"İstanbul'un en genç hayırsever isimlerinden biri olarak anılan Sara Safir Karatlı, bu akşam rıhtımda düzenlenen yardım gecesiyle bir kere daha gündeme geldi. Lüks davetlerin, iş ve sanat dünyasından birçok ismin katıldığı gecede Karatlı ailesi, bizzat etkinliği davet etti.
Karatlı ailesinin biricik kızı, 'Yardımın bir ayrıcalık değil, sorumluluk olduğunu vurguladı.'"
Spikerin sesi tiz bir çığlıkla kesildi. İlay, kahkahalarının arasından az önceki röportajımı taklit ediyordu. Diğerleri de ona katılıp gülerken yüzümde bir tebessümle gözlerimi devirdim.
"Şimdi sen cidden bir yardım kuruluşuna 24 milyon bağış mı yaptın?"
Yanımdaki tok sese dönerek, "Adı üstünde, yardım kuruluşu bağış geceleri bunun için düzenleniyor Enzo," dedim.
Ama aslında orada dönen paraların sadece gösterişten ibaret olduğunu elbette ben de biliyordum.
"O verdiğin paranın tek bir kuruşu bile büyük ihtimalle verdiğin amaca hizmet etmeyecek. Bilmem nerenin müdürünün Maldivler tatili parası olacak. Bunu da biliyorsun diye umuyorum."
Tam cevap vermek için ağzımı açmışken Kuzey elime bir bira tutuşturdu ve hemen yanımda oturan Enzo'ya elindeki diğer birayı uzatarak,
"Sinirlenme, kara oğlanım," diyerek Enzo'nun yanına oturdu ve yanağına bir öpücük bıraktı.
Biramdan bir yudum alırken Enzo'nun sonuna kadar haklı olduğunu biliyordum. Orada verilen paraların sadece gösterişten ibaret olduğunu da çok iyi biliyordum.
İkisi bir sohbete dalmış, diğerleri ise ya kendi aralarında konuşuyor ya da telefonlarına bakıyordu. Şişenin sonunu içerek masaya bıraktım ve cebimdeki telefonu çıkardım.
Telefon kilitli olduğu için açılır açılmaz bildirim yağmuruna tutulmuştu. Çoğu X'tendi.
Karatlı ailesinden yardım gecesi...
Sara S. Karatlı'dan göz dolduran bağış...
İyilik meleği misin be kadın, bu ne?
Bu para gökten yağıyor herhalde amk.
Abla bana da bağış yapsana, gözünü seveyim. KYK yetmiyor sjsnsö.
Birçok tweet atılmıştı. Bazıları sadece göz doldurmak için, bazıları da ne kadar büyük bir iyilik yaptığımızdan bahsetmişti.
Sonuç olarak Karatlı ailesi yine gündeme oturmuştu.
Tweetlerin arasında elbette nefret kusanlar da vardı. Telefonu sıkıntıyla kapatarak koltuğun yanındaki mini dolaptan bir şişe çıkardım.
Saat geç olmaya başladığı için çoğu kişi evine geçmişti ama bizimkiler hâlâ buradaydı.
Kapağını açtığım biradan bir yudum aldığım sırada,
"Çok içme Sara, akşam kafa yapmaması lazım çünkü," diyen Kirill'e dönerek,
"Bir yudumla sarhoş olmam ben. Hem olsam bile... onları yine arkamda bırakırım, canım," dediğimde omzunu silkti ve sarı saçlarını karıştırdı.
"Öyle olsun," dedi.
Çalan telefonumdaki isme bakınca elimdeki şişeyi, tekli koltukta yayılarak oturmuş Eylem'e vererek terasa çıktım.
Telefonu açtığımda babam konuşmama izin vermeden,
"Neredesin?" diye sordu.
Gözlerimi devirerek,
BINABASA MO ANG
Safir
RomanceÜçe kadar say." "Sonra?" "Sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." Biri direksiyonu biraz daha sıkı kavradı. Diğeri emniyet kemerini çözdü. Sokak lambaları asfaltın üzerine vururken kırmızı ışık son kez yandı. "Bir..." Motorlar homurdandı. "İki..." ...
