selamlar
bu ficin konusunu bulmak için bugünümü tamamen harcadım:(
umarım beğenirsiniz
ayrıca kitap kapağından emin değilim yani çok kötüyse bildirin çünkü kötü gibi
2026,5
Han Jisung Anlatımıyla
"Yiyecekleriniz geldi efendim." diyerek sekreterimin önüme bırakmış olduğu sandviçlerden birisini ısırarak meyve suyumu yudumlamıştım. Tüm gün öylesine zordu ki yorulmuştum.
"Şimdi, durum ne?" dediğimde çekinerek satış istatistiklerini göstermişti bana. Lee Holding hâlâ bir adım önümüzdeydi ve biz resmen olduğumuz yerde sayıyorduk. "Aish!" diyerek sandviçi bırakarak geriye yaslanmıştım.
"Bunun shop falan olduğunu söyle bana." dediğimde iç çekerek kafasını sallamıştı. Nasıl olurdu da bir kozmetik markası giyim markası ile yarışırdı ki? O kişi Minho iseydi yapardı.
"Bu adama neden sinir olduğunuz bilmiyorum ama bence artık inadı bırakmalıyız." diyen sekreterime çevirmiştim sinirli bakışlarımı. "Olmaz." kaşlarını çatmıştı net yanıtıma. "Neden?" nedeni belliydi.
▶ ▶ ▶
"Burada ne işin var?" diyen bedenle hızla yayımı arkama saklamış, saygı adına önünde eğilmiştim. "Burada olduğunuzu bilmiyordum." dediğimde ise kaşlarını çatarak etrafına bakınmıştı. "Burası bu saatlerde olmaman gereken bir yer. İsmin ne?"
"Bir daha olmayacağından emin olabilirsiniz efendim." dediğimde iç çekerek elini çeneme yerleştirmiş, kafamı kaldırarak gözlerine bakmamı sağlamıştı. "İsmin ne?"
"Han Jisung." dediğimde geri çekilerek tekrar sorusunu yöneltmişti. "Burada ne işin var bilmiyorum ama bunu ailene ileteceğimizden emin olabilirsin." dediğinde hızla itiraz etmek için öne atılmıştım. "Sadece antrenman yapmak istedim, çalışmak için başka bir alanım yok."
"Buraya nasıl girdin?" dediğinde iç çekerek elimdeki anahtarı öne uzatmıştım. "Buranın bölüm müdürünün oğlundan izinsiz şekilde aldım. Yaptığımın hatadan ibaret olduğunu biliyorum ama yarışmaya çalışmadan giremem."
"Bunlar bir bahane olmamalı." dediğinde onu ikna edemeyeceğimi anlayarak öne adımlamıştım, ona kafa tutacaktım. "Sen neden buradasın? Sende bir öğrencisin ve bu saatte burada olmak için benim gibi yetkililerden izin almış olman gerek."
"Öyle ama senin aksine ben yaptım." diyerek kağıdı uzattığında bir süre kağıda bakmıştım, gerçekten de izin kağıdı almıştı. "Elbette yaparsınız çünkü siz koskoca cumhurbaşkanının oğlusunuz. Sizlerin aksine ben bir metresin oğlu olduğumdan görüşlerimi pek önemsemiyorlar, bu yüzden izinsiz girdim."
Onu arkamda bırakarak ilerlediğimde saygısızlık olmaması için arkamı dönmüş, önüne kadar ilerledikten sonra tam önünde durmuş ve saygı amaçlı eğildikten sonra eve adımlamıştım.
▶ ▶ ▶
"Ona olan nefretinizi anlamak mümkün değil." diyerek odamdan çıkan sekreterime aklıma gelen anı ile gülümsemiştim. "O cidden fazlasıyla gıcık birisi." diyerek elime birkaç dosyayı almış, göz attıktan sonra bırakarak ayaklanmıştım. Toplantıya yetişmem gerekiyordu, bir toplantıyı da ayarlamam lazımdı elbette.
2026,5
nasıl olmuş??
umarım beğenirsiniz
