Merhaba arkadaşlar yeni hikayem sizlerle ♡ Yorumlarınızı ve oylarınızı benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
Hikayeme verdiğiniz şansın gerçek hayatta yaşadığımız gibi sizi hayal kırıklıklığına uğratmamasını diliyorum. Sevgiyle kalın♡
Bölüm şarkısı: Kırık Kalpler Durağı- Candan Erçetin
Karanlık...
Yine içinde bulunduğum durumu yadırgamadığım dakikalar içinde süzülürken gözlerimin bağlı olması zihnimin anı tanelerini acımasızca önüme sürmesine engel değildi. Hep yerinde sayan ben yine ne olduğunu bilmediği bir hale düşmüştü. Çocukluğum, gençliğim alışkındı.
Karanlığa mahkum edilmeye alışkındı.
Ne kadar süredir bu küf kokulu yerde bulunduğumu kestirememek bir yana duyabileceğim en ufak sesi bile kaçırmamaya yemin etmiştim. Az önce şuanda oturduğum bu sandalyeye ellerim ve ayaklarım bağlanırken bana dokunan o ellerin sahibine avazım çıktığı kadar bağırdığım için boğazım yanıyordu.
Ağzımda bulunan bez parçası gözyaşları ve tükürükle ıslanmıştı. Gözlerimdeki göz bağı ufak bir ışığa dahi şahit olmamam için sıkı sıkıya bağlanmıştı. Neden burada olduğumu az çok tahmin edebilsem de kestiremiyordum. Zihnim karmaşık teoriler üretiyor beni çıkmaza sokuyordu.
Bekledim ve bekledim.
Sesim çıkmadan, hareket etmeden öylece bekledim. Belki sadece saniyelerce belki de saatlerce. Bekledikçe düşüncelerim beni istemediğim anılarla yüzleştirdi. Ağlamak yapabildiğim tek şeyken çaresizliğime lanet ettim. Bana ne olacağı şuan umrumda değildi ama son kez annemi görmek iyi olabilirdi. Düşünceler hızla birbirlerini takip etti.
Onu düşündüm. Annemi. Beni babam yüzünden bırakıp gittiğinde henüz 8 yaşındaydım. Onu en son gördüğümde 8 yaşındaydım. Yalvardığı ve yanına almasını söylediği bu ruh şuan 24 yaşında bir genç kızın bedenine ev sahipliği yapıyordu. "Acaba görse tanır mı bizi?" diyen iç sesime gülmek istedim. Her zaman daha umutluydu. "Tanımasa ne yazardı" dedim kendi kendime. "Zaten bırakıp gitmişti." Çocuk bedenimle bir anne büyütmüştüm içimde. Artık o bedende yok etmeye çalıştığım kişi de annemdi.
Eğer annem olsaydı diye başlayan cümlelerimi uzun süredir kurmuyordum. Ama şuan çaresizliğin vermiş olduğu o hisle aklımdan bu cümle ile başlayan sözcükler çıkmıyordu.
Eğer annem olsaydı bir üvey annem olmaz, yaşadığım o kadar pislik ânı yaşamazdım.
Eğer annem olsaydı o pislik kadının oğlu bana zarar veremezdi.
Eğer annem olsaydı, babam beni korur kollar ve tabi severdi. Belki.
Eğer annem olsaydı şuanki umutsuz olan ben olmazdım.
Kurduğum bir sürü saçma sapan hayalleri o bedbah günü yaşadığımda ateşe vermiştim. Her şey hiçti. Ben nefret ede ede büyümüş bir çocuktum.
Umay Soylu denildiğinde herkes babasının biriciği olarak görse de aslında iç yüzü çok bambaşkaydı.
Yalanlar ne zaman gerçeğe kavuşacaktı?
Şuan burada babamın bitmek bilmez düşmanlıkları yüzünden bulunduğuma emindim aslında. Ama komik olansa babam benim için kılını kıpırtadacak bir adam değildi. Zaten ailesi de izin vermezdi.
KAMU SEDANG MEMBACA
SAYE
Fiksi RemajaSevgisizliği artık yadırgamayan o genç ruh ve onun gölgesinde tüm sevgisiyle duran bir adam... İntikam oyunu gerçek aşka döndüğünde iki ruhun tek bedende buluşması... Gölgeleri bile aynı olan o ruhlar... Kaderin plansız karşılaştırması gerçekleştiği...
