Multimedia=Ateş
" Rüzgar ben artık içimde tutamıyorum. Yanlız başıma ağlamaktan bıktım. Rüzgar ben babamı çok özlüyorum. O içimdeki küçük kız babasını çok özlüyor. Dayanamıyorum artık ya. Rüzgar benim babam öldü. Duydunmu beni öldü. " beni kendine çekip kafamı göğsüne yasladı. Saçlarımı okşarken o kelimeyi ikinci defa kullandı " sakin ol güzelim sakin ol. Ben yanındayım. Geçti tamammı , artık geçti. Yanlız değilsin güzelim yalnız değiliz. " dedi. Rüzgar bana güven veriyordu. Yıllar önce kaybettiğim güveni. Yanımdaydı. Yanlız değildim. Ben , ben onun göğsünde ağlıyordum. Herkesin hayatında acılar vardı aslında. Kimisinin iki gün sürerken kimisinin ömür boyu peşini bırakmazdı acılar. Senin acın başkasının mutluluğuydu kimi zaman. Belkide bu hayattaki acı ölümdü. Sevdiğin bi insanı bir daha yanında olmamasıydı , bir daha sesini duyamamak , gülüşünü görememekti ölüm. Belkide bi insanı yaşarken öldürmekti ölüm. Belkide hayat en sevdiklerimizi alırdı hep ellerimizden. Babam öldükten sonra içimde kocaman bir boşluk oluşmuştu. Hiç kimsenin dolduramayacağı bir boşluk. Bu sevgi aşka benzemezdi. Bu sevgi çok başkaydı ve bu yüzden kimse ama kimse babanın yerini dolduramazdı. Babam konusunda çok hassastım. Çünkü onu kaybetmiştim. İlk zamanlar her an patliycak bomba gibiydim. 8 yaşımdayken intihar etmek istemiştim ben. Hatta ve hatta kalkışmışdım. Küçük bir kızın daha hayatın en güzel yönlerini görmeden ölmek istemesi sizce bu dünyayı ne kadar adaletli gösterirdi. Ben babamın neden öldüğünü bile öğrenmeye korkuyordum. İnsan nerden bile bilirdi küçük bir kızın psikolojisini. Nerden bilirdi her kızını gezdiren bir baba gördüğünde ağladığını. Bu kadar dolu gözüken hayat niye birden boş gelirdi gözümüze. Bence insanlar sevdikleri yanındayken değerlerini bilmeliler. İlla ölmesimi gerek onları ne çok sevdiğinizi hatırlamanız için. Ben onca şey yaşamama rağmen hala gülmeye çalışıyorsam siz niye herşeyi kafanıza takıyorsunuz. İnanınki hayat kendinizi üzmenize gerek duyucak kadar uzun değil. O nedemiş bu nedemiş kafanıza takmayın. Kendiniz olun. İçinizden geleni yapın. Seviyorsanız söyleyin. Her defasında dile getirin. Ben babama keşke bir kez daha seni seviyorum diyebilseydim diye geçiriyorum aklımdan. Düşüncelerimi dağıtmak istiyordum aslında. Zaten ağlamam yerini iç çekişlere bırakmıştı. Kollarımı onun beline samış öle yatıyordum göğsünde. Cüneytte benim hep yanımdaydı ama hiç onun göğsüne kafamı yaslıyıp ağlamamıştım. Aslında kimsenin önünde ağlamazdım. Ama Rüzgar'ın yanında kendimi tutamamıştım işte. Başımı okşarken bir yandanda " geçti güzelim geçti. " diyordu. Yavaş yavaş sakinleşiyordum zaten. Kafamı onun göğsünden çektiğimde saate baktım. Kıpkırmızı kan çanağı olmuş gözlerimle gözlerine bakmak istemiyordum. Onun yanında ağlamıştım bu yüzden bakmamak en iyisi olurdu bence. Saat sabahın 5 ’ iydi. Ne ara olmuştu bu kadar. Ne süredir ağlıyordum. Rüzgar kafamı kendi yüzüne çevirdiğinde gözlerimi ondan kaçırdım. " Masal gözlerime bak " demişti ama benim öle bir niyetim yoktu. Taki bağırana kadar. " Masal " bağırırken sesi uyarı doluydu. Gözlerimi gözleriyle buluşturduğumda " daha iyimisin ? " diye sordu. Kafamı olumlu anlamda sallayıp " teşekkür ederim " dedim.
" etme "
" neden peki "
" insanlara iyilik yapmayı sevmem ama sana yapıyorum işte. Bu yüzden bana teşekkür etme "
" peki etmem "
" bir insan anahtarını nasıl unutabilir
merak ediyorum "
" adı üstünde insan hani şu genelde hata yapan şeylere denen ad. Ayrıca benim burada kalmam için ısrar eden sendin. Hayır yani fikrin değiştiyse sölede bilelim "
" seni burada istemesem bırak evi emin ol çevresine bile sokmazdım. Ben sözümün arkasında dururum Masal senin gibi kaçmam. Konuya gelince ortamı yumuşatmaya çalışıyorum ve sen bunu anlayamıyorsun. Bence senin bilmen gereken şey kıt olduğun "
YOU ARE READING
Seni Her Gördüğümde
HumorDuyduğum sesle irkildim. Evet O'ydu. Emindim. O geceki çocuktan başkası olamazdı. Beni bulmuştu. Peki ben O'nda kaybettiğim kendimi bulabilecek miyim?
