Bölüm 23

25 1 0
                                        

"Onların burada ne işi var?" diye fısıltıyla Zeynep'e sordum.

"Ege bana bir şey söyleyecekmiş de geleceğini haber verdi." dedi fısıltıyla. Doğu ve Ege yanımıza gelince huzursuzca yerimde kıpırdandım. Doğu bana bakıp dururken gözlerim ondan kaçırdım.

"Biraz konuşabilir miyiz kızlar?" diye sorduklarında Zeynep ayağa kalktı.

"Dışarıda konuşalım isterseniz." Bana bakıp gözleriyle dışarısını gösterince oflayarak yerimden kalktım. Onları takip edip en arkadan yürümeye başladım.

Dışarı çıkınca Zeynep bir banka oturdu. Ben de yanına oturunca Doğu ve Ege karşımızda dikildiler.

"Bu akşam sizi kokteyle davet ediyoruz." diye Doğu ani bir şekilde söyleyince tepkisizce suratına baktım.

"Ben hiçbir yere gelmiyorum." dedim hızlıca. Doğu ile aynı yerde olmamak istiyordum. Zeynep koluma cimcik attığında acıyla kolumu tuttum ve ona öfkeyle baktım.

"Ne demek gitmiyoruz?"

"Bakın kızlar bizim partnere ihtiyacımız var. Doğu'nun annesinin kokteyli ve herkes partnerli olacak. Benim de ihtiyacım var çünkü Doğu'nun ailesi ve bizim aile iyi arkadaşlar. Duygu lütfen Doğu'yu yalnız bırakma." dedi Ege. Ofladım. Doğu'ya baktığımda yüzünün düştüğünü gördüm.

"Tamam geliyorum." dedim ani bir karar değişikliğiyle. Yanağıma konan bir öpücük ile öpücüğün sahibine döndüm. Doğu yanağımdan öpmüştü!

"Pa-pardon." dedi hızla.

"Sadece sevinmiştim." diye ekledi.

"Sorun yok." Okulun o iğrenç ve lanetli zilini duymamla ayağa kalktım.

"Ha Duygu bir de şey diyecektim." Doğu'ya ney dicen gibisinden baktım.

"Baban gitmiş. Eğer bir sorunun varsa her zaman yanındayım." dedi. Nerden öğrenmişti ki?

"Gerek yok."

"Peki. Akşam saat sekizde ben seni alırım. İyi günler kızlar." Ege ve Zeynep de vedalaştıktan sonra sınıfa geçtik. Hoca daha gelmemişti.

Bir kaç dakika sonra hoca ve yanında bir kız sınıfa girdi. Kızın ipek gibi sarı saçları ve masmavi gözleri vardı. Pürüssüz yüzü tapılacak derecede güzeldi. Ürkekçe sınıfa göz gezdirince gözlerimiz buluştu. Kız gülümsedi, ben de aynı şekilde karşılık verdim.

"Çocuklar bu arkadaşınız yeni geldi. Kızım kendini tanıtır mısın?" dedi hoca. Kız onaylar anlamda kafasını salladı.

"Benim ismim Duru." Hangi okuldan geldiğini de söyledikten sonra boş bir yer aradı. Bizim arka sırada kimse oturmadığı için oraya geçti. Hoca görmeden arkama döndüm ve elimi uzattım.

"Ben Duygu. Hoşgeldin okulumuza." dedim sessiz bir biçimde. Elini uzattı o da.

"Ben de Duru. Memnun oldum." dedi ve gülümsedi. Zeynep de kızla tanıştıktan sonra dersi dinlemeyip Duru ile sohbet ettik. Kız çok samimiydi ve tatlıydı.

Okul çıkış zili çaldığında üçümüz beraber okuldan ayrıldık. Hasan abi beni bekliyordu. Kızlarla vedalaştıktan sonra arabaya bindim. Banyo falan yaptıktan sonra Zeynep bize gelecekti ve kokteyl saçmalığına beraber hazırlanacaktık.

"Merhaba Hasan abi." dedim sevimli göstermeye çalıştığım sesimle.

"Sana da küçük hanım." dedi gülerek. Müzik açıp sesli bir şekilde söylemeye başladım. Hasan abi de arada bana katıldı.

Eve geldiğimde bir şeyler atıştırdım daha sonra da banyo yaptım. Banyodan sonra saçlarımı kurulayıp taradım. Rehberden babamın numarasını tuşladım. Biraz çaldıktan sonra açtı.

"Efendim kızım?"

"Baba. Ne yapıyorsun? Vardın mı?" diye sordum. Sorarken sesim titremişti çünkü şimdiden özlemiştim onu.

"Vardım canım vardım. Yerleşiyorum. Sen ne yapıyorsun? Sorun var mı? Kendin korkmuyorsun değil mi?" diye hızla sordu.

"Sorun yok baba. Sadece seni merak ettim. Senin arayacağın yoktu." dedim kırgın çıkan sesimle.

"Yok yok kızım yanlış anladın. Ben seni arayacaktım tam da. Şarjım bitmişti. Seni çok özledim canım."

"Ben de babacığım." dedim. Gözümden akan bir damla yaşa engel olamadım.

"Neyse baba sana bir şey söyleyeceğim. Bu akşam bir partiye katılabilir miyim?"

"Katıl kızım fakat bir şartla. Eve geç dönmek yok ve tanımadığın kişilerle muhatap olma. Bir şey daha var. Tanıdığın biri mutlaka yanında olsun. Dikkat et. Bir şey olursa beni ara." diye uzunca bir cümle kurdu.

"Tamam baba. Zaten Zeynep ve Ege de yanımda olacak. Doğu da."

"Tamam kızım."

"Görüşürüz baba." dedim. O da görüşürüz dedikten sonra telefonu kapattım. Kapı çalınca koştum ve kapıyı açtım. Zeynep elinde bir elbiseyle içeri girdi. Çok heyecanlı gözüküyordu.

"Hazır mısın? Harika bir parti olacak." dedi el çırparak. Hadi hayırlısı.

KOŞWhere stories live. Discover now