Merhabalarr
Yeni bir bölümle geldim.
Öncekine uzun demiştim ya, unutun gitsin. Daha uzun bir bölümle karşınızdayım.
Aslında bölümü düzenleyip atacaktım ama zamanım olmadı, sizi de bekletmek istemediğim için atayım dedim.
Yazım hataları falan olursa affola.
Bol bol yorum yaparsanız çok çok mutlu olurumm.
Bölüm sonu sürprizine hazır olunnn.
Keyifli okumalarrr❤️
****
"Yar yanumdan geçeyi
Selam bile vermeyi
Darlan yureğum darlan
Giden geri gelmeyi"
Derin bir iç çekerek rüzgarın estiği gökyüzünü izliyordum pencereden. Günler geçmiş, çıkacağım için sevinirken hastanede bir süre daha kalacağımı öğrenmiştim. Haliyle mutsuzdum. Tüm mutsuz şarkı ve türküleri ezberlemeyiyse görev edinmiştim bugün.
Ömer'in yanına gittiğim günün üstüne sıkı bir denetimle odadan çıkmama bile izin verilmiyordu.
Şiddetli ağrılardan dolayı yüksek doz ağrı kesici veriyorlardı, haliyle o gün dikişlerim açıldığında sızı hissetmiş, ufak bir kan lekesi görmüş ama dikkate almamıştım.
Ağrı kesicilerin etkisi bitip de hastaneyi ayağa kaldıracak ağlamalarım başlayınca herkesi telaşa düşürmüştüm. Hemen müdahele edilmişti ama abimlerin tavizsiz bir şekilde odadan çıkmamı engellemeleri başlamıştı bu sefer de.
Sevgilim var ne de olsa, o beni kurtarır diye temenni ederken Ömer abimlerden beter çıkmış, beni ayakta gördüğü her an damarları atıyor, beni yatağa gerisin geri çene kasları oynaya oynaya bırakıyordu.
Tabi sadece olumsuz şeyler olmuyordu.
Mesela abimler Ömer'in yanıma beş dakika için bile olsa gelmesine izin verir olmuştu. Aralarında ne konuştuklarını bilmesem de Batur abim damarları ata ata, içten içe kriz geçire geçire müsade ediyordu Ömer'in yanıma gelmesine.
Eray abim ise sessizleşmişti garip bir şekilde. Üç gündür her Ömer geldiğinde gözlerini ikimize dikip sessizce izliyordu. Öfkeli bir bakış olmasa da nedenini anlamak zordu.
Bir şey olmuştu belli, ondandı bu sessiz izleyişleri, dalgınlıkları.
Aslan abimin ise her zamanki haliydi. Karargaha gidiyor sonrasında hemen yanıma geliyordu. Ve her seferinde yedi yaşındaki Zeynep'in çok sevdiği o şekerden getiriyordu. Bu ince düşüncesi ona olan sevgimi daha da arttırıyordu.
Hiç Ömer'le denk gelmemelerini düne kadar garipsiyordum. Abim ne zaman çıkacak olsa Ömer'in gelişi o saat oluyordu. Dün taşlar yerine oturmuş, Aslan abimin Ömer'le beni görmemek için türlü bahanelerle dışarı çıktığını anlamıştım. Beni paylaşmak, biriyle görmek istemiyor kırmaktan kaçınmak için de uzak duruyordu bu zamanlarda.
Aslan abim Batur abim gibi duygularını düşündüklerini kolay gösteren biri değildi. Dışarıdan daima ketum, kaşları çatık, her şeyi potansiyel tehlike olarak gören biriydi. İçinde kimbilir neler dönüp duruyordu.
Bazen kalbini yemek istiyordum onun, bunu yapamayacağım için yanımda olduğu her an koca bedenine sarılıp bırakmıyordum.
Bilgim dışında bir şeyler oluyordu sürekli bu odanın dışında ama bana hiçbir şey çaktırmıyorlardı.
YOU ARE READING
Susmak Sana Yakışmıyor
Romance"Dünyanın en güzel sözcükleri onun dudaklarından dökülendi, hiç şüphesiz." *** Ele avuca sığmayan, baş belası avukat Zeynep Seza, Hiddetiyle karşısına çıkan her şeyi yıkabilecek komiser Ömer, Mevzu bahis kız kardeşleri olunca kıyametin kendisi olan...
