Kami telah memperbarui Pedoman Konten kami.
Tinjau pedoman terbaru untuk terus berbagi cerita dengan aman.

1.Bölüm

658 20 23
                                        

Her yara zamanla iyileşmiyor,
Her giden ille de geri dönmüyor,
Çivi çiviyi her zaman sökmüyor,
Davul hep dengi dengine değil,
İnsan içince açılmıyor,
Dostlar kafa dağıtmaya yetmiyor,
Zaman her derdin ilacı değil...
Kim uydurdu bunları?
Kim inandırdı bizi bu yalana bilmiyorum ama Dilerim bunların hepsiyle kendisi sınanır...

🍂

Uyandığımda vücudumun her yeri sızım sızım sızlıyordu. Dün eve birazcık geç kaldığımdan babamdan sağlam bir dayak yemiştim.

Benim ailem hiçbir zaman kolunun altına alıp sevmemişti beni.

En küçük birşeyde bile şiddet görmüştüm onlardan. Beni her zaman abim kurtarırdı.

Ama o da dün evde değildi. İşi yüzünden eve geç döner olmuştu.

Dün eve döndüğünde odamda bir köşeye sinmiş ağlıyordum.

O da sesimi duymuş yanıma gelip bana sarılıp beni teselli etmişti. Eve geç geldiği için bunları yaşadığım için benden defalarca özür dilemişti.

Onun bir suçu olmadığınıda bende defalarca söylemiştim. Ama o kendini suçlamaktan vazgeçmemişti.

Yataktan kalktım ve banyoya gittim. Yüzüme soğuk su çarpınca suratımı buruşturdum.

Aynaya bakınca yüzümün çeşitli yerlerinde morartılar vardı. İşe böyle gidemezdim.

Dolabımı açıp kapatıcıyı elime aldım ve morarmış yerlere iyice sürdüm. İz kalmayınca banyodan çıktım.

Dolaptan sarı eteğimi ve beyaz tişörtümü çıkardım. Hızla üstümdekileri çıkardım ve eteğimi ve tişörtümü giydim. Tişörtün uçlarını eteğin içine sıkıştırdım.

Ardından aynanın karşısına gittiğimde kapatıcı çok sahte bir yüz verdiğinden biraz allık ve nemlendirici sürdüm. Yüzümü biraz olsun düzelttiğimde kapım çaldı ve abim içeri girdi.

"Elisam daha iyi misin birtanem?" dedi ve yanıma gelerek arkadan bana sarıldı.

"Daha iyiyim abicim. Sen bugün işe gitmedin mi?"

"Dün izin aldım birtanem. Bu arada çok güzel olmuşsun Elisam."

"Teşekkür ederim. Sende çok yakışıklısın." dedim ve üstündeki günlük siyah tişortü ve eşofmanı süzdüm. Ne giyse yakışıyordu abime.

Yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirdi. Sonra yüzüme daha dikkatli bakınca beni kendine döndürüp kaşlarını çattı. Elini yüzüme koydu.

"Yüzünün her yerine kapatıcı sürmüşsün. Ne yaptı sana böyle yine. Keşke eve erken gelseydim o zaman bu durumda olmazdın. "

"Hayır abi. Bu senin suçun değil. Bunların hepsi onların suçuyken kendini suçlamanı istemiyorum." dedim gözlerim yaşlı.

Bana öyle bir baktı ki içinden bir yerlerden hâlâ kendini suçladığını biliyordum. Sonrasında çok konuşmadık ve mutfağa indik. Babam dikkatlice beni süzüyordu. Annemde ocağın başındaydı.

Sonra babam kafasını salladı ve bakışları masaya döndü. Babam her sabah yaralarımı gizlemişmiyim diye bakardı. En sonunda abimin sert sesi çınladı kulaklarımda.

"Sana ne demiştim baba? Ona el kaldırma diye seni kaç defa uyarmam lazım? En sonunda onu dövünce eline ne geçiyor ki! Onun böyle akıllanacağını mı düşünüyorsun?! Bir kere ona şefkatle yaklaş ve bunun kötü olduğunu söylesen ölür müsün?"

Kaderin Dokunuşu Cerita yang bikin terobses. Temukan sekarang