°Chase Atlantic-into it°
-
Karanlığın ardından gelen boğuk, üst üste binen seslere çevirdi genç kız bakışlarını, sanki görebikecekmiş gibi. İlerlemeye başladı usulca, kulak kabarttı söylenenleri anlamak için ancak hiç bir şey anlaşılmıyordu. Binlerce söz birbirine karışıyor ve rabarbaya sebep oluyordu.
Ardından bir çığlık sesi yükseldi tüm bu ses kirliliğinin arasında, haykırış o kadar yüksektiki diğer tüm söylenenleri yutuvermişti bir anda.
Genç kız elleri ile kulaklarını kapamak istedi ancak anında bu fikirden vazgeçti ve sesin geldiği yere yöneldi. Kısa bir süreliğine yeryön kavramını kaybeden genç kız gördüklerini kavradığında korkuyla bir adım geri çekildi ve eli ile ağzını kapadı.
Kıvırcık saçlı bir çocuk dikenli sarmaşıklar arasında çırpınıyordu. Her çırpınışında dikenler teninin biraz daha altına iniyor, yerini bir öncekinden daha yakıcı bir acıya bırakıyordu. Kıvırcık oğlanın çırpınışları arasındaki acı dolu haykırışları genç kızın yüreğini sızlatıyordu.
Genç kız dikkatli adımlarla sarmaşıklar arasındaki kıvırcık oğlana yaklaştı. Sarmaşıklar tenine değsede genç kızın derisinin altına inmiyor, ona zarar vermiyordu. Kıvırcık oğlanın kafası öne eğik, nefesleri kesik kesikti. Hissettiği yakıcı acıdan genç kızın ona yaklaştığını hissetmemişti bile. Genç kız yavaş ve temkinli bir biçimde elini kıvırcık oğlanın yanağına uzattı. Kanter içinde kalmış oğlan kafasını yavaşça yukarı doğru kaldırdı. Kıvırcık oğlanın bakışları genç kızın bakışları ile buluştu.
"Sen-"
"Mavi?"
"Mavi!!??"
Genç kız düşüncelerinden sıyrılarak bakışlarını önünde duran tuvalden yanında duran arkadaşına çevirdi.
"Efendim Mary?"
"Bir kaç sefer seslendim ama cevap vermedin, nereye daldın öyle? İyi misin?"
Mavinin bakışları nerede olduğunu fark eder gibi tüm atölyede gezindi.
Duvar kenarına yığılmış şövaleler, mavi dolapların yanında sığıntı gibi yerleştirilmişti. Duvarlar solmaya yüz tutmuş çizimlerle doluydu. Açık camdan gelen rüzgar tül perdenin havalanmasına sebep oluyor, dışarıdan gelen dalga sesleri tüm odayı dolduruyordu. Mavi'nin bakışları Mary'ninkiler ile buluştu.
"Oh,üzgünüm. Gördüğüm rüyayı düşünüyordum sadece, her zamanki şeyler yani. Önemli bir şey yok."
Mary iç çekti ve elindeki fırçayı yanındaki bir dizi boya dolu sandalyeye koydu.
"Yine o kıvırcık çocuk mu?"
Mavi önünde duran yarım tuvale çevirdi bakışlarını.
Karmaşık fırça darbelerinin ve motiflerin arasında duran kıvırcık bir oğlan portresi tamamlanmayı bekliyordu ancak Mavi rüyasında gördüğü kıvırcık oğlanın yüzünü her defasında hatırlamaya çalışsada bir türlü hatırlayamıyordu. Bu nedenle tuval günlerdir tamamlanmayı bekliyor, Mavi her defasında arka planla uğraşarak portre kısmını çizmeyi erteliyordu.
Aslında proje ödevi için hazırladığı çizimde kıvırcık oğlanı neden çizdiğini kendiside bilmiyordu. Aylardır gördüğü rüyalar sebebiyle sürekli aklı o güne gidiyor, kıvırcık oğlanı düşünmeden edemiyordu. Çizdiği her eskiz, attığı her fırça darbesi onu kıvırcık oğlana götürüyor ancak her çizim portresiz ve yarım kalıyordu. Bazen soyutsal bir şeyler ekleyerek portreyi kusursuzca kapatıyor ya da portresi tam gözükmeyecek açılarda, saçı yüzünü kapatacak şekilde çiziyordu Mavi kıvırcık oğlanı.
YOU ARE READING
Gelgit| BÇY
FanfictionResim öğrencisi olan mavi rüyalarına giren ve çizmekten kendini alamadığı kıvırcık oğlanın bir boyband üyesi olduğunu bilmiyordu..
