step

20 2 2
                                        

alt katmanın sokakları, üst katmanın lüks ve düzenle yaşamına zıt puslu ve sisliydi. wonyoung hızlı adımlarla ilerliyordu ve arkasında nefes nefese bir ses vardı.

"doğru yer olduğuna emin misin?"

"emin olmasam seni buraya getirmezdim liz, sessiz ol ve etrafına bak sadece."

wonyoung her köşeye bakıp etrafı tararken dar bi kapının önünde durdu, gözleri eski bir panonun üstündeydi. pano epey tozluydu, çizgiler ve semboller vardı. alt katmanın diliydi.

"bunun için mi buradayız? sırf birkaç çizik için bizi öldürteceksin wony."

wonyoung dizlerinin üstüne çöktü, sembollerin üstünde parmaklarını gezdirirken gülümsedi. o bir şeylere yaklaştıklarını hissediyordu. tam o sırada, arkalarından metalik bir uğultu duyuldu. ikisi de anında nefesini tuttu ve havaya baktı. uğultu yaklaştı, oldukları yerin tam üstündeydi. wonyoung cebindeki cihaza uzandı.

"gördün mü?"

"demek ki çok yakınız."

artık farkedildiklerini anlamıştı. bir şey yapmalıydı. nefesini tutarken iyice gerildi ve duvara doğru sindi. yavaşça kutuya doğru yaklaştı. eski kutuya dokundu, kilidinin soğukluğunu hissedince istemsizce titredi. liz sürekli etrafa bakıyor ve dudağını dişliyordu.

"bunu açarsak yakalanırız biliyorsun değil mi?"

"yakalanırsak bile risk almaya mecburuz"

kutunun kapağı ağır bir gıcırtıyla aralandı. içinden holografik bir veri kristali kaydı. çatlak ama hala ışık saçıyordu. wonyoung eline aldığında parmak uçları hafifçe yandı ve kristal titremeye başladı.

"o şey yasaklı onu yanımızda götürürs-"

"biliyorum. cevabımız da burada"

uğultu tekrar duyuldu, bu sefer daha yakın ve daha netti. gökyüzünden gelen mekanik sesle kırmızı ışık huzmelerini de görmeleri bir oldu. gözlem dronları..

"gitmeliyiz! hemen wony. bizi burada kimse duymadan öldürürler."

wonyoung tepki vermedi ve kristali cebine atıp binanın tentesinin altından çıktı, drona doğru baktı. belki de hep beklediği andı, yüzünde küçük bir tebessüm vardı. liz anlam veremeden wonyoung'a bakıp aklından bir sürü şey geçiriyordu.

"bırak görsünler."

"delirdin mi sen? yakalananlara ne olduğunu hatırlamıyor musun?"

"ben sadece doğru kişiye görünmek istiyorum."

dronların mercekleri parladı, zifiri karanlık olan sokak bembeyaz bi ışıkla aydınlandı. wonyoung gözlerini kıstı ama geriye adım atmadı. o an bilmediği şey, yukarıdan birinin gerçekten bu sahneye tanık olmasıydı.

karina yu, geniş salonundaki ekrana yaslanmış oturuyordu, alt tabakanın dar karanlık sokakların zıttı olarak beyaz mermerler, büyük heykeller ve salonda yankılanan hafif bir müzik yankılanıyordu. karina içkisini yudumlayıp ekrandaki kadının ışıkla aydınlanmış yüzüne baktı. dronların kaydettiği her detay merkezde tüm ekranı titizlikle yansıyordu. genç kadın izleyen birinin olduğunu biliyor gibi korkusuz durmaya çalışıyordu.

"bayan yu, onu hemen aldırmamı ister misiniz?"

"hayır, bırak kalsın ning"

"yasaklı kristal elinde, daha fazla büyümed-"

"dedim ya, bırak kalsın."

sesi her zamanki gibi yumuşak ama bir o kadar da keskindi.

"kendi yolunu seçsin."

ningning tereddütle sustu. karina ekrana daha çok eğildi, parmak uçlarını wonyoung'un silüetinde gezdirdi. sanki ekranı delip geçmiyormuş gibi inceliyordu.

"böyle kahramanı oynayanlar hep en hızlı düşenlerdi."

arkasına yaslandı, tebessümle kadehte kalan içkisini de kafasına dikti. kristalin görüntüsü karina'nın gözlerinde parladı. kadının düşüncelerini okumaya çalışıyordu.

dronların ışıkları söndü. sokak yeniden karanlığa büründü. yalnızca neon tabelaların kırık parıltıları kalmıştı geriye. liz nefes nefese yere çöktü.

"gittiler! gördün mü, çekip gittiler!"

korkudan hala sesi titriyordu. wonyoung, elini cebine bastırdı. kristalin sıcaklığı hala tenini yakıyordu. başını kaldırıp karanlık gökyüzüne baktı. gözlemcilerin onları gördüğünden şüphesi yoktu ama bu ürkütmemişti, tam aksine bu onu heyecanlandırmıştı. birinin onu farkettiğini, özellikle de doğru kişinin gözlerini üzerine çevirdiğini hissediyordu.

"sanırım bizi gördüler."

"dalga mı geçiyorsun wony, mahvolduk."

wonyoung sessizce gülmüştü, yukarıdaki ışıklar gözüne yansıdı. şehir uyanmıştı..

ILK DEFA BIR SEY DENIYORUM. bu ship bile aklımda yoktu???

lise kurgusu grup chati yazmak tam benlik ama hikayesel bir seyler denedik yapcak bisi yok 😔

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 05, 2025 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

beyond the edge - wonrina Where stories live. Discover now