We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

1. hiçbirimizin burcu kova değil

49 7 2
                                        

Sehun kozmik zırvalara, el falına, belinin arkasındaki kemikli çıkıntının yalnız kötü bir şey olacağında ağrıdığına, mahalleye taşındığından beri yanık olduğu yeşil gözlü Çinli oğlanın onu ısrarla görmezden gelme sebebinin Güneş'in Mars'a yaptığı 38 derecelik açı olduğuna falan inanıyor.

Çinli oğlan.

Liseye başladığımız üçüncü hafta bir anda sınıfımıza transfer oluyor, o günden beri o ismini duymadığım Allah'ın cezası bir gün bile yok. Sehun o gün üst sınıflardan bir kıza tarot baktırdığı için bu gelen oğlanın kaderi olduğunu düşünüyor. Oysa oğlanın babası taşındıkları günden beri meydandaki büyük marketin köşesinde, seyyar tezgâhta balık keki satıyor. Benim tezim ajan oldukları yönünde. Çinliler ya da uzaylılar dünyayı ele geçirdiğinde görürsünüz. Çocuk robot bile çıkabilir, öyle yani.

Sehun ona söylediğim her zırvaya inansa da buna inanmıyor. Kandırması kolay biridir, vazgeçirmesi asla. Çok istediği bir şey varsa ve ben o şeyi hiç istemiyorsam çenesi beni ikna edene kadar susmaz. Vazgeçiremeyeceğimi bildiğimden çaktırmadan kafamın üşüdüğü yalanını sıkar, kalkar bere falan takarım. Altına gizlediğim kulaklıklar ve yüksek sesli müziği fark etmez, kafamı üçe vurduğum için buna ihtimal de vermez. Kolay lokmadır o. Cumartesi günleri ne istediğini anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur, onu dinlemeye de.

"Olmaz," derim sahte bir telaşla. "Gidemeyiz maça falan."

"Niyeymiş o?" Biçimli kaşları çatılır.

"Choi Zottiriksan bugün orada yağmur yağacağını söyledi. Yükseleniyle alçalanı Kova olmayanlar uzak durmalıymış. Kötü enerji taşıyor bulutlar dedi."

"Şemsiye götürürüz." Tereddütle söylediğinde birazdan kazanacağımı hisseder ve o beni rahat bıraktıktan sonra yapacaklarımı düşünürüm.

"Kova, Sehunnie. Kova olacak."

Babası ajan, kendisi robot olan okulun gözdesi Zhang Yixing Amerikan futbolu takımında. Sehun dört yıldır beni o maça götürmeye çalışıyor, bense yüzde yetmişlik bir oranda onu reddetmeyi başarıyorum. Ama bu sefer olmuyor. Sehun varlığından bile haberi olmayan birinin final maçında yanında olması gerektiğine gönülden inandığı için yalanıma kanmıyor, kansa bile büyük bir cesaretle görmezden geliyor ve beni, kolumdan tuttuğu gibi yataktan sürükleye sürükleye sahaya götürüyor.

Burcumuz kova değil, elimizde sıkı sıkıya tutunduğumuz mor benekli plastik bir şemsiye var ve yoldayız.

Günlerden cumartesi. Oturuyoruz bir yere. İlgisizim. Oyuncular çıktığında Sehun kolumu sarsa sarsa başımı döndürüyor, işitme kaybı yaşayacağımdan korkuyorum.

Bıkkın bir suratla etrafı incelerken gözüm daha önce görmediğim birine kayıyor.

"Bu kim?" diyorum kulağına doğru. Duysun diye iyice bağırıyorum.

Yüzü buruştu. "Kim Jongin," diye surat büküyor. "Ne oldu ki?"

"Hiç," diye omuz silkiyorum. Gözüm elleriyle savurduğu karamel saçlarında. Tırnaklarımı mı yiyorum? Sehun vuruyor elime. Yağmur yok ama şemsiye hala elinde. Korkuyor deli gibi.

Günlerden cumartesi diyorum, o gün eve gidince günceme tek satır yazıyorum.

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jul 17 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

88Stories to obsess over. Discover now