"Arabayı sen kullan demiştin içkiliyim" "Boşver yutalım şeritleri bas gaza dedin "

Yavaş ,yavaş kafamı sallayarak şarkıya eşlik ettim bir taraftanda vişne suyumu içiyordum. Deli gibi dans eden insanlari izledim. Yüzümü buruşturup düşündüm. Bundan ne anlardi bı insan? Sarhoş ol , leş gibi kokan insanların kokusunu soluyor üstüne üstlük resmen onların içine giriyordun . Birkaç masa ötedeki peteğe kaydı gözlerim. Sarhoş bir şekilde cilvelesip erkek arkadaşını çıldırtıyordu. Kendimce tebessüm ettim. Çok tatlılardi ama aynı zamanda çok zıtlardı. Petek bir şekilde meteti ikna etmiş olacak ki ikisi birlikte kalabalığa karıştı. Petek meteye sarılarak şarkı söylüyor, Mete ise gülerek onu izliyordu.

    Vişne suyum bitince lavabonun nerde olduğunu sarışın barmene sormuştum sağ taraftaki bordo kapıyı gösterdi. Hemen teşekkür edip kalabalığın içine girmeden kenardan adimlarimi lavaboya ilerlettim. içeri girince bazı gözler bana dönmüştü. Lavabodaki kadinlarin kimisi rujunu tazeliyor kimisi ise boy aynasında fotoğraf çekiliyordu. Tuvalette işimi halledip hızlıca çıktım.
Altın rengi şaşalı muslukta elimi yıkayıp arkadaki güllerle süslenmiş boy aynasina ilerledim. Siyah mini boy elbisem, buğulu göz makyajım,bordo rujum ve omuzlarimdan tıpkı bir nehir gibi akan saçlarımla göz alıcı gözüküyordum. Topuklularimin çıkardığı tok sesle birkaç kız bana bakmıştı. Onlara bakmayıp dümdüz bir surat ifadesiyle lavabodan ayrıldım.
Petek ve sevgilisinin dansının hâlâ devam
ettiğini görünce rahatsız etmek istemedim. Mekanın bordo kapısından kendimi dışarı attım. Çantamdan anahtarımı çıkartırken, bir yandan da siyah arabama yürüyordum. Tam arabanın kapısını açıp içeri girecekken arabanın üstündeki böğürtlenleri farkettim. kimin gönderdiğini biliyor fakat düşünmek istemiyordum . Paketi almak için ayaklarımın ucuna yukseldim. Paketleri alınca acele etmeden arabaya bindim. Derin bir iç çekip anahtarı çalıştırdım. Yol boyunca şebnem ve kalben karışık playlistimi dinledim.
Gece boyunca araştırma yapmış "o"nun nerde olduğunu aramıştım ve bulmuştum da. benim bir sokak altımdaki özel üniversitede işletme okuyordu. Fotoğraflarına baktığımda değiştiği gördüm artık sadece kapşonlu giymiyor aksine gömlek giyiyordu tüm fotoğraflarında gömleğin ilk 3 düğmesi açık oluyordu. Babasına çok benzemiş aynısı olmuştu. Babası tüm mirası ona bırakmıştı şirketleri, evleri, yazlıkları tüm mal varlığını. Yakında iğrenerek baktığı o şirketin en baş köşesinde olacaktı..
Oflayip yatakta kendime gelmeye çalıştım.
B

irkaç dakika tavana bakmış sonunda ayağa kalkma kararı almıştım. Köpeğim luffy etrafta kedim vanessayi kovalıyordu. Tabii vanessada yardim miyavlamalari atıyordu. Gözlerimi devirip lavaboya giden uzun ve boğucu koridordan geçtim.
Lavaboya geldiğimde dağılmış ve yorgun yüzüme baktım. Geceden kalma makyajım ve şişmiş göz altlarimla harikulade gözüküyordum. Sertçe yüzüme su çarptım. Tam mutfağa doğru ilerliyordumki kapı çaldı. Kaşlarimi çatıp tüm Trendyol sepetimi aklımdan geçirdim. Kapının deliğinden bakıp kapıyı açtım. Ne şaşırtıcı ki bilinmeyen biri karanfil yollamıştı. Kendi kendime dejavu diye düşündüm.
Beni hatırlıyor bana geçmişimi geri vermek istiyordu .
Bir süre koridorda düşüncelerle boğuşarak zaman öldürdüm. Sahiden niye geri dönmüştü niye bunu bana yaşatmıştı. Ben her gece ölürken o yanımda yoktu peki şimdi niye var olmaya çalışıyordu?
En sonunda ayağa kalkmayı başarmış
kendime gelebilmistim.
Ne kadar içimden o çiçekleri parçalamak istesemde ruhumun derinliklerindeki liseli kızı dinleyip evin en güzel köşesine bıraktım.
Odama doğru adımlarımı hızlandırıp titreyen ellerimi zapt etmeye çalıştım.
Odama vardığımda telefonumu elime alıp hızlıca peteği aradım. Her zamanki neşeli sesiyle telefonu açtığında sesimi titretmeyip kötü çıkarmamam için uğraşıyordum. "Nerdesin?"  Diyerek direkt konuya girdim."Mete'nin yanındayım dünden sonra salya sümük hasta olduk"diye kıkırdadi.
Bu zamanda tek isteyeceğim şey onlarin mutlu vakitlerinin içine etmemekti.
"Ya dün hiç sorun yoktu. Ben bukadar açık giyme hasta olursun dedim gerisi beni ciklemez." Telefondan kahkaha sesi gelince ister istemez yüzümde buruk bir tebessüm oluştu.
Petek aylarca depresyon tedavisi gördü.  O kadar ilaç kullanmasına rağmen hiç biri ise yaramamıştı.
Fakat bir gün meteyle tanıştıklarında tedavi yanıt vermeye başlamış sağlığına kavuşmuştu. Şuan böyle mutlu olması en çok beni mutlu ediyordu.
   Arkadan Mete'nin nazlanma sesi gelince kıkırdadim."Petek koş Petek ölüyorum . Ambulans!"diye bağırdi.
"Neyse sel ben seni ararım bu koca oğlanın yanına gitmem lazım. Görüşürüz!!!" 
Telefonun kapandığını belli eden ses gelince telefonu indirdim.
Yatağa oturup kara kara düşünmeye başladım. Okadar zaman geçmesine rağmen niye kendini şimdi hatırlatıyordu?

Você leu todos os capítulos publicados.

⏰ Última atualização: Jun 18, 2025 ⏰

Adicione esta história à sua Biblioteca e seja notificado quando novos capítulos chegarem!

Geçmişin KaranfilleriHistórias para pegar e não largar. Descubra agora