Uyanış

90 9 1
                                        

Paslanmış içinde kutular olan bir asansörün içindeydim. Asansör sallandığı için dengemi kaybediyor, düşüyor yeniden kalkıyor, paslanmış demirlere çarpıyordum. Asansör durunca derin bir nefes aldım kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Sonra aniden kapaklar açıldı. Ne olduğunu anlamadan güneş ışını gözlerimi kamaştırdı. Ellimin tersiyle güneş ışınını gözlerime ulaşmasını engelledim. Ama şaşkın bakışlar üzerimde hissediyordum. Gözlerim ışığa alışınca elimi çektim ve ilk onunla göz göze geldim. Sarışın dik duruşlu kahve gözlü bir çocuktu. Yutkundum etrafa baktım. Herkes erkekti, irkildim nabzım hızlandı göğsüm hızla inip kalkmaya başladı. Sarışın çocuk asansörün içine atladı bana yaklaştı. Ben geri çekildim sonra durdu önüme diz çöktü ellerini uzattı sakin ol der gibi sonra konuştu .

"Sakın ol sana zarar vermicem"

Çocuğu süzdüm sonra bir elini göğsüne koydu yeniden konuştu

"Ben newt buranın 2. Liderim ilk defa bir kız geldi herkes bu yüzden sana böyle tuhaf bakıyor"

Newtin gözlerine baktım mavi gözlerim onun kahve gözleriyle buluştu sonra ben konuştum

"Nerdeyim ben?"

Newt iç çekti elini göğsünden yere indirdi rahat bir pozisyonda paslanmış demirlere oturdu

"Kayran'dasın"

Yutkundum buraya neden geldiğimi bilmiyordum adımı bilmiyordum hiçbir şey bilmiyordum kafayı yemek üzereydim sonra newt yeniden konuştu

"Adını hatırlıyor musun?"

Kendimi zorladım ama tek bir kelime bile aklıma gelmedi gözlerimi yere indirdim ellerimi yumruk yaptım

"Hayır ben hiçbir şey hatırlamıyorum"

Sonra başka bir sarışın erkek konuştu yeşil gözlü uzun boyluydu

"Harika işimize yaramayan bir çaylak"

Newt kaşlarını çattı çocuğa baktı

"Kapa çeneni gally buraya geldiğinde sende hiçbirşey hatırlamıyordun"

Gally iç çekti gözlerini devirdi sonra sırıtı

"İyi yeni çaylakla başarılar newt"

Newt iç çekti gözlerini yine bana çevirdi bu çocuk bana çok tanıdık geliyordu ama çıkartamıyordum. Newt yeniden konuştu

"Hadi gel çıkaralım seni burdan"

Ayağa kalktı elini bana uzattı yavaşça elini tutum parmakları nasır tutmuş avucu hafif çamurluydu. ayağa kalktım bişey diyemeden belimden tutup havaya kaldırdı ve toprağa oturtu. Newte asansörden çıktı kalabalığa baktı ve konuştu

"Herkes işinin başına! Hadi!"

Kalabalık dağıldı fısıldaşmalar duydum ama önemsemedim.iç çektim başımı kaldırdım ve devasa duvarlara baktım. Buda neyin nesiydi böyle?. Anlam veremiyordum. Hiçbir şeye. Kulaklarım çınlıyor nefesim daralıyor göğsüm inip kalkıyordu sonra yumruk yaptığım eli birisi nazikçe elini elimin üstüne koydu.bu newti bana endişeli gözlerle baktı ve konuştu.

"Biliyorum korkuyorsun ama korkma tamam mı? Biz yanındayız aklında bir sürü soru olabilir normal bişey bu çünkü hepimiz buraya ilk geldiğimizde kaçmaya çalışır soru sormaya bağırmaya başlardık herkes korkardı bu yüzden yapardık. Geldiğim ilk günü hatırlıyorum korkudan bayıldığımı hatırlıyorum ama zamanla alışıyorsun. "

Newt ayağa kalktı üstündeki toprağı silkeledi saçlarını eliyle geriye taradı bana baktı

"Eee bütün gün burda öylece oturup devasa taş duvarlara mı bakıcaksın? Yoksa etrafı gezdirmemi ister misin?"

Newt gülümsedi istmesemde dudaklarımda bir tebessüm çıktı,newt elini uzattı newtin elini tutup ayağa kalktım. üstümdeki toprakları silkeledim newte baktım ve konuştu.

"Hadi öğreniceğin çok şey var çaylak"

Çaylak denmesine sinirlendim kaşlarımı çattım kollarımı göğsüme kavuşturdum ağırlığı tek bacağıma verdim

"Bana çaylak deme"

Newt kaşlarını kaldırdı kollarını göğsüne kavuşturdu beni süzdü sonra kikirdadı.

"Peki lady'ye ne dersin?"

Gülümsedim başımı sağa doğru hareket ettirdim. saçlarım yüzümü kapattı, duvarlara asansöre sonra newte baktım.

"İyi olur"

Dedim newt hafifçe eğilir gibi yaptı elini uzattı

"Pekala laydim seni kayranda gezdirmeme izin ver"

Newt başını hafifçe kaldırdı kahve gözleri benim mavi gözlerimle buluştu. newtin elini tutum.

"Pekala gezdir o zaman"

Newt doğruldu elimi nazikçe tutu arkasını dönüp yürümeye başladı...

The maze runner:the lats promiseNhững tác phẩm khiến độc giả say mê. Hãy khám phá bây giờ