KELEBEĞİN SON 7 DAKİKA teorisi.

8.1K 279 152
                                        




Küçük bir not; bu kurguyu 2023'de yazmaya başladığım için 2023 yılında geçtiğini söylemek istiyorum.

Desteklerinizi hissettirmekten çekinmeyin, çünkü bu kitap sadece bir kurgu değil — aynı zamanda bizim ortak hikâyemiz olacak.




İnstagram / @vaelsny



İyi okumalar dilerim.
Bölüm sonu yorumlarda buluşalım,
oy verirseniz çok mutlu olurum. <3







♪ Kelebek, Çağan ŞengülFire Up The Night, New Medicine ♪

К сожалению, это изображение не соответствует нашим правилам. Чтобы продолжить публикацию, пожалуйста, удалите изображение или загрузите другое.












♪ Kelebek, Çağan Şengül
Fire Up The Night, New Medicine ♪


Kelebeğin Son 7 Dakika Teorisi.

"Her yara gözle görülmez; bazıları sessizce kanar, en çok da onların iyileşmesi zaman alır."



⚘݄


⠀

2. ayın 20'si — BARTIN, Akşam üstü. (2019)
Baris Arden Hizsel.

Güneş, kışa inatla geç batan o yorgun gökyüzünde son parıltılarını düşürüyordu toprağa. Havanın içindeki keskin serinlik, Mart'a göz kırpan Şubat'ın vedası gibiydi. Park, çocuk kahkahalarından arınmış, kendi haline terk edilmiş bir tablo gibi sessizdi. Ağaçların çıplak dalları, gövdeleriyle birlikte geçmişten kalan anıları taşıyordu sanki. Her biri, bir zamanlar burada yankılanan gülüşlerin gölgesini saklıyordu üzerinde. Ayaklarım toprağı her çiğnediğinde, altımda yıllar öncesinden kalma başka bir yazın tozları kalkıyor gibiydi.

Elimde, dikkatlice tuttuğum iki dondurma... ikisi de mor renkte, her zamanki gibi, karadut ve böğürtlenli Magnum. Onun favorisi. Soğukluğuyla avuç içimi sızlatan bu dondurmalar, çocukluğumuzdan kalma bir alışkanlığın sessiz tanığıydı. Her gece burada, bu parkta, bu salıncağın yanında otururduk. Gülüşürdük. Hayal kurardık. Zamanı durdurabileceğimizi sanırdık.

Şimdi zaman durmuştu ama farklı bir şekilde: boğazıma takılan bir yumruyla, göğsümde büyüyen bir ağırlıkla, onun sessizliğiyle...

Adımlarımı yavaşlatarak, salıncağın yanına yaklaştım. Oradaydı. Aynı yerde. Her zaman oturduğu o sağ köşedeki ahşap salıncakta. Fakat bu kez gözleri parlak değil, pusluydu; yanakları rüzgârda kızarmış değil, ağlamaktan yanmıştı. Göz kapakları şiştiği için neredeyse gözlerinin rengi bile kaybolmuştu. O eski, çocuk gülüşünün izi kalmamıştı yüzünde. Sadece boş bir ifadeyle ileri geri sallanıyordu. Rüzgarın iteklediği yaprak gibi, sessizce. Bir daha gülmeyeceğini düşünür gibiydi. Ya da gülmenin ona artık bir şey ifade etmediğini.

KELEBEĞİN KÜLLERİNDENStories to obsess over. Discover now