Would you wait a moment?

71 7 4
                                        

Wooyoung en yakın iki arkadaşının birbirlerine iyi geleceğine emin olunca kendini yavaşça onlardan uzaklaştırmaya çalışmaya karar vereli birkaç hafta oluyordu ve bunu tetikleyen şey beraber içmeye gittiklerinde gördüğü bir anlık bakıştı.

Wooyoung gözleri San'ın gözleriyle buluştuğu ilk anda ondan hoşlanmaya başlamıştı yumuşak konuşması, gülünce ters hilallere dönen gözleri, Wooyoung'a karşı yakınlığı ve Wooyoung ona karşı sevgisini fiziksel hareketleriyle göstermiş olsa da karşılıksız bırakmaması hoşlantının gittikçe büyüyüp aşka dönüşmesine neden olmuştu. Fakat San'ın Yeosang'a olan ilgisi de gözden kaçamayacak kadar büyüktü ve Wooyoung'ın içten içe yanmasına neden oluyordu.

San'ın istek dolu bakışlarının baş karakteri olabilmek için çok fazla şey vermeye razıydı Wooyoung fakat bunlardan biri asla Yeosang'la, gruptan bile daha geriye dayanan, onun için güvenli bir liman olmuş arkadaşlığı olamazdı. Ondandır ki o gece herkes çakırkeyf bir haldeyken Wooyoung, Yeosang'ın gözlerini San'ın yüzünde gezerken yakaladığı o küçük anda bazı duyguları gömmenin vakti geldiğini anlamıştı. Kafasını yanında oturan Seonghwa'nın omzuna yaslamış ve Seonghwa onun saçını okşarken ne yapacağına karar vermişti.

Uygulamaya koyduğu ilk şey Seonghwa, Mingi ve San'ın beraber yaşadığı evde uyumayı bırakmak oldu.

Çoğu zaman Hongjoong ve Jongho evde olmadığından kendi evinin sessizliğine katlanamayıp San ile beraber takılır sonra da geceyi onun yatağında geçirirdi fakat o hafta öyle olmadı.

Wooyoung gözlerini bu hafta üçüncü kez kendine ait olmayan bir yatakta açmıştı.

O hafta ilk defa olduğunda, Hongjoong ve Jonghoyla olan evinde birkaç gündür tek başına kalınca iyice yalnız hissetmeye başladığındandı. Hongjoong her zamanki gibi albüm çıkışına yaklaşıldıkça stüdyodan çıkmamaya başlamıştı, Jongho da o gün başka arkadaşları ile dışardaydı. Evde Jongho'nun da olmaması Wooyoung'ın içini huzursuzlukla doldurmuştu.

Wooyoung ilk önce mesaj attı ve Yunho'nun evde olduğunda öğrendiği an diş fırçası ve şarj aletini alıp Yunho ve Yeosang'ın evine çıktı.

Bilerek yaptığı bir şey değildi ama Yeosang'ın da o gün Yunho ile evinde olmadığını duyunca içi rahatlamıştı. O kararı verdikten sonra Yeosang'la programları dans ve vokal pratikleri dışında çakışmadığından vakit geçirme imkanları da olmamıştı ve dürüst olmak gerekirse onunla yüzleşmekten fazlasıyla korkuyordu. Aralarında mesafe olsun istemiyordu fakat kendini açık etmeden de nasıl davranabileceğinden emin değildi.

Belki Wooyoung, San'a karşı olan duygularını kaybettiğinde veya en azından Yeosangla San ilişkilerine bir isim koyduklarında ikisinin de yüzlerine bakmaktan korkmayı bırakırdı.

Wooyoung kapıyı çaldığı gibi kapı hızlıca yüzünde kocaman bir gülümsemeyle duran Yunho tarafından açıldı.
"Hoşgeldin!" dedi sırıtarak. Kenara çekilip Wooyoung'ın içeri girmesini sağladı. Salona yerleştiklerinde Wooyoung'a dönüp "Aç mısın ben eve yeni geldim bir şeyler sipariş edicektim şimdi. Sana dabir şeyler söyleyeyim mi?" diye sordu ve cevabını çok da beklemeden giydiği şortun cebinden telefonu çıkartıp yemek uygulamasına girmişti bile.

"Olur aslında. Ne söylüyorsan ben de ondan yerim."

Gece boyunca Yunho'nun televizyona bağladığı Nintendosunda oyunlar oynayıp kafa dağıtmışlardı. Yunho, Wooyoung'ın üstünde bir sessizlik olduğunu fark etmiş olsa da üstüne gitmemiş zamanı geldiğinde kendi açıklayacağına inanarak sadece yanında duygusal destek olarak durmaya çalışmıştı. Wooyoung'ın esnemeye başladığını fark edince onu hafifçe dürtüp kendi odasına götürmüş, beraber yanyana uyumuşlardı.

Talk Fast | WooSanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin