde ruj, gözlerimin rengini belli edicek şekilde göz kalemi çektim biraz da siyah farla daha karanlık hale getirdim. Aynada son kez kendime baktığımda gayet güzel göründüğüme karar vererek odadan çıktım. Babam masada beni bekliyodu, masaya otururduğumda kahvaltı faslı başladı herzamanki gibi sessiz geçti, babamla sadece benim veya onun bir isteği olduğunda konuşurduk. Annem konusuna gelirsek doğdum doğalı kimse bana onun hakkında hiçbirşey anlatmadı, babam bu konuyu açmamam ve araştırmamam için beni uyardı tabiki ben onubtakmayarak çoğu zaman araştırdım ama nasıl bu derece sakladığını ve gizli tutulduğunu anlayamadım çünkü en ufak bir ipucu bile yoktu. Babam çok varlıklı bir adamdı ne istesem yapılır lafım ikiletilmezdi, bu durum her zaman hoşuma giderdi babam eve pek uğramazdı o yüzden nerde, ne zaman, kimle olduğumdan hiçbir zaman haberi olmazdı yani anlayacağınız rahat büyüyen bir kızdım.
Babam masadan kalktığında beni şok eden şeyi söyledi.
"Yeni okulun hayırlı olsun. "
Ben olayın şokunu atlatamadan çıkıp gitmişti.
Bunu çok kafaya takmamaya çalıştım sonuçta haftasonu ve haftasonumun kötü geçmesini istemezdim, kızlarla buluşacağımız için odama çıkıp telefonumu ve çantamı aldıktan sonra aşağıya indim.
Kapıda Zafer amca bekliyodu, kapımı açıp beni arabaya bindirdi, yerine yerleştikten sonra nereye gideceğimizi sordu, Nişantaşındaki kafeye dediğimde hiç yadırgamadan arabayı sürmeye başladı, adam da haklı her hafta en az 3 defa giderdik bizim kızlarla.
Kafeye girdiğimde kızlar gelmiş beni bekliyodu, yanlarına gittim sarıldım ve geri yerlerimize oturduk.
Siparişimizi almak için garsonlardan birisi geldi burdaki bütün garsonları tanırdık ve bize ismimizle hitap ederlerdi ama bu çocuk yeniydi.
Çocuk siparişleri aldı ve 15 dakika sonra geldi, siparişleri verirken eli titriyordu.
"ayy kıyamam... Kesin heyecandan bizim gibi kızlara alışık değildir kesin."diye düşündüm, tam o sırada bir soğuklukla irkildim, sipariş verdiğim milkshake üstüme dökülmüştü.
Çocuk hiç tepki vermeden karşımda öylece duruyodu, sipariş almaya geldiğinde suratına bakmadığım çocukla şuanda gözgözeydim, çok etkileyici yüz hatları vardı, gerçekten bu çocuk buralarda harcanıyodu diye düşündüm.
Kendime geldiğimde milkshake file çorabımda kurumaya başlamıştı, lavaboya gidip üstümü temizlemeye başladım, ama çorabımda kuruduğu için başarılı olamadım ben de son çare olarak çorabımı çıkarttım. Geri döndükten sonra kızlar içeceklerini içtiler ve kalktık.
ESTÁS LEYENDO
MAVİM
Novela Juvenilİki yabancı hiç beklemedikleri bir anda yolları kesişir. Bu kaderin karşılaşma onlara kaderin bir oyunu. Bu oyunda kazanan taraf kim olucak. "Artık benim MAVİMSİN"
