‼️Arkadaşlar ben Azərbaycanlıyam. Bunun üçün Türk yazı kayidelerin pek bilmiyorum. Yani sözleri duyduğum gibi biliyorum. Hatalarımı mazur görün. Teşekkürler 😊😊
~|Hayatın sana planladığı şeyi asla bilemezsin|~
Uykunu kolarına kendimi yeni teslim etmişdim.
Birden kapının sertçe çalmasılyla yataktan sıçradım.
Zorla da olsa gözlerimi oğuşturarak kapıya doğru yürümeye başladım. Kapı hala çalıyordu. Sanki bir azdaha geç gelsem kapı kırılıcaktı. Kapının yanına gelip elimi kapıyı açmak için uzatdım.
Kapıyı açtığımda karşımda Sinanı gördüm. Kendi kendime "Sabahın köründe bunun burda, bu helede ne işi var?" Şaşırmıştım onu karşımda böyle görünce.
Onunla sevgiliyiz. Bir yıla aşkın onunla birlikteyiz.
Bir az tuhaf tipdir, ama yinede zor günlerimde bana destek oluyordu, seviyordum onu.
Ben kapıyı açar açmaz kendini aceleyle içeri sokdu. Nefes-nefeseydi, saçı başı dağılmış, pantolonun da dizleri paramparça olmuştu. Onu bu halle kim getirmişti?
Ona "Sana noldu böyle?" diye sorduğumda aceleyle ellerime bir şey sıkıştırdı.
Bana ne verdi diye elimi açıp baktığımda verdiyi şeyin bir CD olduğunu gördüm.
"Bu ne? Bunu bana neden verdin?"
Gözlerim adeta vrdiyim sorunun cevabını arıyordu onun suratında. "Sana verdiyim bu CD yi göz bebeyin gibi koru" dedi. "Asla içindekilere bakma. Bu senin iyiliyin için".
Ona güveniyordum ama bana verdiyi bu şey haqqında en ufak bir fikrim bile yokdu.
Ona güvenmek istiyordum kötü bir şey yapacağını düşünmüyordum. Ama onun bu hali beni şaşırtdığı kadarda korkutuyordu.
Bana "Çilay..." diye seslendiyini duydum. Beni omuzlarımdan tutup sarsıyordu. Aklımdaki sorular bir anda dağıldı. Tekrar başımı kaldırıp ona doğru baktığımda bana "Lütfen çok önemli. Bana inanıyormusun?
Bak canım ne olursa olsun bunu canın pahasına koru, ben gelene dek bunu iyi bir yere sakla ve kimseye bu hakta tek kelime dahi etme.
Bana bunu yapa bileceyine dair söz vere bilirmisin? Lütfen beni anlamaya çalış. Biliyorum anlaması zor ama lütfen".
Ben bu sözlerden sonra onun gözlerine doğru baktım gözlerinde telaş ve korku vardı. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum.
Bana verdiyi neydi ve neden bu kadar telaşlıydı bilmiyordum. Onun gözlerinin içine bakıp "Söz merak etme. Sen gelene dek bunu iyi bir şekilde saklayacağım".
Bana bakdı sonra elleri nazikçe belime kaydı beni kendisine doğru çekdi ve sonra alnıma bir öpücük kondurdu bu an kendimi dünyanın en şanslı insanı gibi hiss ettim. Beni nasıl böyle çabuk sardıysa, o hızla da geri bırakıp gözlerime doğru bakmaya başladı.
Onu o kadar çok seviyordum ki bana canını ver dese, değil canımı kalbimi söküp ona verirdim. Benim ellerimden tutup "Gitmem gerek çok fazla zamanım yok. Merak etme geri döneceyim". Bu sözlerden sonra arkasını dönüp öylece gitdi.
Aklımda yüzlerce soru vardı. Neden bana üzgünüm demişti? Neyse günün sonunda geri döneceyini ve herşeyin iyi olacağını söylemişti, umarım böylede olurdu. Beni öylece ortada bırakamazdı, bana kıyamazdı.
Kapıyı kapatıp pencereye yaklaşdım. Onu koşarak gitdiyini gördüm ortada gerçekten de bir iş vardı ama iyi bir şey olduğunu sanmıyordum.
Elimdeki CD'ye baktım. Kendi kendime "Acaba içinde bu kadar deyerli ne var?" Diye düşünmeye başladım.
Elimdeki CD'yi nereye saklaya bilirim diye etrafa göz gezdirdim.
Bir anda gözüme kanepenin yanında duran küçük bir portiret deydi. Evet bu ola bilirdi.
YOU ARE READING
Son yaşam
Teen FictionBirden yolun ortasında bir siyah jeep belirdi. Ardından diğerleri. "Tuzak." Silahlar doğrultuldu. Karanlık çöktü, kurşunlar havayı yırtmaya başladı. Ozan'ın adamlarıydı. Bunları nerde görsem tanırdım. Sinan'la ortak olduklarını çoktan biliyordum. B...
