Yeni bölüm geldii, bu sefer çok uzatmicam. Umarım bölümü beğenirsiniz sizleri çooook seviyorum LÜTFEN BÖLÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOSANIZ YORUM ATIN... :) İYİ OKUMALAR
Önceki bölümün sonu...
"Tamam." Tuvalete gittiğimde kapıyı açtım ve bir kadınla çarpıştık. O yanımda geçip çıktı bende ellerimi yıkamak için çeşmenin yanina gidicektim ki ayağıma bir kağıt çarptı. Önce çarptığım kadın düşürdü sandım ama sonra üstünde ismimi görünce notu açtım. Gazeteden kesilmiş büyük harflerle "SANA YAVUZ'A İNANMA DEMİŞTİM, O VE BABASI ÇOK TEHLİKELİ ONLARDAN UZAK DUR YOKSA SONUÇLARINA KATLANIRSIN" yazıyodu. Acaba Yavuz'u vuran kişi bu adam olabilir mi?
***
Birinin içeri girmesiyle hemen kağıdı cebime koydum ve lavabodan çıktım. Yavuz'un odasının önündeki bekleme sandalyesine Yeliz'in ve Emir'in yanına oturdum. Nasıl olur bu, eğer Yavuz'u o mesajları gönderen ve odama gelen adam vurduysa, o şu an benim yüzümden orda yatıyo. Bunu Ahmet Bey'e söylemeli miyim diye düşünürken Ahmet Bey geldi ve yanımıza oturdu.
"Nasılsınız çocuklar?" Soruya tek cevap veren Emir olmuştu.
"Biz iyiyiz de Ahmet Abi sen nasılsın?" Ahmet Bey başını iyiyim anlamında salladı ama hepimiz biliyoduk ki o da çok üzülüyodu ama belli etmiyodu. Bu sırda da ben bu olayı Ahmet Bey'e söylemeye karar verdim.
"Ahmet Bey size bişey söylemem gerekiyo."
"Tamam Ada söyle." Ben Yeliz'le Emir'e bakarak yanlız konuşmamız gerektiğini işaret ettim. O da anlamış olucak ki ayağa kalktı.
"Biz bi hava almaya çıkalım çocuklar. Bi gelişme olursa ararsınız. Emirle Yeliz tamam dedikten sonra biz hastaneden çıktık ve hastanenin önündeki banka oturduk.
"Söyle bakalım." Tam cebimdeki notu çıkartıp Ahmet Bey'e uzatıcaktım ki telefonuma mesaj geldi.
"Pardon." Ahmet Bey eliyle bakabilirsin işareti yaptı. Mesaj gizli numaradandı. "İnan bana bu olanları Ahmet Arslanoğlu'na anlatmak istemezsin. Yoksa kim olduğun ortaya çıkar ve sana hiç acımadan seni kendi elleriyle öldürür." Mesajı okuduktan sonra notu cebime geri koydum ve mesajı da sildim.
"Ne dicektin sen bana Ada?" birden panikledim ve yalan bulmaya çalıştım.
"Yavuz'u vuran bulundu mu?" Ahmet Bey anlamaz gözlerle bana baktı.
"Bu muydu önemli olan şey?"
"Evet, aslında hayır yani evet ama şey dicektim, eğer bulamadıysanız daha bende yardım etmek istiyodum. Bunu Yeliz'in yanında söyleseydim karşı çıkıcaktı o yüzden ben dışarıda konuşalım dedim." Ahmet Bey anladım şeklinde kafasını salladı. Bende içimden koca bir OH çektim.
"Bulamadık ama senin bu işe karışmana gerek yok. Bizim çocuklar hallediyo."
"Peki o zaman isterseniz yukarı çıkalım."
2 Gün Sonra...
Az önce doktorla konuşmuştum ve Yavuz'un yanına girebilmek için yalvardım. O da dayanamayıp izin verdi. Yine yan odadaki küçük odada üztümü değiştirdim ve onun yanına gittim. Elinden tuttum ve yanına oturdum.
"Yavuz 2 gün oldu. Lütfen uyan artık." Gözyaşlarımı tutamayıp yine ağlamaya başladım. Sonra birden elimi sıktı. Yüzüne baktığımda yavaş yavaş gözlerini açmaya çalışıyodu. Hemen kalkıp doktora haber verdim. Doktor geldiğinde tamamen uyanmıştı. Doktor yüzündeki nefes almasını sağlayan maskeyi çıkardı.
"Sakin ol şimdi, adın ne, adını hatırlayabiliyo musun?" Yavuz bana bakıp güldü.
"Yavuz Arslanoğlu."
BẠN ĐANG ĐỌC
Bir Mafya Hikayesi
Teen Fictionküçük bir kızın annesi ve babası öldükten sonra duran ve birdaha hiç atmicağına yemin etmiş olan kalbi karşısındaki kaba adam ile tekrar hayata dönecektir...
