Bir aşk büyüttüm, o aşk içimde yeşerirken bu şehri ateşler altında bıraktım.
Bir nabız kuyusu yarattım ve içine de o şeytanları mahkum ettim.
Hepsinin nabzı durana dek yaktığım ateşi söndürmedim.
"Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte bu yüzden özgürlüğün yükü çekilmez, çok ağırdır."
29.08.2025
İnsanlar her yerde, sesler her yerdeydi. Çığlıklar yükseliyor, hepsi bu kapandan kaçmak için ölümüne direniyordu.
Yarattığımız hengameye diktim elalarımı. İçimde bir vicdan azabı bulundurmuyordum, içimde merhamete dair tek bir his yoktu. Tamamen hissizdim, nabız kuyum bomboştu belki de. Omuzlarım daha da dikleşirken, dişlerimi sıkarak uzun uzun baktım ileride kalan insanlara.
Canavar, onlar birer canavardan ibaretti. Ve biz, o canavarların yarattığı kişilerdik.
Unutma dedi, içimdeki o intikam ateşini körükleyen o kadın. Unutma Bade, her şeyin sorumlusu onlar. Bu denli canın yanıyorsa bunu onlar yaptı. Seni bu olduğun kişiye dönüştüren, o canavarlar oldu. Acıma, merhamet etme ve vicdan azabı çekme. Onlar size acımadı, onlar size merhamet etmedi ve onlar vicdan azabı çekmedi.
Yanımdaki bedene bakmadım. Bakmasam bile o olduğunu biliyordum. Cebindeki zippoyu çıkarıp elini aramızda kaldırdı. Bakışlarım zippodan yükselen ve sönen ateşe yakıldı.
Biz bu şehri yakacaktık, biz bugün bu canavarların sonu olacaktık. Bunu biz yapacaktık.
Bade Larissa Karavaris ve Lider Kılıç.
Biz bu gece bu savaşı bitirecek ve içimizi soğutacaktık.
"Yandığın kadar yakacağız dedik, nasıl yaktılarsa öyle yakacağız. Ben bu yoldan dönmem, sana yapılanı da hesapsız bırakmam." Lider'in ruhsuz sesiyle birlikte bakışlarım daha da keskinleşti. Avuç içindeki zippoyu kavrarken, ellerim artık titremiyordu.
Zippoyu tekrar yaktım ve aramızdaki ateş yükseldi. Lider'e bakarken konuştum. "Vita'yı yıkıyoruz." Yüzündeki tehlikeli gülümseme büyürken, topluluğa baktı. "Yıkıyor ve onarıyoruz."
Ve zippo yere düştü.
Ateş yolunu takip ederek, binaya ilerledi. Her yer yangın içinde kalırken biz yan yanaydık. Lider elimi sıkı sıkı tutarken, onun yanımda olmasından güç aldım. Sesler daha da yükseliyor, canavarlar acıyla haykırıyordu. Onların hak ettiği buydu, onlar acı çekerek ölmeliydi. Sadece bizim değil, herkesin intikamıydı bu.
Patlama sesiyle anlık gözlerim kapandı. Ama yerimden bir santim bile oynamamıştım. Yüzüm ifadesizken boş gözlerle izledim. Yanımıza gelen bedenler ile bakışlarımı çevirdim. Biz bu şehrin çocuklarıydık, bu canavarların eseri.
O'nun şaşkınlıkla bakan irisleriyle göz göze geldim. Bana acıyla bakarken kafasını iki yana salladı. "Sen ne yaptın!" Boş gözlerle izledim bu endişesini, öfkesini. "Yapmam gerekeni yaptım ve sen bana engel olamadın." Dedim. Bana bir adım atmasıyla birlikte, Lider bir adım atarak önüme geçti. Şimdi büyük bir ifadesizlikle o'na bakan ben değil, Lider'in ta kendisiydi.
"Ona bir daha yaklaşacak olursan, bunu sana ödetirim. Dostum olman umurumda bile olmaz." Lider'in ruhsuz sesiyle bozguna uğramıştı. Mavi gözlerine öfkenin tohumu yerleşirken, bakışları bana döndü. Hissizce ona bakarken gözlerine bu kez kırgınlık yüklendi.
"Bade ben senin nişanlınım!" Dudağım yukarı kıvrıldı. Bu gerçek bir tebessüm değildi, en az o'nun kadar sahteydi. Sağ elimde takılı olan yüzüğü çıkardım ve o'na baktım. "Artık nişanlın değilim. Ve inan bana zorlarsan, bu şehri nasıl ateşe verdiysem seni de öyle veririm."
Yüzüğü ateşlerin içerisine fırlattım.
Bozguna uğrarken çenemi dikerek Lider'e baktım. Güven veren gözlerle bana bakarken, kafasıyla onay verdi. Ve bende devam ettim.
"Vita yok ve onlarda. Bundan sonra biz varız ve bizim kuracağımız düzen. Bu saatten sonra ne bana ne de Lider'e kimse engel olamaz. Şayet engel olan çıkarsa da bu nabız kuyusuna kendi isteği ile girsin. Ben bu saatten sonra kimseye acımayacağım.
Lider sözü devraldı. "Artık Viran var, biz varız. Ve hiçbir kuvvet buna engel olamaz. Biz ne istersek o, Bade ve Lider ne isterse o. Buradaysanız, yanımızdaysanız eğer siz ne isterseniz o."
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.