04.08.2026|20.29
Gözlerim acıyor.
Oyun parkında diğer çocuklarla birlikte oyun oynuyordum. Kimisi duvarları boyuyor kimisi oyuncaklarla bir dünya kuruyordu. Yanımda ki arkadaşım B95'e baktım. "Hadi T95! Benim dersim bitti, sıra senin." Başımı zemine çevirdim ve okul sırasında oturan küçük ahşap oyuncak bebeğimi alıp kürsüye koydum. "Çocuklar bugün sizlerle yeni bir ders işleyeceğiz!" Dedim gülümseyerek. B95 ise kendi bebeğini önceden benim oturduğum sıraya oturtmuştu. "Bugün maddelere bağışıklık konusunu işleyeceğiz. B95 kolunu getir!" Minik bir kalemi sanki iğneymiş gibi B95'in bebeğinin koluna soktum. "Bunun adı fenta.. ımm, fentalin?" Dedim emin olamayarak. B95 ise "Aaa, acıdı!" Dedi sanki cidden bebeğinin canı yanmış gibi. "Sus, B95 yoksa baba seni bulutlu odaya kapatır! Güneşli odadan taşınmak istemezsin değil mi?" Dedim gülerek. B95 ise ağlama numarası yaptı. "Ühü ühü baba çok özür dilerim! Canım acımadıııığğ..." cümlenin sonuna geldiğinde ise bebeğini ağır çekim yere düşüyormuş gibi hareket ettirip sertçe zemine vurdu ve "dufff, bayıldım ben. Şimdi beni kucağına al" dedi. Benim bebeğim B95'in bebeğini kucağına alıp tık tık diye yürütmeye başladım. Fakat Baba'nın ayakkabı sesleri tak tak çıkıyordu. Bunu bebeklerle yapmak çok zordu.
Başımı istemsizce kaldırıp oyun parkının öbür tarafına baktım. Karşı da bir ayna vardı ama aynanın arkasında Anne ve Babaların olduğunu biliyordum. Bu izleniyor hissetmeme engel olmuyordu.
Oyun parkının kalın beyaz kapıları açıldı. Herkes pür dikkat oraya odaklandı. Baba, kucağında beyazlara sarılmış bir bebekle geldi. Oyun parkından geçip güneşli odaya gitti. Beyaz iri kapılar ardından kapanmıştı. Aradan 10 dakika sonra Baba geri geldi.
"Çocuklarım. Babanız size yeni bir kardeş getirdi, J97."
Bazı çocuklar bağırıyor, mutlulukla koşturuyordu oyun parkında.
Moralim bozulmuştu. Henüz 3 yaşımda olmama rağmen baba eskiden en küçük benim diye bana ilgiyle bakar, ilgilenirdi. Şimdi bunların hiç biri olmayacak...
Baba parktan çıkıp gitti. Başımı eğmiştim. Aradan saatler sonra yemek saati gelmişti. Herkes tek sıraya girip yemekhaneye yürümüştü. İsimlerimizin yazılı olduğu masalara ve sandalyelere oturduk. B95'de benim yanıma oturdu. 1 yıl kadardır B95 ile aynı yemekhane masasına oturduğumuz için arkadaş olmaya karar vermiştik. Bir gün çok acıkmıştı. Elmamı ona verdim ve bana sarıldı. Tebessüm etmiştim. O günden sonra tek arkadaşım o olmuştu.
Elime çatal ve kaşığımı alıp bekledim. Herkesin masasına tavandan sarkan kare şeklinde makineler inip yemek tepsisini bıraktı. Sonra tek tek uzun borular indi. Simetrik biçim de herkese aynı oranda yemek ve meyve bırakıldı. Gözüm az ileride ki masaya kaydı. Babayı gördüm. Günler önce eklenen masaya J97'nin adını ekliyordu. Çatalı sıktım. B95 iştahla yemeğe başladı yemeğini. Ben de önüme dönüp yemeğe başladım.
Yemekten sonra herkes tek sıra oldu. Güneşli odaya gittik. Yataklarımıza yattık. İçeri Baba girdi. Tek tek herkese vitamin ilaçlarını verdi. Sıra bana geldiğinde Baba'nın uzattığı ilacı almak yerine bileğini tuttum. "Artık J97'imi seveceksin, Baba?" Dedim hüsranla. Kaşlarını belli belirsiz çattı. Kısa süre bir şey düşündü. Anlamadım, o da anlatmazdı. Sonra yüzü yumuşadı. "T95, Baba buradaki bütün çocuklarını eşit seviyor. J97 henüz yürüyemiyor. Bu yüzden baba ona destek olmalı. Tabii Kardeşi T95'de değil mi?"
Burukça güldüm, Başımı salladım. Sonra ilacı alıp yuttum. Yatağın öbür tarafına dönüp yattım. Herkes ilaçlarını içtikten sonra ışıklar kapandı.
Sabah olduğunda gözlerimi ovuşturarak uyandım. Anne içeri girmişti. "Çocuklar, Baba sizi bekliyor." Dedi ve elinde ki deftere bir şeyler not etti. "SJ92, N94, J95 Sıraya girin. Baba ilk sizi çağırdı." Dedi tek kaşını kaldırarak. Sonra aradan zaman geçti. Diğer çocukları da yavaş yavaş çağırdılar. İçeri giren Anne ile dikkatle çağıracağı ismi dinledik yine. "T95, B95 ve J97, Baba sizi bekliyor. Sonra anne duraksadı. J97 yürüyemiyordu. "T95, J97'i sen getir." Dedi. Gözlerimi kırpıştırdım. Ayağa kalkıp yeni doğanlar ünitesine gittim. Orada bir tek J97 vardı. Şimdilik başka bebek yoktu. Beşiğini gördüğümde hava da iki tane el ve bir tane ayak gördüm. Beşiğe yaklaştığımda irislerimin büyüdüğünü hissetmiştim.
