Geçmiş 16 yıl önce..
Küçük kız lojmanda sevinçle koşuyor ve elindeki balon ile oynuyordu. Uzun kumral saçları kahverengi gözleri vardı asker çocuğuydu lojmanda ki çocuklar onunla pek fazla oynamaz'dı küçük kız hepsinden farklıydı sürekli neşeli ve etrafa neşe saçan bir kız çocuğuydu diğer insanların onun hakkında ne düşündüğünü umursamaz ve hep kendi bildiğini yapardı.
Yine günlerden bir gün sevinç içinde koşarken yanlışlıkla Çağıl Kartal'a çarptı tam yere düşerken küçük kızın belinden tutmuş düşmesini engellemişti küçük kız moralini bozmadan gülümseyerek ona bakıyordu fakat Çağıl ona tam tersi sinirle bakıyordu "Neden sürekli etrafta aptalca koşmak zorundasın?" Bunu söylerken kızı bırakmıştı "aptalca değil gayet güzel ve eğlenceli!" Çağıl küçük kıza biraz yaklaştı yüzü ciddiydi "bir daha ki sefere koşarken kime çarptığına dikkat et velet!" Bu söz üzerine kız sinirlenmişti "ne diyorsun sen be!" Diyip dizine sert bir tekme atması ile koşması bir oldu.
Çağıl sinirle kızın arkasından bağırdı "gel buraya çilli yolucam senin saçlarını bekle sen!" Diyip kızın arkasından koşmaya başladı ama kız çoktan saklanmış ve izini kaybettirmisti Çağıl söve söve evine gitmiş odasına gitmişti.
Küçük kız saklandığı yerden çıkıp eve gitti. Babasını özlüyor ne zaman gelecek diye gün sayıyordu. Annesi Maria Atlas mutfakta kızı için yemek yapıyordu annesi ünlü bir avukattı ve neredeyse her yerde tanınıyor saygı duyuluyordu.
Yarı türk yarı İtalyan olan Sofia Atlas eve girince hızlıca banyoya girmiş elini yüzünü yıkayıp aşağıya inmişti onu gören annesi gülümsedi "Ah cariño yaralanmişsin!" Sofia acıyan dizine baktı ve omuz silkti "Non imporota mama" ( önemli değil anne) diyerek masaya geçti.
"Babam ne zaman gelecek?" Diye heyecanla sormuştu sorusunu "bilmiyorum ama az kalmıştır" tam o esnada kapının çalması ile Sofia sevinçle bağırdı padre! Mio padre è arrivato!"" (baba babam geldi!)
Kapıyı açınca koca adama sarıldı "padre Seni çok ozledim!" Kızını kucağına aldı yanağını öptü "bende babacığım bende" Maria kocasını görmenin sevinci ile gülümsedi "amore mior! Hoş geldin" (sevgilim) "hoş buldum" sol kolunu açıp karısının sarılmasını bekledi Maria bekletmeden kocasına sarılmıştı.
Yarım saat sonra Gökalp banyodan çıkıp giyindi ve aşağıya indi kızı koltukta oturmuş onu bekliyordu küçük kızını öyle görünce gülümsedi.
Küçük kızın yanına gidip oturdu "padre!" Dedi kız sevinerek "Türkçe konuş kız" dedi Gökalp "Baba sonunda geldin!" Dedi Sofia "ha şöyle! Napmış bakalım benim güzel kızım bugün" sofia dudak büzdü "kimse benimle oynamıyor hep yanlız kalıyorum!" Kızın tatlı hallerine güldü "boşver onları öykü seninle oynamıyor mu?" Öykü onun en yakın arkadaşıydı birlikte oyunlar oynar yemek yerlerdi fakat Sofia öykü ismini duyunca kaslarını çattı "onunla konuşmuyorum!" Babası kaslarını kaldırdı "nedenmis o?" Kız tekrardan dudak büzdü "sürekli Barbie oynamak istiyor ama ben istemiyorum askercilik oynamak istiyorum!" Kızına gurula baktı Gökalp "askercilik mı?"
"Evet askercilik senin gibi Hasan amca gibi Ali amca gibi askercilik olmak" dedi Sofia. Baba kız konuşurken Maria içeri girdi "yemekler hazır" bunun üzerine Sofia babasının kucağından inip elini tuttu ve birlikte sofraya ilerlediler
Ayyy helloo mükemmel bir kurgu ile geldimmm uzun zamandır aklımda olan bir kurguydu. olabildiğince tanıtım yapacagim güzel bir kurgu olacak eminimmm
Karakterler;
1- Gökalp Atlas (sofia'nın babası)
2- Maria Mallard (Atlas) (sofia'nın annesi)
3- Sofia Mallard (Atlas) (baş rol kız)
Şimdilik bu kadar öptüm bay
YOU ARE READING
Mavi Kurdele
General FictionYarı türk yarı İtalyan olan Sofia Atlas anne ve babasının uzun süren bir dava hakkındaki çalışmaları ile başlıyor, büyük bölge liderini parmaklıklar arkasına atmak isteyen çift A.D.F örgüt liderinin baskını tarafından öldürülüyor hem babasının hem a...
