Bölümler düzenlendi, yorumlarınızı bekliyorum :)
*06.09.2017
"Nereye geldik biz?"
"Soru sormada gel işte." Aynı anda arabadan indik. Tenha bir ara sokaktaydık. Etrafta hep eskimiş evler vardı. Evlerin bazıları yıkık dökük, artık sadece evsizlerin kalabileceği bir yer halindeydi. Bazı evlerin duvarlarında grafiti yazılar bile vardı. Etraf ürkütücüydü.
"Poyraz burası neresi?" Poyraz gözlerini devirip elimi tuttu ve beraber bir evin önünde durduk. Poyraz kapıyı çaldı. Kısa bir bekleyişin ardından kapıyı beyaz saçlı, orta boylarda, eski İstanbul hanımefendileri gibi giyinmişi güler yüzlü bir teyze kapıyı açtı.
"Ahh Poyraz oğlum hoş geldin. Bahsettiğin güzel kızımız bu mu?"
"Evet Yalena'm sana bahsettiğim Tia Eylül."
"Ah, çok güzel bir isim. Buyurun, içeri geçin." Yalena bize birer terlik verdi ve ayakkabılarımızı çıkartıp terlikleri giyindik. Yalena önden biz arkasından eve girdik. Evin uzun bir koridoru vardı. Koridor boyunca iki sağda, iki solda ve tam kaşımızda bir oda vardı. Bizi tam karşıdaki odaya, salona getirdi.
"Şöyle oturun. Yeni çay yapmıştım, içer misiniz?"
"Sen demlersin de içmez miyiz?"
"Yıllar seni hiç değiştirmedi. Ahh deli çocuk. Hemen getiriyorum." Yalena çayları getirmek için odadan ayrıldı. Oda çok büyük değildi. Odada iki koltuk, bir televizyon masası ve televizyon, televizyonun yanında eski bir radyo ve duvarlarda birçok resim vardı.
"Poyraz bu kadın senin neyin oluyor? Anlatsan arttık."
"Tamam anlatıyorum. Yalena benim dadımdı. Bebekliğimizden yetişkinlik çağımıza kadar bana, Yağız'a ve Esin'e kendi çocuğuymuş gibi baktı. Yalena benim ikinci annem gibidir. Annemden önce Yalena ile tanışmanı istedim."
"Neden önce Yalena ile tanışmamı istedin ki?"
"Çünkü Yalena'nın düşünceleri -en azından ilişkiler konusunda- anneminkinden daha önemli. Annem, nasıl desem, ona birini beğendirmek çok zor."
"Yani annenin beni beğenmeme ihtimali var. Çok güzel. Daha tanışmadan istenmeyen gelin olacağım."
"Saçmalama Eylül, ne alakası var? Kendin dedin, daha tanışmadınız. Emin ol annem de seni çok sevecek. Seni sevmemek mümkün değil ki be hatunum."
"Hah, lafı kıvırmada üstünüze yok Poyraz GÜRSOY." Yalena'nın odaya gelmesiyle ikimizde sustuk.
"Alın bakalım. Soğutmadan için, içiniz ısınsın. Kızım sen niye incecik giyinmişsin. Hasta olursun böyle. Hırka vermemi ister misin?"
"Düşündüğünüz için sağ olun. Bazıları düşünmeden beni buraya getirince üzerime bir şeyler almaya fırsatım olmadı."
"Poyraz evladım, sana kaç kere dedim şu inatçılığını bırak diye. Hiç yakışıyor mu sana? Kızı bu halde çıkartmışsın bir de."
"Yalena'm ben ona hazırlanması için süre vermiştim. Ama kendisi o süreyi kullanmak istemedi. Bende aldım ve buraya getirdim."
"Aferin, iyi yaptın. Ahhh ahh. Neyse, Yağız ile Esin'im nasıl? Esin'im döndü mü Amerika'dan?"
"Yağız bildiğin gibi, Esin ise yeni döndü. Yanında da bir zibidi ile. Evleneceğim diye tutturdu."
"Sende çeneni tutamadın, bir sürü söylendin değil mi? Kim bilir ne kadar üzülmüştür Esin'im."
YOU ARE READING
Derin Acı (Kitap Oldu)!!!
General FictionHerkesin canı yanar... Benimki kadar mı? Orası tartışılır. Bu sadece dram hikayesi değil, yeniden hayata dönüş hikayesi. Eylül'ün hikayesi ufak bir kaza sonrasında Poyraz ile tanışınca yeniden başlar. Bir yandan geçmişindeki acıları peşini bırakmaz...
