Giriş

30 7 28
                                        

İlk dönüm noktası

Ağustos ayının başı, yaz tatilinin sonuna doğru yaklaşırken Türksever çiftinin evinde küçük bir telaş vardı. Bugün 6 ağustos yani evin en küçüğü Asena'nın 8. yaş doğum günüydü. Akşama doğru doğum günü kutlanacaktı. Lakin Asena gün boyu çok eğlenmişti.

Gün boyu babası Adnan Bey ve ablası Yeşim ile unutamayacağı bir gün geçirmişti. Birlikte lunaparka gitmiş ve orda çarpışan arabalara, dönme dolaba, atlıkarıncaya, ve hız trenine binmiş lerdir. Ardından kağıt helva ile pamuk şeker yemişlerdi. Daha sonra deniz kenarında yürümüşlerdi.

Yol kenarında Maraş dondurmacısını görmüş ve görür görmez hemen dondurmacıya koşmıştu Asena. Dondurmayı almak zordu çünkü dondurmacı vermemekte ısrarcıydı ama zorda olsa almışlardı ve afiyetle yemişlerdi.

Babası ve ablası Yeşim ile İstanbul'u karış karış gezmişlerdi. Birlikte Topkapı Sarayı'nı, Galata kulesini, kız Kulesi'ni, Ayasofya Camiisini ve Selimiye Camiisini gezmişlerdi. Gezdikleri ve gördükleri her yer için babaları Adnan Bey kızlarına oranın tarihini anlatıyordu. Tabii kızları da büyük bir merak ve heyecan içinde babalarını dinliyordu. Ardından vapura binip martılara simit atmışlardı.

Günün sonunda eve geldiklerinde Asena çok şaşırmıştı çünkü bugün onun doğum günü olduğunu unutmuştu. Halbuki unutamayacağı güzel bir gün geçirirken doğum gününü hatırlaması biraz zordu. Ev onun en sevdiği çizgi film yani Winx club temasında süslenmişti. Geçen sene yani 7. yaş doğum gününde ev Scooby-Doo temasında süslenmişti. Asena bu iki çizgi filmi çok seviyordu.

Şok içinde kalan küçük kızın sevdiği herkes buradaydı. Anneannesi, dedesi, teyzesi, kuzenleri, haftada en az iki kez camını kırdığı Hüsnü Amcası. ( Asena erkek gibi sürekli futbol oynuyor. Genelikle de Hüsnü Amcanın evinin olduğu kısımda oynuyorlar. Asena'nın ayağının ayarı hiç olmadığı için sürekli Hüsnü Amcanın camını kırıyor.) Bakkala her geldiğinde ona en sevdiği çukulatayı ikram eden Rüstem Abisi, bahçesindeki ağaçların en yüksek dalına çıkıp meyveleri yerken her defasında yakalandığı ya okkalı bir dayak yedirten ya da maraton koşucusu gibi iki mahalle boyunca onu bıkmadan kovalayan Esma Teyzesi, mahalleden arkadaşları ve ablasının hoşlandığı ama Asena'nın öz abisi gibi gördüğü Selçuk Zafer de burdaydı. Yani herkes vardı. Aslına bakılırsa Asena çom yaramaz ve ele avuca sığmayan bir kızdı ama mahalleli de severdi bu tatlı kızı. Ne kadar ilallah getirse de severlerdi.

Aniden ışıklar söndü ve üzerinde mumlar olan kocaman bir pastayı elinde tutan annesi Songül Hanım içeriye girdi. Herkes aynı anda iyki doğdun şarkısını söyleyerek el çırpıyordu. Annesi elinde tutuğu pastayı salondaki büyük masanın üzerine koydu. Asena hemen pastaya en yakın sandalyeye oturdu. Lakin pastanın üzerinde çok fazla mum vardı. Endişeyle yanında duran babasına döndü.

"Babacım, çok fazla mum var. Ben hepsini tek bir seferde üfleyemem ki." Adnan Bey yanındaki kızına en içten gülümseyip kızına baktı ardından kızının yanağını usulca öptü ve kızına baktı.

"Benim güzel kızım, benim dişi kurdum. Sen o kadar güçlüsün ki bu mumlar ne ki sen daha fazlasını bile söndürürsün. Benim Alfa kurdum."Bu sözlerin üzerine Songül Hanım hemen eşine sataştı.

" Adnan! Kıza dişi kurtmuş alf kurtmuş gibi seslenmen ne kadar doğru acaba." Songül Hanımın sert çıkışına rağmen Adnan Bey karısıma gülümseyerek baktı.

"Kızma karıcım, hem kızımızın adının anlamı dişi kurt, ayrıca benim kızım gerçek bir kurt."

"Adanan! Artırmayasun ha benim kafamın tasını da!" Songül Hanım kızının ismini seviyordu lakin kocasının kızına böyle seslenmesine sinir oluyordu. Songül Hanım Ordu'nun en çok bilinen ve zengin olan bir ailenin iki kızlarından ikinci olandır. Üniversite de eşi Adnan Bey ile tanıştı. İkiside aynı üniversitede öğrenciydi. Adnan Bey ise Adana'da en köklü Kürt aşiretinin ağasının oğlıydu. Aralarındaki bir çok farklılığa rağmen birbirlerini sevmiş ve evlenmişlerdi. Songül Hanımın ailesi bu duruma ses etmemişti ama Adnan Beyin ailesi karşı çıkmıştı aynı Adnan Beyin polis olmasına karıştıkları gibi bu işe de karşı çıktılar. Lakin eninde sonunda iki sevdalı birbirine kavuştular. En son 4 yıl önce birbirlerini gördüler sonra başka bir sebepten dolayı birbirlerinin yüzüne baktıkları yoktu. Aslına bakılırsa o 4 yıl önce herşey güzeldi ama olan oldu artık...

Dişi Bir Alfa KurtBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin