Zaman her defasında acılarımıza ilaç olmaz bazen acılarımıza acı olur. Şu zamana kadar bana hep acı oldu şimdi sıra bende. Uzaklaşıyorum artık herşeyden. Gerçek benliğimi bulmak istiyorum. Yıllarca üvey ailemin bana layık gördüğü ızdrap dolu hayatı yaşadım. Şimdi geçmişimden kaçıp intikam alma vakti.
Otobüsün camına kafamı yaslayıp kendimi derin düşüncelere bıraktım. Evde kopan son fırtınadan sonra evi terk etme kararı aldım ve kendimi otobüs terminalinde elimde bavulum ve istanbul biletiyle buldum. Evet istanbula gidiyorum ve bunu uzun bir zaman öncesinde planlamıştım.
Dikkatim bir anda titreyen telefonuma yöneldi. Deniz arıyordu.
"Bindin mi sarışın?"
"Bindim. Otobüs birazdan hareket eder."
"Yaklaşınca beni tekrar ara."
"Tamam görüşürüz." Dedim ve telefonu kapattım.
Deniz benim cocukluk arkadaşım. 2 sene önce istanbula taşınmışlardı ama biz bağımızı hiç kopartmadık. Ailevi durumumu bildiği için istanbula kaçma fikrini beynime o işlemişti. Yaklaşık bir hafta önce bu gün gerçekleştirdiğim kaçma planını birlikte yapmıştık.
Deniz iyi çocuktur, serttir biraz ama bana karşı sevgisini ve yardımını hiç esirgememiştir. Her zaman beni kardeşi gibi gördü ve bana bir ağabey gibi davrandı. Bu hayatta güvendiğim tek kişidir.
Nihayet otobüs terminale yanaşıyordu yaklaşmadan 20 dakika önce denizi aramıştım.
İnmek için merdivenlere yöneldim henüz tek bir adım atmadan gecenin soğuğu beni ürpertmişti üzerimde deri ceket vardı ve yeterince ısıtmıyordu. Ayaklarımın yere basmasıyla bavuluma doğru yöneldim.
Etrafıma bakmak için kafamı çevirdiğimde her ne kadar tanımakta güçlük çeksemde Denizin bana yaklaştığını gördüm. Saçlarını uzatmış ve dövme yaptırmıştı.
Kollarını açarak sanki ağabeyim gibi şevkatli bir sarılma bıraktı bana..
Yarım bir gülüşle;
"Hoşgeldin sarışın."
"Hoşbuldum." Bunu soğuk yüzünden dişlerimi sıkarak söylemiştim.
"Üşüyor olmalısın hadi eve gidelim." Hızlıca verdiği karar beni çok memnun etmişti .
Sıkmaktan kaskatı olmuş çenemi oynatamadım sadece gülümsemekle yetindim. Titriyordum ve üşüdüğüm bariz belliydi . Ellerimle bedenimi sararak siper aldım.
Arabaya bindiğimizde vücudum yavaş yavaş gevşemeye başladı . Klima açıktı ve sıcak beni esir almaya başlamıştı.
"Artık buradasın değil mi ?"
Dikkatimin ona yönelmesiyle cevap vermem bir oldu.
"Evet . Bundan sonra senin başına belayım."
Aradan geçen uzun zamana rağmen aralarındaki samimiyeti asla kaybetmeyen arkadaşlardandık.
"Desene çok işimiz var seninle."
"Merak etme kötü işlerime seni alet etmeyeceğim."
Ve her zaman yanında rahat olmamı sağlamıştır.
"Bela kokusu alırsam uzak duramam bilirsin."
Gülerek söylemişti.
Pek konuşasım olmadığından Denize gülümseyerek göz devirdim.
O da konuşmak istemediğimi farketmiş olmalı konuyu üstelemedi. Yol boyunca aramızda geçen tek diyalog buydu. Üstelememiş olması işime gelmişti çünkü daha fazla konuşamayacak kadar yorgundum.
Eve geldiğimizde deniz bana kalacağım odayı gösterdi üstümü değiştirip yatağıma geçtim.
Beni nasıl günler bekliyor bilmiyorum ama içimden bir ses bu yapmış olduğum yeni başlangıcın hayatıma hareket katacağını söylüyor.
BINABASA MO ANG
SÜVEYDA
Teen FictionTam vazgeçmek üzereyken kafanı kaldır ve gökyüzüne bak "Umut Daima Gökyüzünde." *********** "Yine giderim ,dünyanın diğer ucuna kaçar senden yine kurtulurum " Tepkisiz, soğuk ve ürpertici bir tavırla kulağıma yaklaşarak fısıldadı " Her zaman sen...
